Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


ZEKÂ ÖLÇÜMÜNDE PARADİGMA DEĞİŞİMİ: IQ TESTLERİ AKADEMİK MERCEK ALTINDA

16.12.2025
Dosya

 

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gözde Sayın Karakaş, IQ testlerinin bilimsel temelleri, uygulanma koşulları ve ölçüm doğruluğuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Zekâ testlerinin tarihsel gelişiminden günümüzdeki kullanım alanlarına kadar geniş bir perspektifte değerlendirmelerde bulunan Karakaş, IQ’nun tek başına zekâyı tanımlayıp tanımlayamayacağına dair akademik bakış açısını paylaştı.

 

Dr. Gözde Sayın Karakaş, IQ testlerinin hangi durumlarda geçerli olduğunu, hangi sınırlılıkları taşıdığını ve doğru uygulama koşullarını anlatarak, zekâ ölçeğinin sanıldığından daha kapsamlı bir süreç olduğunu vurguladı.

 

Bilimsel olarak güvenilirliğinin sağlanmış olması büyük önem taşıyor

Dr. Öğr. Üyesi Gözde Sayın Karakaş, 12 yıldır psikoloji alanında çalışmalar yürüttüğünü belirterek IQ testlerinin en temel tanımıyla zekâyı ölçmek için kullanılan araçlar olduğunu söyledi. Ancak bu testlerin gerçekten “zekâyı mı ölçtüğü” konusunun hâlâ tartışıldığını vurgulayan Karakaş, özellikle sosyal medyada sıkça karşılaşılan “bu testi yapın, zekânızı öğrenin” şeklindeki bilimsel temeli olmayan uygulamalara dikkat çekti. Instagram ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla, kullanıcıların bu tür testlere daha fazla maruz kaldığını ifade eden Karakaş, gerçek anlamda zekâ testi olarak kabul edilen ölçüm araçlarının belirli istatistiksel analizlerden geçmesi ve güvenirlik kriterlerini karşılaması gerektiğinin altını çizdi. Bu nedenle bir zekâ testinin, uluslararası alanda tanınmış psikologlar tarafından geliştirilmiş ve bilimsel olarak güvenilirliğinin sağlanmış olması büyük önem taşıyor. ifadelerini kullandı.

 

Önce gönüllü gruplar üzerinde denenmesi gereklidir

Bir zekâ testinin kullanılabilir hâle gelmesi için önce gönüllü gruplar üzerinde denenmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Gözde Sayın Karakaş, bu süreçte elde edilen verilerin çeşitli istatistiksel analizlere tabi tutulduğunu ifade etti. Karakaş, bu analizlerin sonucunda testin gerçekten zekâyı ya da ölçmeyi amaçladığı bilişsel yetenekleri değerlendirip değerlendirmediğinin psikometrik olarak kanıtlandığını söyledi. Bilimsel doğrulama aşamalarının ardından testin araştırmalarda yayınlandığını belirten Karakaş, tüm bu süreçler tamamlanıp bilimsel temeli doğrulandıktan sonra zekâ testlerinin resmî olarak kullanılmaya başlanabildiğini vurguladı.

 

Yanlış koşullar yanlış sonuç çıkarır

IQ testlerinin uygulanabilmesi için öncelikle uygun koşulların sağlanması gerektiğini vurgulayan Karakaş, test ortamının mutlaka sessiz ve dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış olması gerektiğini ifade etti. Kişinin çocuk ya da yetişkin olmasına bakılmaksızın kaygı duyabildiğini belirten Karakaş, gerçek performansın görülebilmesi için bu kaygının azaltılmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Testin ne olduğu, ne kadar süreceği, uygulanırken neler yapılacağı ve sonuçların nasıl değerlendirileceğine dair bilgilerin kişiye önceden verilmesi gerektiğini dile getiren Karakaş, bu sayede kaygının büyük ölçüde ortadan kalktığını belirtti. Tüm bu şartlar sağlanmadan yapılan uygulamaların kişinin performansını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Karakaş, bunun sonucunda bireyin gerçek becerisinin altında bir değerlendirmeye maruz kalabileceğini ve buna bağlı olarak yanlış yönlendirmelerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.

