Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


SOSYAL MEDYA VE ÇOCUK: YASAKLAR ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

18.03.2026
Dosya

 

Sosyal medya yasakları tek başına çözüm mü? Dijital çağda çocuklarımızın özgüvenini, dikkatini ve sosyal becerilerini korumanın yolu katı kurallardan değil bilinçli rehberlikten, sevgi dolu bir iletişimden ve onlara doğru birer rol model olmaktan geçiyor.

 

Günümüzde çocuk yetiştirmek, dijital ekranların ve kesintisiz bilgi akışının gölgesinde her geçen gün daha karmaşık bir hal almakta. Sosyal medya platformları, çocukların gerçeklik algısından özgüven gelişimine, dikkat sürelerinden sosyal becerilerine kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen güçlü mecralar konumunda yer almaktadır. Bu noktada siber zorbalık, odaklanma problemleri ve gerçek dışı güzellik algısı gibi risklere karşı çocukları korumak sadece katı yasaklar koymakla değil sevgi temelli bir iletişim kurmak ve doğru rol model olmakla mümkün hale geliyor. 16 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımı ile psikolojik gelişimi arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Yönetimi Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Mehmet Ulutaş sorularımızı yanıtladı. 

 

16 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımı psikolojik gelişimini nasıl etkiler?

Sosyal medya uygulamaları, çocukların gelişiminde önemli etkilere sahip olabilecek teknolojik araçlardır. Öncelikle çocukların sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasını olumsuz etkileyebilir. Gerçek olmayan bir dünya ile karşılaşmak gerçeklik algısını değiştirebilir ve birtakım ruhsal sorunları da beraberinde getirebilir. Özellikle paylaşılan gerçek dışı ya da manipülatif içerikler özgüven sorunlarına yol açabilir. Çocukların kendi bedenlerini ve yaşlarını kabullenme süreçlerini olumsuz etkileyebilir.

 

Sosyal medya yasağı çocukları korumada etkili bir yöntem midir? 

Yasak kelimesinin koruyuculuktan uzak bir kavram olduğunu söyleyebilirim. Koruma eyleminde rehberlik, yol gösterme, bilinçli ve planlı iletişim, rol model olma gibi olumlu yaşantılara gerek var diye düşünüyorum. Ancak toplumsal bir bilinç geliştirme ve dikkat çekme gibi amaçlarla bu tür yasaklar konulabiliyor. Ayrıca yasaklarla bir çerçeve çizilmesi, kural geliştirme gibi uygulamalar açısından destekleyici olabiliyor.

 

Dijital çağda çocukların sosyal medya kullanımı nasıl sınırlandırılmalı? 

Ailelere, öğretmenlere ve biz yetişkinlere çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Sosyal medya tehlikeli bir mecradır. Çünkü zorbalıklar, kandırmalar, hatta istismarlar gibi çocuğun yaşayabileceği çok kötü olaylar vardır. Bu nedenle kötü niyetli kişilere karşı ebeveyn rehberliği ile mobil uygulamalarını kullanabilirler. Çocuklarınız adına dikkatli olmanızı, çocuklarınızla iyi diyaloglar kurmanızı, ayrıca onların iyi bir arkadaşı olmanızı öneriyorum. Bu şekilde onları çok daha iyi koruyabiliriz. Öncelikle doğru kullanım konusunda kurulacak sağlıklı iletişimle gerekli bilgilendirmeler yapılmalı ve çocuklara doğru bir rol model olunmalı. Çocuklar rahatsız edilmeden gözlemlenmeli ve gerekli durumlarda sağlıklı müdahaleler yapılmalıdır. Çocuklara daha küçük yaşlardan itibaren “hayır” kelimesi öğretilmeli. Sınırlar ve kurallar ailelerce bilinçli bir şekilde konulmalı; güvenli bir bağlanma ve sevgi ortamında büyümeleri sağlanmalı. Karar mekanizmalarını geliştirecek uygulamalara her fırsatta yer verilmeli. Örneğin daha küçük yaşta, "Yemek yemek ister misin?", "Ne giymek istersin, bunu mu yoksa şunu mu?" gibi sorularla çocuklarımız aile içinde bir "özne" olduklarını hissedebilmelidir. Sonrasında yaşına uygun uygulamalar, ortamlar ya da teknolojiler kullanılmalıdır. Ancak bu aşamada en önemlisi iyi örnek olmaktır. Bu unutulmamalıdır.

 

Sosyal medya çocukların dikkat ve öğrenme becerilerini etkiler mi? 

Aslında gelişimi körelten tüm dikkat dağıtıcı uygulamalar, dikkat ve öğrenme becerilerini etkiler tabii ki. Günde 6-7 saat telefon ya da televizyon izleyen bir çocuk sağlıklı bir odak yeteneğine sahip olamaz. Derslerine ya da sosyal yaşamına zaman ayıramayabilir. Çocukta sağlıklı bir büyüme görülemez çünkü sosyal medya alışkanlık yaratır ve bağımlılık yapar. Çocukluk yaşları bu durum için en savunmasız olduğumuz yaşlardır.

 

Ebeveynler çocukların sosyal medya kullanımını nasıl denetlemeli? 

Ebeveynler öncelikle kendilerini sınırlandırmalılar. Çocuklarının yanında tüm akşamını telefonda ve sosyal medyada geçiren bir anne baba ne kadar denetleyici ya da ne kadar etkili olabilir? Önce kendisi örnek olmalı; hatta birlikte kitaplar okunmalı, dizi veya film izlenmeli, sohbet edilmeli. Eleştirmeden, gerçekten merak ederek ve isteyerek paylaşımlarda bulunulmalı. Bunu sağlayan bir anne baba önemli bir aşama kaydetmiş diyebiliriz. Çocuk anne babasından öğrenir. Duyarlı bir ebeveyn olmak için bireyin çocuğuna telefon alışkanlığı gibi bağımlılık yapıcı davranışları yansıtmaması gerekmektedir.

 

Çocukların dijital dünyayla sağlıklı ilişki kurması için ailelere ne önerirsiniz? 

Çocuklarımıza değer verelim. Aslında tam da buradan başlamak gerekiyor. Onların sağlıklı gelişimini destekleyecek gerçek bir yaşantı sunmamız şart. Bunu sadece ailelere yükleyemeyiz, okullarımız bu anlamda bir merkez olmalı. Yetişkinler olarak hepimizin önemli sorumlulukları var. Karanlık bir dünya değil; çocuklarımıza kendileri gibi taptaze ve aydınlık yarınlar inşa etmeliyiz. Aile eğitimleri bu doğrultuda ilk yapılması gereken hizmetlerden olmalıdır.

 

Verdiği çok değerli bilgiler için Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Yönetimi Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Mehmet Ulutaş’a çok teşekkür ediyoruz. 

 

Haber: Furkan Kuyucu

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00