Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


SAHADA SERT, KULÜBEDE SABIRLI: GÖKHAN ZAN FUTBOLUN YENİ HİKAYESİNİ ANLATIYOR

12.05.2026
Spor

 

Futbol artık sadece sahada oynanan bir oyun değil aklın, sabrın ve doğru iletişimin birleştiği çok katmanlı bir mücadeleye dönüştü. Gökhan Zan, bu dönüşümün içinde hem geçmişin sertliğini hem de modern futbolun zekasını aynı potada eritmeye çalışıyor.

 

Türk futbolunun mücadeleci savunmacılarından biri olarak hafızalara kazınan Gökhan Zan, kariyerinin ikinci perdesinde, bu kez saha kenarında oyunu okumaya çalışıyor. Futbolculuk dönemindeki disiplinini teknik adamlık yolculuğuna taşıyan Zan ile futbolun değişen dinamiklerini, oyuncu psikolojisini ve Hatayspor üzerine konuştuk.

 

Futbolculuktan teknik adamlığa geçiş sürecinde saha içindeki bireysel sorumluluklardan çıkıp tüm takımı yönetmek zorunda kalmak sizi mental olarak nasıl etkiledi ve bu sürece nasıl adapte oldunuz?

Sahadayken sorumluluk daha bireysel. Hata yaptığında telafi edebiliyorsun. Ama teknik adam olarak tüm takımın sorumluluğu sende. Bu işin en zor kısmı, 25 farklı karakterin aynı hedefe odaklanmasını sağlamak. Bunun için oyuncularla birebir iletişim kurmak, onları tanımak ve her birinin güçlü yönlerini doğru kullanmak gerekiyor. Zamanla şunu gördüm: Teknik adamlık sadece taktik vermek değil aynı zamanda bir denge ve güven ortamı kurabilmek demek.

 

Günümüz futbolunda savunma oyuncularının sadece fiziksel değil aynı zamanda teknik ve zihinsel açıdan da gelişmesi gerektiği söyleniyor. Sizce “iyi savunmacı” tanımı bu değişimle birlikte nasıl evrildi?

Eskiden sertlik ve fizik ön plandaydı. Şimdi oyunu kurabilen, pas kalitesi yüksek ve pozisyon bilgisi üst düzey oyuncular öne çıkıyor. Savunma artık sadece top kesmek değil oyunu başlatmak demek. Rakibin baskısını doğru okuyup doğru kararı verebilmek de artık savunmacının temel özelliklerinden biri. Modern futbolda bir stoperin soğukkanlılığı ve oyun aklı, fiziksel gücü kadar belirleyici hale geldi.

 

Futbolculuk kariyerine bugün yeniden başlama şansı sunulsaydı, mevcut futbol anlayışını da göz önünde bulundurarak futbolcu Gökhan Zan’da en çok hangi özellikleri geliştirmek isterdin?

Kesinlikle oyun görüşü ve pas kalitesi. O dönemler bu kadar ön plandaydı ama şimdi bakıyorum, bir stoperin oyunu kurabilmesi çok büyük avantaj. Özellikle dar alanda doğru pası verebilmek ve baskı altında sakin kalabilmek bugünün futbolunda çok değerli. Genç yaşta bunlara daha fazla odaklanmanın kariyere çok ciddi katkı sağladığını düşünüyorum.

 

Günümüzde genç futbolcuların hızlı yükselme isteği ve sosyal medya etkisi ile odaklarını kaybettikleri söyleniyor. Siz bu konuda en sık hangi hatalarla karşılaşıyorsunuz?

Sabırsızlık. Herkes hızlı yükselmek istiyor. Ama futbol bir süreçtir. Disiplin, tekrar ve sabır olmadan kalıcı başarı gelmez. Genç oyuncular bazen kısa vadeli görünürlüğü uzun vadeli gelişimin önüne koyabiliyor. Oysa gerçek gelişim günlük çalışma alışkanlığı, doğru çevre ve istikrarlı emekle oluşur.

 

Futbolda veri analizi, performans ölçümleri ve teknolojik gelişmeler artık çok konuşuluyor. Bu sistemlerin saha içindeki karar alma süreçlerine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çok fazla etkiliyor. Artık oyuncuların koşu mesafesinden doğru pozisyon almasına kadar her şey ölçülüyor. Ama şunu unutmamak lazım: Veri yol gösterir ama kararı insan verir. Sayılar bize önemli bilgiler sunar ama oyunun içindeki sezgi, deneyim ve anlık okuma hâlâ çok kıymetlidir. Teknolojiyi doğru kullanmak avantajdır ama futbolun ruhunu tamamen rakamlara teslim etmemek gerekir.

 

Zor dönemlerden geçen bir şehir takımı olan Hatayspor’da görev almak size hem futbol hem de insanlık açısından ne gibi deneyimler kazandırdı?

