Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ GELENEK: HAYIR AŞI

08.03.2025
Kültür Sanat

 

Anadolu’nun köklü geçmişinden gelen hayır aşları, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmanın sembolü olarak geçmişten günümüze taşınan ve toplumsal hafızada önemli yer tutan kültürel miraslardan biridir. Gençten yaşlıya herkesin katılımıyla gerçekleştirilen bu ritüel, toplumsal bütünleşmeyi ve paylaşma ruhunu yansıtmaktadır. Atalarımızdan kalan ve özellikle çocuklar için sık sık yapılan hayır aşları, kültürel mirasımızın önemli bir parçasıdır.

 

Hayır aşları, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmanın sembolü olarak komşuluk ilişkilerini pekiştirmekte ve toplumsal bağları güçlendirmektedir. Nazife Doğarca’nın Germencik Abdurrahmanlar köyündeki evinde hala devam eden hayır aşı etkinlikleri, bu geleneklerin geçmişten günümüze taşınan önemli bir kültürel miras olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu konuyu daha derinlemesine incelemek amacıyla, 2017’den beri Aydın Meslek Yüksekokulu’nda Bilgisayar Programcılığı programında öğretim görevlisi olan ve Aydın’da büyümüş olan Gizem Gürel Dönük ile, 1998’den beri çiftçilikle uğraşmış ve şimdi ev hanımı olarak yaşamını sürdüren Nazife Doğarca ile görüştük.

 

Çocukluk anıları ve hayır aşı davetleri

Çocukluk yıllarından beri mahallesindeki tüm çocukların komşular tarafından “Hayır aşı yapıyoruz, kaşığınızı alın gelin.” diye davet edildiğini anlatan Gizem Gürel Dönük, “Bizler evden kaşıklarımızı alıp giderdik ve avlular dediğimiz bahçelerde yer sofrası kurulur, ahşap masaların üzerinde bakır tepsilerde yemek verilirdi. Yemek tencereden dökülerek boşaltılırdı.” şeklinde konuştu. Gürel Dönük, “Çoğunlukla bulgur pilavı ve et ile pişirilmiş yemekler olurdu ve çocuklar kendi kaşıklarıyla oturup yerdi. Bu gelenek, çocukluğumdan hatırladığım hoş bir anıdır. Komşularımız sık sık bu tarz davetler yapar, çocukları doyurmak için hayır aşı düzenlerlerdi.” dedi. Çocukken bu geleneğin altında yatan düşünceyi bilmediğini, ancak sonradan öğrendiğini ifade eden Gürel Dönük, “Bu tarz davetler bir adak adandığında ve gerçekleştiğinde mahalledeki çocukları doyurmak amacıyla yapılırmış.” diye eklemede bulundu.

 

Günümüzde hayır aşı gelenekleri

Gizem Gürel Dönük, farklı çeşitlerde hayır aşlarının da olduğunu belirtti; buğday, makarna, tarhana ve erişte gibi. Günümüzde de bu geleneğin devam ettiğini vurgulayan Gürel Dönük, “Ancak geleneksel yapı değiştiği için Aydın’ın diğer köylerinde de sık sık hayır aşı yapılmakta. Çocukluk yıllarımda bu hayır aşlarının sıkça yapıldığına tanık oldum. Özellikle çocuklar için sık sık düzenlenen bu etkinlikler, toplumumuzun dayanışma ve paylaşma ruhunu yansıtmaktaydı.” dedi. Çocukluk anılarından bahseden Gürel Dönük, “Sokakta oynarken bir komşu teyze, ‘Hayır aşı var, gelin.’ diye çağırırdı ve biz de oyunumuza geri dönerdik. Aileler de bu duruma olumlu bakar ve izin verirlerdi, çünkü komşuluk ve akrabalık ilişkileri güçlüydü. Hatırlıyorum, hayır aşları özel günlerde yapılmaz, hafta içi ve hafta sonu fark etmeksizin düzenlenirdi. Teklifsiz ve aniden çağırılabilirdik. Komşular kapıyı tıklatır ve ‘Hayır aşı var, çocuklarınızı gönderin.’ derlerdi." şeklinde konuştu.

 

Hayır aşları ve toplumsal dayanışma

Çocukluğunda hayır aşlarının önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Nazife Doğarca, “Mesela 3 aylar girdiğinde ve kandillerde mutlaka hayır aşı yapılırdı. Köy tavuğu kesilir, haşlanır ve didiklenirdi. Bulgurdan tavuğun suyuyla hayır aşı pilavı pişirilir, sonra çocuklar çağırılırdı. Kaşık getiren getirir, getirmeyenlere ise hayır yapan kişi kaşıklarını temin ederdi.” şeklinde aktardı. Hayır aşılarının bakır sinilerin içinde servis edildiğini ve çocukların bu ritüele katılımının sağladığını vurgulayan Doğarca, “Hayır aşları genellikle bakır sinilerde servis edilirdi; pilav, ayrı tabaklara konmazdı, doğrudan büyük ve geleneksel sinilere dökülür, üzeri tavuk etiyle süslenir ve çocuklar bir araya gelerek paylaşarak yerdi. İlk göreneğimiz babaannemden başlar, ondan sonra annem hep yapardı.” şeklinde konuştu. Günümüzde de hayır aşlarının yapıldığını ifade eden Doğarca, “Genellikle köylerde traktörler olur, ufak bir kaza geçiren biri olduğunda hemen annem bir tavuk keser, tavuğu haşlar ve hayır yapardı. Günümüzde de hayır aşıları hala yapılmaktadır.” dedi. Eskiden pirincin köylerde çok fazla kullanılmadığını, genellikle bulgur kullanıldığını belirten Doğarca, “Şimdi bulgur ve pirinç karıştırılarak yapılabilir. Ancak illaki bulgur olması lazım.” ifadelerini kullandı. Hayır aşlarının günümüzde de devam ettiğini vurgulayan Doğarca, “Geleneklerimiz hala var. Hayır aşları genellikle kandillerde yapılır. Bazıları yufka açar, içine pilav koyar ve evlere dağıtır.” diye aktardı.

