Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl da suç oranlarının en yüksek ve en düşük olduğu illeri açıkladı. TÜİK verilerine göre, yüz binde 970 suç oranı ile Aydın en yüksek suç oranına sahipken, yüz binde 156 suç oranı ile Adıyaman ise en düşük suç oranına sahip il oldu. En yüksek suç oranın neden Aydın’da olduğunu ilgileleri ile konuştuk.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Berrin Güner ve Aydın Baro Başkanlığı’ndan Av. Efe Güner, Av. Ecem Sandıkcı Kocabay ve Av. Tuncay Balcı, TÜİK raporlarına göre Aydın’ın neden en yüksek il olduğunu ve bu suç oranlarının minimum seviyeye inmesi için ne gibi çalışmalar yapılması gerektiğini anlattı.
Endüstriyel tarım ürünleri hırsızlığın sebepleri arasında
Aydın’da suç oranlarının artmasında, dünya genelinde artan orantısız göçlerin etkisi olduğu söyleniyor. Bu durum özellikle endüstriyel tarım ürünleri gibi kolaylıkla çalınan ve satılan ürünlerin hedef alınmasına yol açıyor. Aydın’ın denize kıyısı olan iki ilçesi, Kuşadası ve Didim’de kış aylarında evlerin boş olması hırsızlığa yol açıyor. Bu durum Aydın’daki suç oranının yükselmesini neden oluyor. Aydın'daki suç oranlarının başında endüstriyel tarım ürünleri hırsızlığının geldiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Berrin Güner sözlerine şu şekilde devam etti: “İncir, zeytin ve pamuk gibi endüstriyel ürünlerin hırsızlık oranları yüksek, bu ürünler genelde yol kenarlarında, bağlarda ve bahçelerde bulunduğu için korunmaları zor oluyor. Hırsızlar bu ürünleri çaldıktan sonra pazarda kolaylıkla satabiliyorlar. Aydın'da insanlar yazın Kuşadası ve Didim gibi tatil bölgelerinde yaşıyorken, kışın daha merkezi yerlere yöneliyor. Yani yazın merkezdeki ev boş kalıyor kışın da yazlıktaki ev boş kalıyor bu durum hırsızlığa bir nebze yol açabiliyor. Ayrıca dünyada yaşanan düzensiz göçler, Türkiye’de de etkisini gösteriyor ve Aydın bu durumdan olumsuz etkileniyor. Düzensiz göçmenler, para kazanmak ve geçinebilmek için hırsızlık gibi yollara başvurabiliyorlar. Bu noktada ailelere büyük görev düşüyor. Ailelerin, bu konularda daha bilinçlendirici olmaları gerekiyor.”
“Aydın ile sınırlamanın doğru bir yaklaşım olacağını düşünmüyorum”
Suç oranlarının en yüksek olduğu iller genelde Batı ve İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan illerdir. Listenin ilk sırasında bulunan Aydın ve devamında Denizli, Çorum, Antalya, Aksaray, Karaman, Manisa, Isparta, İzmir ve Uşak suç oranlarının en yüksek olduğu iller oldu. Bu illerde suç oranının diğer illere göre yüksek olmasının sebeplerinden biri, kozmopolit yapıların ve toplumsal sorunlarının fazlalığıdır. Öte yandan, en düşük suç oranına sahip iller ise sırasıyla Adıyaman, Bitlis, Mardin, Bayburt, Muş, Hakkari ve Erzincan olmuştur: Bu illerde toplumsal bağların güçlülüğü, nüfus yoğunluğunun düşük olması, göç oranlarının az olması ve kozmopolit yapının zayıf olması gibi unsurlar suç oranının düşük seviyede kalmasını sağlamıştır. Konu hakkında Av. Efe Güner, “Bu durumu şöyle değerlendirebiliriz: Ben kendi bölgemden örnek vermek istiyorum. Nazilli'de mesleğe başladığımda, yanlış hatırlamıyorsam 4-5 tane asliye ceza mahkemesi vardı ve ağır ceza mahkemesi de bir taneydi ancak 9 yıl sonra asliye ceza mahkemesi sayısı 12'ye çıkarıldı tek bir ağır ceza mahkemesi ise sabit kaldı, bu durum mahkeme sayısı arttıkça belli bir suç potansiyelinin olduğunu ve dosyaların geldiğini gösteriyor. Ancak bunu Aydın ile sınırlamanın doğru bir yaklaşım olacağını düşünmüyorum. Doğru bakış açısını şu noktada sağlayabiliriz: Aydın, 1 milyondan fazla nüfusu olan büyük bir şehir ve kozmopolit bir kent ve aynı zamanda turizm bölgesi. 2 ilçesi denize kıyısı olması ve turizmin olduğu bir yer olması farklı insan gruplarının gelip yerleşmesine yol açıyor. Bu da kozmopolit bir yapının oluşmasına neden oluyor.” dedi.
