Kuş beyinli dedik ama yanıldık. Günlük dilde küçümseme anlamında kullanılan bu ifade, göçmen kuşların binlerce kilometrelik yolculukları sırasında gösterdikleri güçlü hafıza ve olağanüstü yön bulma yeteneklerini gölgeliyor. Her yıl şaşmadan tamamladıkları bu yolculuklarla, doğanın en zeki yolcuları olduklarını kanıtlıyorlar.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü mezunu olan Prof. Dr. Kurtuluş Olgun, 1995 yılından bu yana Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalında görev yapıyor. Yaban hayatı ve zooloji alanında çalışan Olgun, yaklaşık 40 yıllık akademik hayatını Türkiye’nin biyolojik zenginliklerini araştırmaya ve korunmasına katkı sağlamaya adadı. Göçmen kuşların binlerce kilometrelik yolculuğunu, sahip oldukları adaptasyonları ve insan faaliyetlerinin bu sürece etkileri hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.
Kuşlara kuş beyinli denilmesi bir küçümseme ifadesi ama göçmen kuşlar her yıl binlerce kilometrelik aynı rotayı şaşmadan bulabiliyor; bu navigasyon yeteneğini nasıl açıklıyorsunuz ve bu durum hayvan zekasına bakışımızı değiştirmeli mi?
Kuşlara kuş beyinli denmesi aslında onların zekasını küçümsemek anlamına geliyor ancak bu doğru bir ifade değildir. Kuşların yuva yapma yetenekleri, göç rotalarını şaşmadan bulabilmeleri ve uzun mesafeleri kat edebilmeleri oldukça gelişmiş bir zekaya sahip olduklarını gösterir. Bu nedenle kuşların zekası hafife alınmamalıdır. Buna örnek olarak Türkiye’de bilinen Yaren leyleğini verebiliriz. Bir kayıkçının kayığına yaklaşık 30 yıldır her yıl gelen bir leylekten bahsediyoruz. Hiçbir yılı atlamadan aynı yere gelmesi güçlü bir hafızaya ve yön bulma yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor. Göçmen kuşlar 10-12 bin kilometreyi aşan yolculuklar yapabiliyor. Bu yolculuğu gerçekleştirebilmek için evrim sürecinde bazı adaptasyonlar geliştirmişlerdir. Kuşlarda diş bulunmaz çünkü dişler ağırlık yapar. Aynı şekilde mesane de yoktur çünkü bu da ağırlık oluşturur. Kemiklerinin içi boştur ve bu sayede daha hafif olurlar. Bütün bu özellikler onların daha az enerji harcayarak daha uzun mesafeler uçabilmesini sağlar.
Göçmen kuşlar manyetik alanı, yıldızları ve coğrafi işaretleri kullanarak yol buluyor deniyor. Bu çoklu yön bulma sistemi tam olarak nasıl işliyor ve insan teknolojisi bu biyolojik sistemlerden ilham alıyor mu?
Kuşlar göç ederken gelişigüzel uçmazlar. Uçuş sırasında hava akımlarını ve hava koridorlarını kullanırlar. Bu sayede daha az enerji harcayarak uzun mesafeleri kat edebilirler. Bazı kaz türleri ay ışığında gece göç eden türler arasında yer alır. Bu süreçte yıldızları ve coğrafi işaretleri kullanarak yönlerini bulurlar. Diğer birçok kuş türü ise gündüz göç eder ve çevresel işaretlerden yararlanır. Kuşların bu doğal navigasyon sistemi bilim insanlarının da ilgisini çekmektedir. Özellikle havacılık ve navigasyon teknolojilerinde kuşların uçuş stratejilerinden ilham alınmaktadır.
Her yıl aynı göç haritasını kullanmaları bir hafıza meselesi mi yoksa içgüdüsel bir kodlama mı, genç kuşlar bu rotayı deneyimli kuşlardan mı öğreniyor yoksa doğuştan mı biliyor?
