Bursa ve çevresinde artan orman yangınları, ağaç kaybının ötesinde tüm ekosistemi tehdit ediyor. Uzmanlar, yangınlarla mücadelede esas meselenin yangınlar çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce alınacak önlemler olduğunu vurguluyor.
Bursa ve çevresinde artan orman yangınları, yalnızca ağaç kaybına yol açmakla kalmıyor; toprak, su ve canlı yaşamı üzerinde de uzun vadeli tahribatlar yaratıyor. Yangın riskinin her yıl daha da yükseldiği bölgede uzmanlar, müdahaleden önce alınacak önleyici tedbirlerin hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. TEMA Vakfı Bursa İl Başkanı Şaban Uyar ve Nilüfer TEMA İlçe Sorumlusu Nurten Ümit, yangın öncesi koruma, eğitim ve farkındalık çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
TEMA gönüllüsü Uyar, göreve başlama sürecini anlattı
TEMA Bursa İl Temsilcisi Şaban Uyar, vakıfla tanışma sürecinin 1990’lı yıllara dayandığını belirtti. Uyar, “Ben Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulunda öğretim görevlisiyim. Kentleşme ve çevre sorunları üzerine çalıştım. 1998 yılında danışman hocam, TEMA Vakfının Bursa İl Temsilcisi olarak görev yapıyordu; beni davet etti ve 6 ay sonra gönüllü olarak TEMA’ya katıldım. 6 ayın sonunda Bursa İl Temsilciliği görevini üstlendim ve 1998 yılından bu yana gönüllü olarak TEMA Bursa İl Temsilcisi olarak çalışmalarımı sürdürüyorum.” ifadelerini kullandı.
“En çok etkilenen bölge Gürsu oldu”
Bursa ve çevresinde çıkan yangınların boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uyar, son yıllarda etkisi genişleyen yangınların sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de ciddi bir sorun hâline geldiğini söyledi. Uyar, “Orman yangınlarının tamamını birer felaket olarak değerlendiriyoruz. Sadece Bursa’da değil, Türkiye ve dünya genelinde de benzer durumlarla karşı karşıyayız. Bu yıl Bursa’da daha önce karşılaşmadığımız büyüklükte bir yangın felaketi yaşandı. En çok etkilenen bölge Gürsu oldu; burada uzun süre kontrol altına alınamayan yangınlar meydana geldi.” ifadelerini kullandı. Uyar, Yenişehir, İznik, Gemlik, Mudanya ve Karacabey’de de farklı zamanlarda yangınların görüldüğünü söyledi. Yangın sonrası yeniden ağaçlandırma çalışmalarının Orman Bölge Müdürlüğü ve Bursa Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda sürdürüldüğünü belirterek TEMA’nın da ihtiyaç duyulan noktalarda süreçlere katkı sunduğunu ifade etti.
“Bize hayat veren tüm canlılar zarar görüyor”
Orman yangınlarının yalnızca ağaç kaybı yaratmadığını, tüm ekosistemi etkilediğini vurgulayan Uyar, “Yangınlar yalnızca ağaçları değil, tüm ekosistemi, biyolojik çeşitliliği ve milyonlarca canlının yaşam alanını yok ediyor. Topraktaki besin döngüsü, su tutma kapasitesi ve mikroorganizmalar zarar görüyor, su kaynakları kirleniyor, erozyon riski artıyor. TEMA Vakfının kurucusu Hayrettin Karaca’nın da dediği gibi, ‘Bize hayat veren tüm canlılar zarar görüyor.’” sözleriyle ekolojik etkinin büyüklüğüne dikkat çekti.
Önce toprağın toparlanması gerekiyor
Uyar, yangın sonrası hızlı fidan dikimi yapılmasının her zaman doğru olmadığını belirterek bilimsel planlamanın önemini vurguladı. Hatalı ve aceleci dikimlerin doğaya uzun vadede zarar verebileceğini söyleyen Uyar, “Önce bitki artıklarının temizlenmesi, toprağın hazırlanması ve bilimsel planlama yapılması gerekiyor. Orman Bakanlığının hazırladığı planlar doğrultusunda bölgeye uygun türlerle ve bilimsel yöntemle ilerliyoruz; TEMA olarak biz de bu planlamayı destekliyor ve uygulamalarda iş birliği yapıyoruz.” dedi.
Fidan dikimi tek başına ekosistemi kurtarmıyor
Uyar, yürütülen çalışmaları anlatırken yalnızca fidan dikmenin yangın etkisini gidermeye yetmediğini, toprağın ve ekosistemin rehabilitasyonunun esas olduğunu vurguladı. Yenişehir’de başlatılan 100 bin fidan kampanyasının mart ayına kadar süreceğini belirterek, “Amacımız yangın sonrası sadece ağaç dikmek değil; toprağın ve ekosistemin rehabilitasyonunu sağlamak.” ifadelerini kullandı.
Toplum bilinçlenirse yangın riski azalır
Orman yangınlarını önlemede toplum bilincinin belirleyici olduğunu söyleyen Uyar, yasaların güçlendirilmesi, kasıtlı yangınlara verilen cezaların artırılması ve denetimlerin sıklaştırılması gerektiğini ifade etti. Uyar, “Ormanların kıymetini bilen, ateş yakarken veya doğada piknik yaparken dikkat eden bir halk oluşturmak gerekiyor.” dedi.
TEMA’dan çocuklara doğa eğitimi: “Somut değişim yaratıyor”
TEMA Nilüfer İlçe Sorumlusu Nurten Ümit, doğa eğitimlerinin uzun vadeli sonuçlar verdiğini belirterek, “TEMA Vakfına 17 yaşında katıldım ve 27 yıldır gönüllü olarak çalışıyorum; eğitim ve saha projeleri bizim önceliğimiz.” dedi. Ümit, anaokulundan liseye kadar yürütülen doğa programlarının çocuklarda fark edilir davranış değişiklikleri yarattığını vurgulayarak, “Okullarda verilen doğa eğitimleri çocuklarda somut bir değişim yaratıyor; anaokulundan liseye kadar programlarımız var. Bugün bir anaokulunda 5–6 yaş grubundaki çocukların doğayı koruma ve ağaç yetiştirme konularında duyarlılık gösterdiğini gözlemledim; oysa altmış yaş üstü yetişkinlere aynı bilgileri anlatmak çoğu zaman zor olabiliyor.” ifadelerini kullandı.
“Bireysel farkındalık, toplumsal değişimin temelidir”
Ümit, gönüllülüğün önemine dikkat çekerek, “Gönüllülük esas; herkes kendi sokağını temizler, kendi fidanını dikerse, kurumlara veya yöneticilere gerek kalmadan doğayı koruyabiliriz; bireysel farkındalık, toplumsal değişimin temelidir.” diye belirterek sözlerini noktaladı.
Haber: Enes Kaan Kanat
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...