1984 yılında Portekiz’in Coimbra kentinde doğan Hugo Almeida, profesyonel futbol kariyerine FC Porto altyapısında başladı. Kariyeri boyunca Porto, Werder Bremen, Beşiktaş, Cesena, Hannover ve AEK Atina gibi önemli kulüplerde forma giyen Almeida, güçlü fiziği ve etkili sol ayağıyla Avrupa’nın sayılı forvetleri arasında gösterildi. Portekiz A Milli Takımı’nda 50’den fazla maça çıkan deneyimli futbol adamı, Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası kadrolarında yer aldı. Teknik adamlık yolculuğuna Türkiye’de devam eden Almeida, ekibiyle birlikte modern futbolun gerektirdiği disiplin, analiz ve karakter odaklı bir oyun anlayışını benimsiyor. Son olarak Hatayspor’un teknik direktörlüğünü üstlenen Almeida, tecrübesiyle takımın oyun kültürünü yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.
Hugo Almeida, güçlü fiziği, gol üretme yeteneği ve sahadaki liderlik özellikleriyle Avrupa futbolunda sıkça anılan, uluslararası düzeyde tanınan bir oyuncudur. FC Porto’nun altyapısından yetişerek hızla A Takım seviyesine yükselen Almeida, Werder Bremen’deki performansıyla Avrupa’nın en dikkat çekici forvetlerinden biri olarak değerlendirildi. Türkiye’de Beşiktaş formasıyla hem taraftarların sevgisini kazanan hem de Süper Lig’de önemli bir iz bırakan Portekizli santrafor, İtalya, Almanya, Yunanistan ve Rusya gibi çeşitli futbol kültürlerinde de başarılı bir kariyere imza attı.
Futbola nasıl başladınız?
Futbola başlamam aslında planlı bir seçim değildi. Daha çok hayatın beni yönlendirdiği bir durumdu. Coimbra’nın caddelerinde arkadaşlarımla saatlerce futbol oynardık ve o dönemde yaptığım bu şeyin, bir gün kariyerim olacağını düşünmemiştim. Ailem futbolu her zaman desteklerdi ama bana zorla “Bu yolda yürü!” demediler. Her zaman özgür bıraktılar. Porto’nun altyapı denemelerine katıldığımda, orada birçok çocuk bulunuyordu ve açıkçası benim bir şansım olacağını düşünmüyordum. Ancak antrenör, "Senin ayaklarında bir hikâye var" dediğinde, hayatımda bir dönüm noktası yaşadım. O gün futboldan sadece bir oyun değil, geleceğim olduğunu fark ettim. Sokaktan akademiye geçiş oldukça hızlı oldu ama tutkumdan hiç vazgeçmedim. Şu anda teknik direktör olarak sahaya çıktığımda, o ilk günkü heyecanı hâlâ yaşıyorum.
Bugün bir takım inşa ederken ilk baktığınız şey nedir? Oyuncu profili mi, kulüp kültürü mü?
Birçok insan öncelikle transfer listesi hazırlar ama biz karakter listesi oluşturuyoruz. Oyuncunun teknik becerileri artırılabilir, fakat doğru karakteri bulmak daha karmaşık. Bu nedenle takım oluştururken ilk dikkatimizi çeken şey: Kulüp kültürü ile oyuncunun kişiliğinin ne kadar örtüştüğüdür. Eğer koşmak istemeyen ya da mücadelede kaybolan bir yapı varsa, o zaman oraya hiçbir taktik yerleşemez.
Takımınıza gelen genç oyuncularla çalışırken ilk 3 gün ne yapıyorsunuz?
Topa vurulmadan önce bir sohbet gerçekleştiriyoruz. Çünkü bir sporcu hakkında bilgi sahibi olmadan antrenman programı oluşturmak mümkün değildir. Gençler genellikle hızlarını ya da şutlarını sergilemek isterler ama ben onların futbol oynamaktaki motivasyonlarını duymak isterim. Bu yanıt, o oyuncunun geleceğini belirleyen en etkili göstergedir.
Maç içinde işler kötü giderken ilk değiştirdiğiniz şey taktik mi, tonlama mı?
Tonlama. Çünkü taktikte değişiklik, oyuncunun beynine 3 saniyede ulaşmaz ama söylediğiniz bir cümle ruhuna 1 saniyede dokunabilir. Bir keresinde 2 farkla gerideydik ve taktiği değil, yürüyüşümüzü değiştirdik. Söylediğim tek şey, “Topu değil maçı kovalayın” oldu ve maça yeniden döndük.
Saha kenarında sizin aranızda nasıl bir iletişim var? Roller net mi?
