Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


MİNDERDE AZİM VE ZAFER

20.03.2025
Spor

 

Paris 2024 Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil eden milli judocu Fidan Ögel, başarılarla dolu spor kariyerini, karşılaştığı zorlukları ve judoya olan tutkusunu anlattı. Küçük yaşlarda keşfedilen yeteneğiyle başlayan yolculuğu, dünya çapında madalyalar kazandığı büyük bir serüvene dönüştü.

 

Başarı, sadece yetenekle değil; azim, disiplin ve pes etmeyen bir ruhla gelir. Milli judocu Fidan Ögel, küçük yaşlarda keşfedilen yeteneğiyle başladığı spor yolculuğunda sayısız madalya kazanarak Türkiye’nin gururu oldu. Ancak bu yolculuk sadece zaferlerle değil, sakatlıklar, mental mücadeleler ve fedakarlıklarla doluydu. Büyük bir sakatlık geçirdiğinde kendine "Bitti mi?" diye sordu, ancak asla vazgeçmedi. En büyük hayallerinden birini  gerçekleştirerek Paris 2024 Olimpiyatları’nda mücadele etmeye hak kazandı.

 

"Olimpiyat kovalayabileceğimi ilk Dünya Şampiyonası’nda anladım"

Judoya olan ilgisi 13 yaşında, antrenörü Tanju Zigen tarafından keşfedilmesiyle başladı. O dönemde okulunun bodrum katında antrenmanlara başlayan Ögel, yeteneği fark edilince Manisa Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’ne yönlendirildi. Burada bir yıl içinde müsabakalara katılmaya başladı ve kazandığı madalyalarla kendine olan güveni arttı. Ögel, “Madalyalar geldikçe bu spora olan ilgim daha da büyüdü. 4 kez Türkiye şampiyonu oldum, Dünya ve Avrupa ikincilikleri kazandım ve Balkan şampiyonlukları elde ettim. 6 yıl boyunca Manisa Büyükşehir Spor Kulübü’nde yarıştıktan sonra Galatasaray Spor Kulübü’ne transfer oldum.” diyen başarılı sporcu, kariyer basamaklarını hızla tırmandığını vurguladı.

 

Eksiklerini güçlü yanlarına dönüştürdü

Judo’da başarılı olmanın disiplinli bir antrenman programından geçtiğini söyleyen Ögel, antrenörleriyle birlikte eksik yönlerini geliştirmeye odaklanan özel programlar uyguladıklarını belirtiyor. Bu konu hakkında Ögel, “Antrenmanlarda güçlü yanlarımı daha fazla geliştirirken eksik yönlerimi tamamlamaya çalışıyorum. Sürekli kendimi yenilemeye ve öğrenmeye odaklanıyorum.” diyerek her zaman gelişime açık olduğunu ifade etti.

 

“Bitti mi diye düşündüm ama asla vazgeçmedim”

Ulusal ve uluslararası müsabakaların en büyük zorluklarından birinin stres ve heyecan yönetimi olduğunu vurgulayan başarılı sporcu, mental antrenmanlarla bu durumu kontrol altına aldığını söyledi. “Yarışmalardan önce stresi yönetebilmek için zihinsel hazırlık yapıyorum. Maçları önceden analiz ederek, zihnimde canlandırmalar yaparak sahaya çıkıyorum.” diyen Ögel, bu tekniklerin sahadaki performansına olumlu yansıdığını dile getirdi. Ancak kariyerinde en büyük sınavı geçen yıl yaşadığı ciddi sakatlık oldu. Olimpiyat yılına denk gelen bu sakatlık, onun için büyük bir dönüm noktasıydı. “Doktorlar judo yapamama ihtimalim olduğunu söylediklerinde ‘Bitti mi?’ diye düşündüm ama asla bırakmadım, yapabileceğime inandım.” diyen milli sporcu, dört aylık uzun bir tedavi sürecinin ardından mindere geri döndüğünü ve motivasyonunu hiç kaybetmediğini belirtti.

 

“Ailemden uzak kaldım”

Profesyonel sporculuğun en büyük bedellerinden biri, sevdiklerinden uzak kalmaktır. Ögel, bu süreçte en büyük fedakarlığın ailesinden uzak kalmak olduğunu söylüyor. “Sürekli kamplar ve yarışmalar nedeniyle ailemden uzak kaldım, onların özlemini çok yaşadım ama en büyük destekçim de yine ailem ve antrenörlerim oldu.” diyen Ögel, ailesinin her zaman arkasında durduğunu ve bu desteğin ona güç verdiğini belirtti.

 

Dönüm noktası: Dünya Şampiyonası Finali

Fidan Ögel için kariyerinin en büyük kırılma anı, ilk kez A Milli Takım’a seçilmesi ve ardından Dünya Şampiyonası’na katılması oldu. Burada final oynadığı an, onun için bir dönüm noktasıydı. “İlk Dünya Şampiyonası’nda final oynadığımda olimpiyat hedefimi gerçekleştirebileceğimi anladım. Yapabildiğimi ve daha fazlasını başarabileceğimi fark ettim.” diyerek, bu deneyimin onun için yeni bir hedefin kapısını araladığını söyledi.

Bugüne kadar Avrupa ve Dünya şampiyonalarında sayısız madalya kazanan başarılı sporcu, yolculuğunun henüz bitmediğini ve her zaman daha büyük hedefleri olduğunu belirtti. Kendisine ilham veren Fransız bir judocunun kariyerinden örnek alarak, sürekli gelişmeye odaklandığını söyledi. Türkiye’yi uluslararası arenada daha büyük başarılarla temsil etmeyi hedefleyen Fidan Ögel, hayallerinin peşinden gitmeye ve zirveye ulaşmak için çalışmaya devam ediyor.

 

Haber: Sıla Yıldırım

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

HAMAMÖNÜ EVLERİ

Türkiye’nin birçok şehrinde birbirinden güzel evler bulunmaktadır. Peki ya Ankara’nın ...

DÜNDEN BUGÜNE: URLA SANAT SOKAĞI

  Asıl adı Zafer Caddesi olan sokak, 2010 yılından sonra bir ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00