Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


TÜRKİYE’DEN DÜNYAYA UZANAN BİR GİRİŞİM: TOST OTOMATI

29.12.2025
Bilim ve Teknoloji

 

Türkiye’de 2017 yılında bir fikir olarak ortaya çıkan tost otomatı, bugün yerli yazılımı, teknolojik altyapısı ve hijyen odaklı üretim süreciyle hem Türkiye’de hem de yurt dışında kullanılan yenilikçi bir girişime dönüştü. Tost otomatının ortaya çıkış sürecini, yaşanan zorlukları ve bugün geldiği noktayı; girişimin ortaklarından, yazılım ve üretim süreçlerinde aktif rol alan butik şirketin Genel Müdürü Suat Altan anlattı.

 

Türkiye’de daha önce örneği olmayan bir fikirle yola çıkan tost otomatı, yıllar içinde Ar-Ge sürecinden saha deneyimine, pandemiden yurt dışı açılımına uzanan dikkat çekici bir girişim hikâyesine dönüştü. İlk etapta pizza otomatı fikriyle başlayan bu yolculuk, Türk tüketim alışkanlıkları ve teknik gerçekler doğrultusunda tost otomatına evrildi. Sürecin her aşamasında yazılım, üretim, hijyen ve kullanıcı deneyimini merkeze aldıklarını vurgulayan Genel Müdür Suat Altan, bu yenilikçi girişimin nasıl doğduğunu ve bugün dünya pazarına açılan bir modele dönüştüğünü aktardı.

 

Fikrin ortaya çıkışı

Suat Altan, bu iş fikrinin 2017 yılında ortaya çıktığını belirterek süreci kendi cümleleriyle şöyle anlatıyor: “Evet, sene 2017. Bu fikrin sahibi ortağım Serhan Bey. Aslında pizza otomatı fikriyle başladı her şey. Kendisi, Türkiye’de pizza otomatı yaptıklarını söyleyen bir gruptan makine almak istiyor. Ancak sonradan anlaşılıyor ki, ortada gerçekten çalışan bir cihaz yok. Yani Ar-Ge aşamasında olan bir şeyi sunmuşlar. Cihazı alamıyor tabiİ. Sonra ‘Biz bunu Türkiye’de gerçekten yapabilir miyiz?’ diye düşünmeye başlıyor.” Bu fikrin farklı kişilere götürüldüğünü anlatan Altan, sürecin kendisine gelişini ise şu sözlerle aktarıyor: “Birkaç kişiye götürmüşler fikri, bana da o şekilde geldi. Pizza işi bana biraz zorlu geldi açıkçası. Teknik olarak da maliyet olarak da karmaşık bir işti. O sırada sponsor arayışları, sermaye arayışları da vardı. Emin olamadık açıkçası.”

 

Pizzadan Tosta dönüş

Bu arayış sırasında yön değişikliğine gittiklerini ifade eden Altan, karar sürecini, şöyle anlatıyor: “Düşündük ki, Türk kültüründe tost çok daha yaygın. Hem tost makinesi, pizza otomatına göre çok daha basit bir sistem. Açıkçası tost fikri hoşuma gitti. Daha yapılabilir geldi.” Bu aşamada yine yatırımcı arayışına girdiklerini belirten Altan, karşılaştıkları tabloyu şu sözlerle aktarıyor: “Dedik ki bir sermayedar bulalım, parayı o koysun, biz organizasyonu yapalım. Ortaklık yapalım. Ama böyle bir işe yatırım yapacak, sıcak bakacak kimseyi bulamadık. Ortada çalışan bir makine yokken kimse risk almak istemedi. Bunun üzerine kendi sermayemizle ufaktan başlayalım dedik. En azından bir makine çıkarsa, belki sonra yatırımcı bulmak daha kolay olur diye düşündük.”

 

İlk prototip ve saha deneyimi

2018 yılında ilk prototipin ortaya çıktığını anlatan Altan, süreci şu sözlerle aktarıyor: “2018’de ilk prototip makineyi çıkardık ama açık söyleyeyim, tam istediğimiz gibi çalışmadı. Aynı yıl bir fuara katıldık. Fuarda makineden ücretsiz olarak yaklaşık 2-3 bin tost verdik. Bu bizim için aynı zamanda makinenin sahadaki performansını görmek açısından çok önemliydi.” Fuardan sonra ciddi revizyonlar yaptıklarını belirten Altan, süreci şöyle devam ettiriyor: “Fuardan sonra makinede bazı değişiklikler yaptık. Hoşumuza gitmeyen yerleri üzerinde, fuarda kullanıcılardan aldığımız dönütleri göz önünde bulundurarak değişiklikler yaptık. 2019’da sahaya çıktık ama çok temkinliydik. Korkuyorduk açıkçası. ‘Sahada düzgün çalışacak mı, sorun çıkar mı?’ diye. O yüzden sadece iki makineyle, yaklaşık 5-6 ay pilot uygulama yaptık.” Kullanıcılardan gelen tepkilerin ilk başta oldukça ilginç olduğunu söyleyen Altan, yaşadıklarını gülerek şöyle anlatıyor: ‘Makineden tost mu olur?’, ‘İçinde biri mi var?’, ‘Akşam çıkıp gidiyor mu?’ diyenler oluyordu. Bir de tabi ‘Tost temiz mi, hijyenik mi, iyi mi?’ gibi korkular vardı.”