Bazen oyunu içimde yoğun bir şekilde yaşıyorum. Fabio ise beni dışarıdan değerlendiriyor. Eğer bir anlık sinirlendiğimi fark ederse, hemen kulağım yerine dilime karışır. Bu nedenle, onun iyi bir asistan olduğunu düşünüyorum. Taktik tahtasından önce teknik direktörün ruh halini anlıyor.
VAR teknolojisinin futbolu değiştirdiğini düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. En çok da oyuncuların mental ritmini etkiledi. Gol atıyorsun, sevinemiyorsun. Bu bile oyun psikolojisini değiştiriyor. Teknolojiyi seviyorum ama oyunun ruhunu da korumak lazım.
Oyuncu türleri arasında sizi en zorlayan kim? Çok yetenekli ama disiplinsiz mi, az yetenekli ama disiplinli mi?
Disiplinsiz bir yetenek en fazla yıpratandır. Çünkü bir maç olağanüstü performans sergiler, bir sonraki maç ise takım ruhuna aykırı hareket eder. Daha az yeteneğe sahip ama disiplinli bir oyuncuyu sahaya çıkardığımda ise sonuçları önceden tahmin edebilirim. Futbol bir güven meselesidir.
Bir teknik adam olarak sizce “kazanan takım” ne demek?
Kazanmanın temeli antrenmanda atılır; sahada değil. Eğer bir sporcu, maç sona erdiğinde hâlâ koşabilecek durumda olduğunu düşünüyorsa, o hafta yeterince iyi çalışmamışız demektir. Benim için kazanan takımın tanımı: Maç bittiğinde gözlerine baktığımda dürüst olan oyunculardır.
Türkiye’de teknik direktörlere duyulan sabır konusunda ne düşünüyorsunuz?
“Sabır yok” demek kolay. Bence sorun sabır değil, daha çok proje kültürünün eksikliği. Kulüpler hızla sonuç isterken, oyuncu yetiştirme fikri geri planda kalıyor. Bizim hedefimiz uzun vadeli bir yapı kurmak.
Takım içinde liderlik nasıl paylaşılmalı? Tek bir kaptan yeter mi?
Hayır. Bir liderlik sadece tek bir kişiye ait olamaz. Savunma lideri farklıdır; orta saha lideri de kendi başına bir liderdir. Kaptan yalnızca bir semboldür. Gerçek liderlik, soyunma odasında sessizce gerçekleştirilen özverilerdir.
Kariyerinizde sizi en çok değiştiren an nedir?
Oyunculuktan teknik direktörlüğe geçişimde yaşadığım bir sessizlik. İlk antrenmanıma çıktığımda elimde taktik tahtası vardı ama oyuncuların gözünde güven görmek için önce kendimi göstermem gerektiğini fark ettim. O gün anladım ki futbolda gerçek gelişim, önce birinin sana öğrettiklerini almakla başlıyor ama asıl derinlik, sahayı ve insanı dinlemeyi öğrendiğinde ortaya çıkıyor.
Uzun yıllardır Fabio ile çalışıyorsunuz. Kendisi sizin için ne ifade ediyor?
Fabio sadece bir yardımcı antrenör değil, oyunu hisseden bir stratejist. Onunla çalışırken her zaman ortak bir futbol dili oluşturduk. Bir karar vermeden önce mutlaka oyunun duygusunu da tartışırız. Bu bizi hem saha içinde hem de dışında daha güçlü kılıyor.
Fabio’nun takıma katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Modern futbol artık detaylarla kazanılıyor. Oyuncu analizleri, veri takibi, mental hazırlık. Fabio bu süreçlerin hepsinde inanılmaz bir disiplinle çalışıyor. Hatayspor’da kurmaya çalıştığımız düzenin en önemli ayaklarından biri o. Takımın nabzını tutan, oyuncularla doğru iletişimi kuran kişi Fabio’dur.
Teknik ekibinizde Fabio’nun en öne çıkan özelliği nedir?
Kriz anlarında sakin kalışı. Futbolda bazen 30 saniye bile her şeyi değiştirir. Fabio’nun soğukkanlılığı, oyunu okuma becerisi ve bana verdiği güven, teknik ekibimizde onu vazgeçilmez yapıyor.
Hugo Almeida’nın anlattıkları, modern futbolun yalnızca saha içindeki 90 dakikadan ibaret olmadığını açıkça gösteriyor. Almeida’nın oyunu hisseden liderliği ile Fabio’nun rasyonel ve analitik yaklaşımı, takım içinde tamamlayıcı bir denge yaratırken, geleceğe dönük ortak projeleri de bu uyumun somut bir göstergesi. Hugo Almeida’ya verdiği röportajdan dolayı teşekkür ediyoruz.
Haber: Hasan Genç
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...