Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


MASA VE SANDALYELER ARASINDA SIKIŞAN KENT: YAYA GÜVENLİĞİ VE TRAFİK AKIŞI

29.12.2025
Dosya

 

Aydın kent merkezinde  özellikle Güzelhisar, Kurtuluş ve Yağcılar mahallelerinde yoğunlaşan kafe işletmelerinin kaldırımları masa ve sandalyelerle işgal etmesi, yayaların güvenliğini ve araç trafiğinin akışını olumsuz etkiliyor. Çocuklu aileler yola inmek zorunda kalırken, sürücüler ani frenlerle kaza riski yaşıyor; işletmeciler ise artan maliyetler karşısında müşteri talebiyle kamusal alan kullanımı arasında sıkışıyor. Vatandaş, esnaf ve sürücü görüşleri, kaldırımların asli işlevini yitirmesinin kent yaşamında çok boyutlu bir sorun haline geldiğini ortaya koyuyor.

 

Son dönemde şehir merkezindeki yoğun cadde ve sokaklarda, kafe işletmelerinin kaldırımları masa ve sandalyelerle kapatması dikkat çekiyor. Kamusal alanın asli işlevi olan yaya geçişi bu nedenle daralırken, özellikle çocuklu kent sakinleri için günlük yaşamda güvenlik ve erişim sorunları ortaya çıkıyor. Araç trafiğinde de yayaların yola taşmasıyla birlikte sürücüler açısından ani fren ve kaza riski gündeme geliyor. İşletmeciler ise artan kira ve maliyet baskısı karşısında müşteri talebini karşılamaya çalışırken kamusal düzenle çatışan bir tabloyla karşı karşıya kalıyor. Bu çok boyutlu sorunu farklı aktörlerin gözünden ele almak için denetim mekanizmasının başındaki isim Efeler Belediyesi Zabıta Müdürü Erdal Fidan, çocuklu bir kent sakini Seda Ercan, kafe işletmecisi Akif Saruç ve taksi şoförü Ekber Dizgin ile söyleşi gerçekleştirdik.

 

Yaya alanı daraldı, güvenlik riski arttı

Kent merkezindeki kaldırımların kafe işletmeleri tarafından masa ve sandalyelerle daraltıldığını belirten kent sakini Seda Ercan, “Kaldırımın masa ve sandalyelerle kapatılması, özellikle bebek arabasıyla yürüyen bizler için ciddi bir güvenlik sorunu yaratıyor. Normalde kaldırım bize korunaklı bir alan sunmalı, ancak bu işgal yüzünden sık sık araç yoluna inmek zorunda kalıyoruz. Araçların hızla geçtiği dar sokaklarda, bebek arabasıyla yol kenarında ilerlemek hem benim hem de çocuğum için doğrudan bir risk anlamına geliyor. Bu durum sadece fiziksel güvenliği değil, psikolojik olarak da sürekli bir tedirginlik yaratıyor. Yaya yolunun asli işlevini kaybetmesi, günlük hayatımızda basit bir yürüyüşü bile stresli ve riskli hale getiriyor.” dedi.

 

Kesintisiz yürüme hakkı tehlikede

Şehirde en işlek cadde ve sokaklarda yaya kaldırımı kullanımının giderek zorlaştığını dile getiren Ercan, “Kaldırımların masa ve sandalyelerle kapatılması nedeniyle kesintisiz yürüme hakkımızın elimizden alındığını düşünüyorum. Özellikle çocukla birlikte hareket ederken sürekli engel aşmak zorunda kalmak hem fiziksel olarak yorucu hem de psikolojik olarak yıpratıcı oluyor. Günlük rotamı planlarken artık bazı sokakları tercih etmiyorum, çünkü bebek arabasıyla ilerlemek neredeyse imkansız hale geliyor. Bu durum, şehre inme isteğimi de azaltıyor; basit bir alışveriş veya yürüyüş bile zahmetli bir sürece dönüşüyor. Yaya için tasarlanmış alanların ticari amaçla daraltılması, kent yaşamında en temel hakkımız olan güvenli ve kesintisiz hareket özgürlüğünü doğrudan etkiliyor.” diyerek sözlerini noktaladı.