 

Geleneksel hayır aşlarının önemi

Hayır aşlarının toplumsal dayanışma ve paylaşma kültürünü yaşatan önemli bir etkinlik olduğunu belirten Gürel Dönük, “Bu hayır aşları, toplumsal bağları kuvvetlendiren ve paylaşma kültürünü yaşatan önemli bir etkinlikti. Özellikle çocuklar için, bu tür ritüeller büyüdüğümüzde bile hatırlanacak güzel anılar bıraktı. Farklı çeşitlerde hayır aşıları yapılırdı; buğday, makarna, tarhana ve erişte gibi. Bu geleneksel yapı değişse de günümüzde hala Aydın’ın diğer köylerinde hayır aşları devam etmekte. Modern hayır aşları, eski gelenekleri yaşatırken, aynı zamanda toplumda birlik ve beraberliği pekiştirmede önemli bir rol oynamakta.” ifadelerini kullandı. Günümüz uygulamalarından bahseden Gürel Dönük, “Bu etkinlikler yalnızca çocukların değil, tüm yaş gruplarının katılımıyla gerçekleştirilen toplumsal dayanışma örnekleridir. Eski mahallelerden köylere kadar farklı bölgelerde düzenlenen hayır aşları, komşuluk ilişkilerini güçlendiren ve toplumsal bağları kuvvetlendiren bir kültürel miras olarak varlığını sürdürmekte.” değerlendirmesinde bulundu. Sonuç olarak, Gürel Dönük, “Günümüzde de bu gelenek, modern toplumda önemli bir yer tutmakta ve insanların bir araya gelerek paylaşma ruhunu yaşatmalarına olanak sağlamaktadır. Hayır aşları, özellikle köylerde ve küçük yerleşim yerlerinde hala yaygın olarak yapılmakta ve bu sayede geleneksel değerler nesilden nesile aktarılmakta.” şeklinde ekledi. 

 

Hayır aşı günü ve paylaşma kültürü

Hayır aşlarının sadece çocuklar için değil, tüm yaş grupları için önemli bir etkinlik olduğunu ifade eden Doğarca, “Çocukken hayır aşlarında tahta kaşık kullanılırdı. Babaannem her hayırda tahta kaşıklarını çıkarırdı ve bu kaşıklar cilalı olurdu.” dedi. Hayır Aşı Günü kutlamalarının da önemli bir yer tuttuğunu belirten Doğarca, “Evler sırayla dolaşılır, her kapının önünde ‘Nazife abla! Hanım abla yağdan, bulgurdan bir şeyler gönder!’ diye bağırılırdı. Çocuklar topladıkları yiyeceklerle mahallenin en yüksek damında ateş yakar ve sarı çiğdem katarak pilav pişirirdi.” şeklinde konuştu. Bu geleneklerin hala yaşatıldığını ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade eden Nazife Doğarca, “Çocukluğumda mahallede pilav üstü tavuk yemeğe giderdik. Birlik, beraberlik ve paylaşma vardı. Kaşığımızı evden getirir, avluda yere ya da kötürge üzerine bırakılmış tavuklu bulgur aşını mahalle arkadaşlarımızla birlikte çömelip yerdik. Germencik benim için ikinci memleketim.” diye eklemede bulundu.

 

Bu haberimiz için değerli bilgilerini paylaşan ve hayır aşı geleneğinin derinliklerine ışık tutan Gizem Gürel Dönük'e teşekkür ederiz. Hayır aşılarının toplumumuzdaki yeri ve önemi hakkında aktardığı bilgilerle bizlere bu kültürel mirasın değerini bir kez daha hatırlattı. Ayrıca, Aydın’ın İncirliova ilçesindeki evinde bizleri ağırladığı ve Germencik Abdurrahmanlar köyünde gerçekleştirdiği hayır aşı davetiyle geçmişle bugünü buluşturan bu anlamlı geleneği yaşattığı ve aktarmış olduğu değerli bilgiler için Nazife Doğarca’ya şükranlarımızı sunuyoruz.

 

Haber: Kader Demir

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

HAMAMÖNÜ EVLERİ

Türkiye’nin birçok şehrinde birbirinden güzel evler bulunmaktadır. Peki ya Ankara’nın ...

DÜNDEN BUGÜNE: URLA SANAT SOKAĞI

  Asıl adı Zafer Caddesi olan sokak, 2010 yılından sonra bir ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00