Ailede belli başlı deformasyonlar varsa, bu durum suç işleme eğilimlerini artırıyor
Ceza mahkemeleri dosyalarını gözlemlediğimiz zaman hangi şehre gidersek gidelim, suç işleme potansiyeli olan ya da suç zanlısı olan kişilerin genelde ailesinde sabıka kaydı olan insanlar olduğunu belirten Av. Tuncay Balcı konu ile ilgili olarak, “Bu oran yüksek seviyededir. Toplumun en küçük yapısının aile birimi olduğunu unutmamalıyız. Eğitim-öğretim noktasında ailede belli başlı deformasyonlar varsa bu durum suç işleme eğilimlerini arttıyor. Ailedeki deformasyonlar mal varlığına yönelik işlenen suçlar daha çok etki ediyor. Mal varlığıyla ilgili işlenen suçlar, hırsızlık gibi suçları içerir. Bu durumu suçluyu övmek gibi algılamamak gerekir suçu meslek haline getirmiş kişilerin suç işleme nedenlerini bir kenara koyarsak, aileyi geçindiremediği için kolay yoldan para kazanmak isteyenler de var ve ekonomi ile de bağlantılı olduğunu düşünüyorum çünkü genellikle maddi durumu iyi olan aileler görmüyorum. Genel olarak maddi durumu düşük olan ailelerde bu tür suçların artma eğilimi gözlemleniyor.” ifadelerini kullandı.
Ailenin daha bilinçli ve daha dikkatli yaklaşımı olmalıdır
Ailelerin, suçun nedenleri ve sonuçları hakkında bilinçlenmesi, toplumsal değerleri güçlendirecek suç oranının azaltmada önemli bir etki yaratabilir. Konu hakkında Av. Ecem Sandıkcı Kocabay, “Bu işin ucunda ailenin daha bilinçli ve daha dikkatli yaklaşımı olmalıdır. Toplumda şöyle bir yanılgı var, biz adalet sistemi içerisinde olanlar avukat, savcı ve hâkimler olarak inanın kanunları uygulamaya çalışıyoruz. Kanunlarımızda bir problem yok, yani kanunlarımız iyi kanunlar. Biz bunları uyguluyoruz ve uygulamak zorundayız. İnfaz yasası noktasında yasa koyuncunun emrettiği dışında hiçbir savcı, hâkim ve avukat çıkamaz” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Berrin Güner, Av. Efe Güner, Av. Ecem Sandıkcı Kocabay ve Av. Tuncay Balcı, bilimsel tez ve hukuki normlara dayanarak bizlere suç oranın neden bu kadar yüksek olduğunu anlattı. Suç oranının minimum seviyeye inmesi için ailelerin bu konunda daha bilinçli yaklaşması gerektiğini vurguladılar. Bizlerle gerçekleştirmiş oldukları röportajlar için teşekkürlerimizi iletiyoruz.
Haber: Berkay Coşkun
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
Türkiye’nin birçok şehrinde birbirinden güzel evler bulunmaktadır. Peki ya Ankara’nın ...
DÜNDEN BUGÜNE: URLA SANAT SOKAĞI
Asıl adı Zafer Caddesi olan sokak, 2010 yılından sonra bir ...