 

İşgaliye bedeli kaldırımı kiralama hakkı değil

Kaldırımda masa ve sandalye bulundurmanın belediye tarafından alınan işgaliye bedeliyle ilişkisini açıklayan kafe işletmecisi Akif Saruç, “Belediyeye ödediğimiz işgaliye bedelini teknik olarak bir izin ücreti olarak görüyoruz ama bu durumun kaldırımın tamamen kapatılmasına meşru bir kira hakkı sağladığını düşünmüyorum. Biz işletmeciler için bu bedel, kamusal alanı sınırlı ölçüde kullanabilmemiz için konulmuş bir düzenleme. Ancak kaldırımın asli işlevi yayalara aittir; masaları tamamen yayaların yolunu kapatacak şekilde yerleştirmek doğru değil. İşgaliye bedeli ödemek, kaldırımın tamamını ticari alan gibi kullanma hakkı vermiyor. Dolayısıyla bu bedeli bir kira hakkı değil, kamusal alanı sınırlı süreli ve kontrollü kullanma izni olarak değerlendirmek gerekir.” diye konuştu.

 

Müşteri memnuniyeti mi, yaya güvenliği mi?

Müşteri talepleri ile artan işletme maliyetleri arasındaki dengeyi değerlendiren Saruç,  “Müşterilerin açık havada oturma talebi gerçekten bizi kaldırım kullanımına yöneltiyor. Kapalı alanımız sınırlı olduğu için masaları dışarıya koymak, müşteri memnuniyetini sağlamak açısından neredeyse zorunlu hale geliyor. Ancak bu durumun yaya geçişini daralttığını biliyoruz ve aslında en büyük ikilem burada ortaya çıkıyor. Artan kira ve işletme maliyetleri bizi daha fazla masa koymaya zorlarken, yayaların güvenliği ve kent düzeni açısından bunun doğru olmadığını da görüyoruz. Dengeyi kurmak için masaları tamamen kaldırımı kapatmayacak şekilde yerleştirmeye çalışıyoruz, fakat ekonomik baskılar bu sınırı zorlayabiliyor. Bizim için mesele sadece ticari kazanç değil; uzun vadede müşteri güveni ve kent yaşamına uyum da önemli. Eğer yayalar rahatsız olursa, işletmenin itibarı da zarar görür.” dedi ve sözlerini tamamladı.

 

Yaya akışının daralması ve sürücüler üzerindeki riskler

Yayaların kaldırım yerine araç yolunu kullanmak zorunda kalmasının sürüş güvenliğini bozduğunu dile getiren taksi şoförü Ekber Dizgin, “Kaldırımların masa ve sandalyelerle kapatılması yüzünden yayalar sık sık araç yoluna inmek zorunda kalıyor. Bu durum bizim sürüş güvenliğimizi doğrudan etkiliyor. Özellikle dar sokaklarda ve yoğun saatlerde, aniden yola çıkan vatandaşlar nedeniyle ani fren yapmak zorunda kalıyoruz. Birkaç kez kaza tehlikesi atlattım; yolcu taşıdığım sırada aracın içindekiler de bu ani duruşlardan olumsuz etkileniyor. Trafiğin akışını bozduğu gibi sürücüler için sürekli bir stres kaynağı haline geliyor.” diye konuştu.

