Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


ÖLÜMÜN EŞİĞİNDEN DÖNEN BİR AZİM HİKAYESİ: ADÜ’NÜN İLK VE TEK PARALİMPİK SPORCUSU BÜNYAMİN GÜVENÇ

08.03.2026
Spor

 

Makineye kaptırdığı kolunun ardından hayata tutunan Bünyamin Güvenç, bugün Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin ilk ve tek paralimpik atleti olarak pistlerde geleceğe koşuyor.

 

Hayat bazen bir anlık dikkatsizlikle, bir saniyelik kazayla tamamen değişebiliyor. Henüz lise çağındayken ailesine destek olmak için çalışan Bünyamin Güvenç’in hayatı da böyle bir anda altüst oldu. Çalıştığı mobilya fabrikasında makineye kaptırdığı kolu, onun hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük bir sınavdan geçmesine neden oldu. Kolunun bir kısmını ve beş parmağını kaybetti. O günden sonra hayatı artık eskisi gibi olmadı. Ama asla pes etmedi ve hayallerinden vazgeçmedi. Bugün Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Antrenörlük Bölümü 1. sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Bünyamin Güvenç, üniversitenin ilk ve tek paralimpik atleti olarak pistlerde mücadele ediyor. İlk resmi yarışında 120 sporcu arasından 6. olması ise daha yolun başında olduğunun ama doğru yolda ilerlediğinin en büyük göstergesidir. Bu güçlü ve acı dolu hikâyeyi Bünyamin Güvenç’in kendi sözleriyle dinledik.

 

Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?

Ben Bünyamin Güvenç, 21 yaşındayım. ADÜ BESYO 1. sınıf öğrencisiyim. Paralimpik atletizm sporcusuyum. 4 yıl önce kötü bir iş kazası geçirdim. Sol kolumun bir kısmını ve beş parmağımı kaybettim. O günden sonra adeta hayatım kabus gibi oldu. Ölümün eşiğinden döndüm diyebilirim ama ailem, sevdiklerim ve hayallerim sayesinde tekrar kendimi toparladım. Spor hayatım daha çok yeni ama çok güçlü bir hayalin peşinden gidiyorum. Hayatımda zor bir dönem geçirdim ama bugün burada olmamın sebebi asla vazgeçmememdir. Şu an ADÜ’nün ilk ve tek paralimpik sporcusuyum. Bu benim için hem büyük bir gurur hem de önemli bir sorumluluk. Çünkü sadece kendim için değil, benden sonra gelecek engelli sporcular için de bir yol açtığımı düşünüyorum. Üniversitemde hocalarımın ve arkadaşlarımın desteğini hissetmek bana güç veriyor. Kendimi bu ailenin bir parçası olarak görüyorum.

 

Yaşadığınız kazayı ve sonrasındaki süreci anlatır mısınız?

Dört yıl önce bir mobilya fabrikasında çalışıyordum. O gün sıradan bir gündü ama bir anda her şey değişti. Kolumu makineye kaptırdım ve kolumun bir kısmını ve beş parmağımı kaybettim. O anı anlatmak gerçekten çok zor. Sadece fiziksel bir acı değildi, ruhsal olarak da yıkıldım. Uzun süre hastanede kaldım. Birçok ameliyat geçirdim. Hayatımın en zor dönemiydi. Psikolojik olarak çok kötüydüm. Ölümü bile düşündüğüm zamanlar oldu. “Neden ben?” diye çok sordum. Lise eğitimim aksadı. Hayallerim bitti sandım. Zamanla şunu fark ettim. Ya bu durumun altında ezilecektim ya da ayağa kalkacaktım. Ben ayağa kalkmayı seçtim. Şimdi geçmişe dönüp bakıyorum, iyi ki de mücadele ettim ve buralara geldim.

 

Sizi yeniden hayata bağlayan ne oldu?