 

Zeka testleri kültürel farklılık gösterebilir

Zekâ testleriyle ilgili önemli bir noktaya daha değinen Karakaş, farklı dillerden kaynaklanan anlam değişiklikleri nedeniyle test sonuçlarının değişebilmesinin günümüzde hâlâ tartışılan bir konu olduğunu belirtti. Bunun en temel sebebinin, yurt dışında geliştirilen bir zekâ testinin Türkiye’de kullanılmadan önce kültürel bir uyarlama sürecinden geçmesi gerektiğini ifade eden Karakaş, bu uyarlamanın hem doğru bir dil çevirisini hem de test maddelerinin Türk kültürüne uygunluğunun titizlikle değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Bazı zekâ testlerinde kültüre özgü söyleyişlerin bulunduğuna dikkat çeken Karakaş, “Nasıl ki bizim kendimize ait deyimlerimiz varsa, başka milletlerde de farklı anlamlar taşıyan ifadeler olabiliyor. Bu nedenle zekâ testlerini kültürümüze uyarlarken doğru terimlerin kullanılması ve anlamın tam olarak aktarılması büyük önem taşıyor.” dedi.

 

IQ testleri uzman tavsiyesi üzerine yapılmalıdır

Zekâ testleri konusunda en yaygın hataların yanlış kullanım örneklerinde ortaya çıktığını belirten Karakaş, özellikle ebeveynlerin merak duygusuyla çocuklarına gereksiz yere test yaptırdığını söyledi. “Bazı aileler, ‘Çocuğum kesin üstün zekâlıdır’ düşüncesiyle ya da belirli aralıklarla tekrar tekrar zekâ testi yaptırmak isteyebiliyor. Ancak bu, testlerin doğru kullanım amacına uygun bir yaklaşım değildir” diyen Karakaş, zekâ testlerinin kişisel merakı gidermek için yapılan rutin uygulamalar olmadığının altını çizdi. Bu testlerin ancak bir uzman tavsiyesiyle, klinik psikolog ya da pedagog tarafından gerekli görüldüğünde uygulanması gerektiğini vurgulayan Karakaş, sürecin mutlaka uzman gözetiminde yürütülmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

 

Zekâ testlerinde doğal hata payları olabilir

Zekâ testlerinde belirli bir hata payı bulunduğunu vurgulayan Karakaş, bu payın her testte aynı düzeyde olmadığını ifade etti. Konuyu daha net bir örnekle açıklayan Karakaş, bir çocuğun zekâ testinden belirli bir puan aldığını, iki ay sonra aynı testi tekrar olduğunda ise sonuçların 3–4 puan daha yüksek ya da düşük çıkabileceğini söyledi. Bu farklılığın çocuğun zekâsının artması ya da azalması anlamına gelmediğini belirten Karakaş, değişimin tamamen zekâ testlerinin doğal hata payından kaynaklandığını vurguladı.

 

Her psikolog ve her pedagog zekâ testi yapamaz

Zekâ testlerinin her psikolog ya da her pedagog tarafından uygulanamayacağını belirten Karakaş, bu testlerin özel eğitim gerektiren ölçme araçları olduğunu vurguladı. Zekâ testlerinin karmaşık bir sistem ve güçlü bir altyapı üzerine kurulu olduğunu söyleyen Karakaş, testin uygulanması, sonuçların yorumlanması ve raporlanmasının kapsamlı bir eğitim sürecinin parçası olduğunu ifade etti. Bu eğitimlerin Türkiye Psikologlar Derneği başta olmak üzere çeşitli dernek ve kurumlar tarafından dönem dönem düzenlendiğini belirten Karakaş, sertifikalı uzmanların bu alanda yetkin hale getirildiğini söyledi. Türkiye’de geçmişten günümüze en yaygın kullanılan zekâ testlerinden birinin, Stanford Üniversitesi tarafından geliştirilen ve dünya genelinde kabul gören Binet Zekâ Testi olduğunu belirten Karakaş, bir diğer yaygın testin ise Wechsler ölçekleri olduğunu aktardı. Her iki testin de 1900’lü yıllardan bu yana aktif olarak kullanıldığını dile getiren Karakaş, hem çocuklar hem de yetişkinler için farklı formlarının bulunduğunu söyledi.

 

Zekâ testleriyle alakalı bize verdiği bilgilerden dolayı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gözde Sayın Karakaş`a verdiği bilgilerden dolayı teşekkür ederiz.

 

Haber: Egemen Ege

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00