 

Trafik akışında kesinti ve sürücü güvenliği çıkmazı

Sorunun özellikle hafta sonları ve yoğun saatlerde belirginleştiğini ifade eden Dizgin, “Özellikle hafta sonları ve akşam saatlerinde, kaldırımların masa ve sandalyelerle kapatılması yüzünden yayaların yola taşması trafiği ciddi biçimde etkiliyor. Normalde akışın düzenli ilerlemesi gereken caddelerde, yayaların aniden araç yoluna inmesi hem hızımızı düşürüyor hem de sürekli fren yapmamıza neden oluyor. Bu durum sadece zaman kaybı değil, aynı zamanda kaza riskini artıran bir faktör. Direksiyon başında sürekli tetikte olmak zorunda kalıyoruz; bir anda önümüze çıkan bir yaya hem bizim hem de onların güvenliğini tehlikeye sokuyor. Yani kaldırım işgali sadece yayaların değil, tüm kent ulaşımının düzenini bozuyor. Eğer kaldırımlar boş bırakılıp yayalar güvenli şekilde kendi alanlarında ilerleyebilseydi, araç trafiği daha akıcı olurdu. Biz sürücüler açısından bu, hem güvenlik hem de mesleki verimlilik anlamında büyük bir rahatlama sağlar. Kent yaşamında en basit düzenleme olan ‘kaldırımın yayaya ait olması’ aslında trafiğin de en önemli güvenlik sigortasıdır.” dedi ve görüşlerini aktararak sözlerini noktaladı. 

 

Denetimde temel kriter: Bir bebek arabası ve iki yaya

İşletmelere tanınan sınırların mutlak olmadığını ve denetimlerdeki teknik kriteri açıklayan Efeler Belediyesi Zabıta Müdürü Erdal Fidan, “Bizim bu işgallerdeki en önemli temel kriterimiz, yayaların rahat yürüyebilmesi ve günlük hayatlarının kısıtlanmamasıdır. Kıstasımız şudur; bir bebek arabası ile iki yaya yan yana olarak kaldırımdan rahatlıkla yürüyüp geçebilmelidir. Ayrıca işletmelerin mutlaka bir cephe sınırı olmalı ve masa-sandalyeler bu sınırın dışına taşmamalıdır.” şeklinde konuştu.

 

Yetki karmaşası ve personel kısıtı 

Aydın’daki idari yapılanmanın denetim süreçlerine etkisini ve personel kapasitesini değerlendiren Erdal Fidan, “Aydın’da ana arterlerin tamamına Büyükşehir Belediyesi’nin zabıta ekipleri bakmaktadır. Efeler Belediyesi olarak bizim sorumluluk alanımız daha çok ara sokaklar ve pazar yerleridir. Nüfus çok yoğun fakat zabıta alımı düşük olduğu için, toplam 28 personelimizle her noktaya yetişmekte sayısal yetersizlikler yaşanabiliyor. Buna rağmen özellikle Efeler’in Kurtuluş Mahallesi, Güzelhisar Mahallesi ve Yağcılar Mahallesi kapsamında oluşturduğumuz 2-3 kişilik yaya ekiplerle düzenli teftişler yapmaktayız.” bilgisini paylaştı.

 

"Ticari kazanç karşısında cezalar caydırıcı değil" 

Sorunun çözümündeki en büyük engelin yasal yaptırımların yetersizliği olduğunu vurgulayan Fidan, “5326 sayılı Kabahatler Kanunu özelinde zabıtanın ceza yazma yetkisi var, fakat yazılan cezalar çok fazla caydırıcı değil. Çünkü ceza miktarı, esnafın o masalardan elde ettiği kazancın yanında düşük kalıyor; kazançlarından çok fazla bir para eksilmiyor. Eğer durum basit bir işgaliye sınırını aşıp UKOME (Ulaşım Koordinasyon Merkezi) kararlarına göre ‘Emre Aykırı Davranış’ boyutuna gelirse işlem yapılıyor ancak mevcut sistemde maddi yaptırımlar sorunu kökten çözmekte zorlanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Kent merkezindeki kaldırımların masa ve sandalyelerle daraltılmasının yaya güvenliği ve trafik akışı üzerindeki etkilerini farklı perspektiflerden değerlendirmemize olanak sağlayan katkılarından dolayı Efeler Belediyesi Zabıta Müdürü Erdal Fidan, kent sakini Seda Ercan, kafe işletmecisi Akif Saruç ve taksi şoförü Ekber Dizgin’e teşekkür ederiz. 

 

Haber: Yağmur İrem Ulaşlı 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00