Dayanışmayı. Futbolun sadece bir oyun olmadığını, bazen insanların umudu olduğunu gördüm. Hatayspor’da olmak futbolun insani tarafını daha derinden hissettirdi. Orada sahaya çıkan her oyuncunun, tribündeki her insanın futboldan daha büyük duygular taşıdığını görüyorsunuz. Bu da insana hem mesleki hem de kişisel olarak çok farklı bir sorumluluk yüklüyor.

 

Bir futbol takımının saha içindeki karakterini ve mücadele gücünü belirleyen en önemli unsur sizce ne ve bu yapı nasıl inşa edilir?

Soyunma odası. Oradaki birliktelik sahaya yansır. İyi bir takım olmak için önce iyi bir aile olmak gerekiyor. Oyuncular birbirine güvendiği takdirde saha içinde zor anlarda da birlikte kalabiliyorlar. Bu yapı da ancak adaletli bir iletişim, ortak hedef ve samimi bir aidiyet duygusuyla kurulabilir.

 

Türkiye’de altyapı sisteminin uzun yıllardır tartışılan sorunları var. Sizce en büyük eksiklik nerede ve bu durum nasıl iyileştirilebilir?

Planlama eksikliği. Yetenek var ama doğru yönlendirme yok. Altyapının amacı sadece oyuncu yetiştirmek değil karakter yetiştirmek de olmalı. Oyuncuların teknik gelişimi kadar mental gelişimi ve futbol kültürü de erken yaşta inşa edilmeli. Uzun vadeli bir sistem kurulmadan sadece kısa dönem başarı hedeflenirse sürdürülebilir sonuç almak zorlaşır.

 

Teknik direktörlük kariyerinde sizi farklı kılacak ve oyuncuların üzerinde kalıcı etki bırakmayı sağlayacak en önemli özelliğiniz nedir sizce?

Empati. Oyuncunun ne hissettiğini anlamaya çalışırım. Çünkü futbol sadece taktik değil aynı zamanda duygu yönetimi. Her oyuncunun saha dışındaki hayatı, baskıları ve kişisel hikâyesi farklıdır. Bunları anlayabildiğiniz zaman oyuncuyla daha güçlü bir bağ kurabilir ve ondan daha doğru verim alabilirsiniz.

 

Futbol dışında hayatınızda sizi en çok etkileyen ve kişisel gelişiminize katkı sağlayan deneyimler nelerdir ve bunların sahaya yansıması nasıl oldu?

Hayatın kendisi. Zor anlar, kayıplar, yeniden başlama çabası… Bunlar insanı hem saha içinde hem dışında olgunlaştırıyor. Yaşadığınız her tecrübe karar alma biçiminizi, insanlarla kurduğunuz ilişkiyi ve olaylara bakışınızı değiştiriyor. Sahaya yansıyan da aslında bu birikimin verdiği olgunluk ve dayanıklılık oluyor.

 

Günümüzde futbol giderek daha hızlı ve tempolu hale geldi. Oyuncuların fiziksel anlamda olduğu kadar zihinsel olarak da güçlü olması gerektiği konuşuluyor. Siz bu dengeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Zihinsel güç artık en az fiziksel güç kadar önemli. Oyuncu baskı altında doğru karar verebilmeli, hatadan sonra hızlı toparlanabilmeli. Bu da çalışılarak geliştirilen bir şey. Maçın temposu yükseldikçe zihinsel dayanıklılık oyuncunun performansını doğrudan etkiliyor. Konsantrasyonunu koruyan ve stres yönetimini doğru yapan oyuncular fark yaratıyor.

 

Teknik direktör olarak uzun vadede kurmak istediğiniz oyun sistemi ve futbol felsefesi nasıl bir yapı üzerine kuruluyor. Sahada izletilen takım nasıl olmalı?

Disiplinli, mücadele eden ama aynı zamanda oyunu doğru oynayan bir takım. Topa sahip olan, ne yaptığını bilen ve karakter koyan bir yapı benim için önemli. Sahada sadece koşan değil ne zaman hızlanacağını ve ne zaman oyunu kontrol edeceğini bilen bir takım görmek isterim. Taraftarın da sahadaki mücadeleyi, aklı ve aidiyet duygusunu net şekilde hissedebildiği bir yapı hedefliyorum.

 

Gökhan Zan’ın anlattıkları, modern futbolun sadece yetenekle değil akıl, sabır ve insan yönetimiyle şekillendiğini ortaya koyuyor. Saha içindeki sertliğiyle tanınan bir ismin kulübe kenarında daha derin ve çok yönlü bir futbol anlayışıyla yoluna devam etmesi Türk futbolunun geleceği adına dikkat çekici bir dönüşümün habercisi. Verdiği bilgilerden dolayı Gökhan Zan'a teşekkür ediyoruz.

 

Haber: Hasan Genç

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00