Bu durum hem içgüdüsel hem de öğrenmeye dayalı bir süreçtir. Bazı kuş türlerinde göç rotası genetik olarak kodlanmıştır. Ancak sürü halinde göç eden türlerde genç kuşlar deneyimli kuşları takip ederek göç rotasını öğrenir. Bu nedenle göç davranışı hem doğuştan gelen bir içgüdünün hem de deneyimle öğrenilen bilgilerin birleşimi olarak ortaya çıkar.
İklim değişikliği ve şehirleşme göç yollarını nasıl etkiliyor ve rotasını tamamlayamayan ya da göç edemeyen kuşlar ekosistemde nasıl bir rol üstleniyor?
İklim değişikliği tüm canlıları etkileyen küresel bir sorundur. İnsan faaliyetleri doğa üzerindeki baskıyı artırdıkça ekosistem dengesi de bozulmaktadır. Göçmen kuşlar da bu durumdan etkilenmektedir. Yaşam alanlarının azalması, sulak alanların kuruması ve besin kaynaklarının değişmesi göç rotalarını etkileyebilir. Bu nedenle bazı kuş türleri göçlerini tamamlayamayabilir ya da yeni yaşam alanları aramak zorunda kalabilir.
Göç edemeyen kuşların sayısında artış var mı ve bu durum onların genetik yapısında mı yoksa çevresel baskılarda mı bir değişime işaret ediyor?
Göç davranışındaki değişimlerin önemli bir nedeni insan faaliyetleridir. Habitat kaybı, iklim değişikliği ve çevresel baskılar bazı kuş türlerinin göç davranışını değiştirebilmektedir. Bu nedenle bazı bölgelerde kuş sayılarında azalma ve göç hareketlerinde aksama görülebilmektedir. Bu durum genellikle genetik değişimlerden ziyade çevresel koşulların değişmesiyle ilişkilidir.
Aydın gibi göç yolları üzerinde bulunan bir bölgede insanların günlük faaliyetleri kuş göçünü nasıl etkiliyor ve yerel halk bu sürecin korunmasına nasıl katkı sağlayabilir?
Büyük Menderes Havzası ve Bafa Gölü göçmen kuşlar için çok önemli bir uğrak noktasıdır. Bu bölgeler hem göç eden kuşlar hem de yerli kuş türleri için önemli yaşam alanlarıdır. Ancak iklim değişikliği ve insan faaliyetleri nedeniyle bu bölgelerde kuraklık artmaktadır. Eğer bu süreç böyle devam ederse önümüzdeki 15-20 yıl içinde Bafa Gölü’nde ciddi su kaybı yaşanabilir ve bu durum göç hareketlerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle sulak alanların korunması büyük önem taşımaktadır. İnsanların doğaya karşı daha bilinçli hareket etmesi ve biyolojik zenginliklerin korunmasına katkı sağlaması gerekmektedir.
Prof. Dr. Kurtuluş Olgun’a göre göçmen kuşların yaşam alanlarını korumak yalnızca bilim insanlarının değil, toplumun ortak sorumluluğu. Kuraklaşan sulak alanların korunması ve yeniden canlandırılması, göç yollarının devamlılığı açısından büyük önem taşıyor. Günümüzde teknolojinin sağladığı bilgiye erişim sayesinde insanlar doğadaki canlılara karşı daha bilinçli davranmaya başlıyor. Bir kuşu ya da başka bir canlıyı gördüğünde onun korunması gerektiğini fark eden bireylerin sayısı giderek artıyor. Olgun’a göre Türkiye’nin biyolojik zenginliklerinin korunması için en önemli görev ise yine insanlara düşüyor. Gökyüzünün bu sessiz gezginleri, hafızaları ve zekalarıyla bize ilham veriyor, doğaya sahip çıkmamız için bizleri bekliyor.
Haber: Kübra Helin Akbaş
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...