En büyük destek ailemdi. Annem ve babam bir an olsun yanımdan ayrılmadı. Hastane günlerinde ben umudumu kaybettiğimde, onların gözlerindeki inanç beni yeniden ayağa kaldırdı. “Birlikte atlatacağız.” demeleri bile bana güç veriyordu. Psikolojik destek almak da bu süreçte çok önemliydi. Çok sayıda uzman doktor ve psikiyatrist benimle yakından ilgilendi. Bu sayede bazı şeyleri daha iyi anlamlandırdım. Yaşadıklarımla yüzleşmeyi, kendimi eksik değil güçlü görmeyi yavaş yavaş öğrendim. Beni asıl iyileştiren spor oldu. Kaza sonrası uzun süre “Artık yapamam.” diye düşündüm. Hayallerimin bittiğine inandım. Sonra bir gün kendime “Neden yapmayayım?” diye sordum. O soru hayatımı değiştirdi. İlk kez yeniden piste çıktığımda kalbim çok hızlı atıyordu. Koşmaya başladığım an ise içimdeki karanlık dağıldı. O gün anladım ki spor benim için sadece bir branş değil, aynı zamanda hayatımın önemli bir parçası.

 

Üniversiteye kabul edilmeniz ve paralimpik sporcu olmanız nasıl gerçekleşti?

Üç yıl boyunca hem fiziksel hem mental olarak kendimi hazırladım. Spor benim için sadece bir aktivite değil, terapi oldu. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi BESYO bölümünü kazandığım gün hayatımın en mutlu günlerinden biriydi. Şu an üniversitenin ilk ve tek paralimpik sporcusuyum. Bu benim için hem gurur hem de sorumluluk. Hocalarım ve arkadaşlarım bana çok destek oluyor. Kendimi hiçbir zaman yalnız hissetmiyorum. Bu destek benim için çok kıymetli.

 

Bundan sonraki hedefleriniz neler?

Bundan sonraki en büyük hedefim kendimi her geçen gün daha da geliştirmek ve derecelerimi yükseltmek. Henüz yolun başındayım ama potansiyelimin farkındayım. Kısa vadede katıldığım yarışlarda daha iyi sıralamalar elde etmek, Türkiye genelinde adımı duyurmak istiyorum. Uzun vadede ise milli takıma girmek ve ülkemi uluslararası arenada temsil etmek en büyük hayalim. Paralimpik oyunları benim için sadece bir organizasyon değil, bir hedefin sembolüdür. Oraya giden yolun disiplin, sabır ve çok çalışmaktan geçtiğini biliyorum. Bu yüzden her antrenmana bir adım daha ileri gitme düşüncesiyle çıkıyorum. Sadece başarılı bir sporcu olmak değil, aynı zamanda benim gibi zorluk yaşayan gençlere umut olabilmek istiyorum. Eğer benim hikâyem bir kişiye bile güç verirse, bu da benim için en az madalya kadar değerli olur.

 

Bir sporcu, bir azim hikâyesi

Bünyamin Güvenç’in hikâyesi yalnızca bir spor başarısı değil; aynı zamanda psikolojik bir direnişin, aile desteğinin ve hayallerin gücünün hikâyesidir. Karanlık bir dönemden geçen genç sporcu, bugün Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin gurur kaynaklarından biri haline gelmiştir. ADÜ BESYO’daki akademisyenler ve öğrenciler de Bünyamin’in yanında oluyor. Onun azmi, yalnızca kendisine değil çevresine de ilham veriyor. Çünkü o artık sadece bir paralimpik sporcu değil, aynı zamanda mücadele eden herkes için bir umut sembolüdür. Bu haberin hazırlanmasına vesile olan başta genç sporcumuz Bünyamin Güvenç’e, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’ne, bu üniversitenin ilgili kıymetli hocalarına ve öğrencilerine teşekkür ederiz.

 

Haber: Sefa Avcı 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00