 

Pandemi ve yeniden büyüme

Zamanla kullanıcı güveninin arttığını ifade eden Altan, bu durumun kendilerine de moral verdiğini söylüyor: “İnsanlar kullanmaya başladıkça, sevdikçe bizim de motivasyonumuz arttı. Makine üretimini hızlandırmaya başladık. Talep artıyordu. Ama 2020’ye geldiğimizde pandemi başladı. Kapanmalar oldu, insanlar dışarıdan bir şey yemeye korktu. 2020 ticari olarak bizim için çok zorlu geçti. Makine üretimini neredeyse durdurduk.” Pandeminin etkilerinin 2021’de azalmaya başladığını belirten Altan, süreci şöyle özetliyor: “2021’den itibaren yavaş yavaş tekrar üretimi artırdık. O günden bugüne makine üretimi artarak devam etti. Şu an geldiğimiz noktada hem işletmeler memnun hem tost yiyenler memnun.”

 

Teknoloji, yazılım ve fark yaratan sistem

Yazılımı gereği diğer otomatlardan çok farklı olduğunu vurgulayan Altan, teknolojik altyapıyı kendi cümleleriyle anlatıyor: “Bu yeni nesil bir makine. Yazılımı oldukça güçlü ve tamamen bizim yazılımımız. Makine, yaşadığı problemleri kendi kendine anlayabiliyor. Bir ürünü pişiremezse, düşüremezse ya da teslim edemezse bunu algılıyor ve bize otomatik olarak geri bildirim ve e-posta gönderiyor.” Sistemin uzaktan kontrol edilebildiğini belirten Altan, şunları söylüyor: “Birçok sorunu uzaktan çözebiliyoruz. Örneğin kullanıcı bankadan ödemesini yapmış oluyor ama sistemimize düşmediği için makine ürünü vermeyebiliyor. Bu durumda ödemeyi teyit edip, müşteriyi mağdur etmeden ürünü manuel olarak tanımlayabiliyoruz.” Yazılımın çalışma mantığını navigasyona benzeten Altan, şu ifadeleri kullanıyor: “Nasıl navigasyon en kısa mesafeyi değil en hızlı yolu bulur, bu sistem de en hızlı teslimatı hedefliyor. Hangi hazneden tost alırsa daha hızlı teslim edebileceğini hesaplıyor. Sensörler sayesinde motor dönmediyse, ürün alınamadıysa, pişirilemediyse, teslim edilemediyse ya da para üstü verilemediyse bunu tek tek algılayıp bize bildiriyor.”

 

Ürün geliştirme ve hijyen yaklaşımı

Ürün geliştirme sürecini anlatan Altan, denemelere açık olduklarını söylüyor: “Kavurmalı tost zaten vardı. Dönerli tostu denedik ve ciddi talep gördü, şu an aktif olarak sunuyoruz. Jambonlu ve cheddar peynirli tost da kullanıcılar tarafından sevildi.” Diyet ürün taleplerine de değinen Altan, şunları aktarıyor: “Kepekli ekmek talepleri geldi. Talebin yoğun olduğu lokasyonlarda kepekli ekmekle tost üretimini o bölgelere özel yapıyoruz. Ama beyaz peynirli, yağsız yani ‘light tost’ beklediğimiz ilgiyi görmedi. Ayrıca raf ömrü sorunları vardı. O yüzden kalıcı hale getirmedik.” Hijyen konusuna özellikle vurgu yapan Altan, süreci şöyle anlatıyor:

“Tostlar eldiven ve boneyle hazırlanıyor. Yağlı pişirme kâğıdına sarılıyor ve o şekilde makineye konuyor. Gıda, makinenin metal kısmıyla temas etmiyor. Kağıdın içinde pişiyor. Böylece müşteriden önce o tosta kimse dokunmamış oluyor. Makinenin içinde ekmek kırıntısı, yağ kalıntısı da oluşmuyor. Böceklenme riski ortadan kalkıyor.” Soğuk zincirin hiç kırılmadığını vurgulayan Altan, “Tostlar dört derece soğukta saklanıyor, soğutuculu araçlarla taşınıyor ve makinede de soğutmalı alanda muhafaza ediliyor. Bu sayede son tüketim tarihi bir haftaya kadar uzuyor.” diyor.

 

Türkiye’den Dünyaya

Bugünkü tabloyu özetleyen Altan, şu bilgileri paylaşıyor: “Türkiye’de İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Ankara, Bursa, Kilis ve Antalya’da aktif olarak varız. Yurt dışında ise Hollanda ve Makedonya’dayız. Almanya, İngiltere, Amerika, Kanada, Dubai, İtalya ve Fransa ise hedef ülkeler arasında.” Son olarak yaklaşımlarını tek cümlede özetleyen Altan, “Bir ürün çıkaracaksak iyi ve sürdürülebilir olsun istiyoruz. Kullanıcıdan gelen geri bildirimleri çok önemsiyoruz. Talep varsa devam ediyoruz, yoksa sistemden çıkarıyoruz.” diyor. Son dönemde yurt dışına açılabilir olmanın gururunu yaşayan Altan, yerli yazılım ve üretimin başarısı çok fazla ülkeye yayılsın istiyor.

 

Haber: Melis Özçelik 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00