Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent ile üniversitenin bilimsel ve toplumsal dönüşümde kat ettiği mesafeyi değerlendirmek üzere bir röportaj gerçekleştirdik. Bölgenin en büyük eğitim kurumuna liderlik eden Rektör Kent, üniversitenin gelecek hedeflerini, öğrenci odaklı misyonunu ve yerel kalkınmadaki rolünü anlattı.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesine, 15 Mart 2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan karar ile birlikte Rektör olarak atanan Prof. Dr. Bülent Kent, atanmasından bu yana bin günü geride bıraktı. Görev süresi boyunca başarılı projelere imza atan Prof. Dr. Bülent Kent, üniversitedeki görevinin yanı sıra bir Aydınlı olarak da hizmet edebilmenin gurur ve mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.
Bin günlük görev süreniz kapsamında uzun süredir yapılamayan birçok yenilik ve düzenlemeye imza attınız. Bin güne sığdırdığınız sizce iz bırakan işler hangileridir?
Göreve Mart 2023’te başladım. Yaklaşık bin günlük bu süreçte önceliğim, Üniversitemizi hem akademik performans hem de fiziki altyapı bakımından bir üst lige taşımaktı. Bugün geriye dönüp baktığımda, birkaç başlık özellikle öne çıkıyor: Akademik performans ve proje kültüründeki sıçrama. ADÜ tarihinin en yüksek öğrenci proje sayısına ulaştık. TÜBİTAK 2209 öğrenci projelerinde bir önceki yıl 355 olan başvuru sayısını 996’ya çıkararak yüzde 181’lik bir artış yakaladık. Bu yalnızca bir sayı artışı değil, Üniversitemizin ‘üreten gençler’ kimliğini güçlendiren bir zihniyet dönüşümü oldu. Araştırma altyapısının güçlendirilmesi noktasında Mühendislik Fakültemizde Deprem Performans Analiz Laboratuvarını hizmete açtık. Bu laboratuvar, hem depreme dayanıklılık çalışmalarında bölgeye hizmet edecek hem de öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin nitelikli araştırma yapma imkânlarını genişletecek bir merkez niteliğinde. Dijital dönüşüm ve veri yönetimi konusunda Üniversitemizin uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu ADÜ Veri Merkezi (ADUVM)’nin kurulumunu tamamladık ve üniversite senatomuza tanıttık. Artık hem bilişim altyapımızı tek çatı altında toplayan, hem veri güvenliği ve kurumsal hafızayı güçlendiren modern bir merkeze sahibiz. Bu yatırım, kalite süreçlerimizden, bilimsel sıralamalara kadar pek çok alanda elimizi güçlendiriyor. Sağlık Kampüsü’nde katlı mescit, yeni otopark ve kafeterya alanları gibi hem öğrencilerimizin hem çalışanlarımızın günlük yaşamını doğrudan etkileyen projelerin fizibilite çalışmalarını yürüttük ve sahada bizzat incelemeler yaptık. Bu yatırımlar, kampüsü daha yaşanabilir, daha erişilebilir bir öğrenci ve yaşam alanına dönüştürmeyi amaçlıyor. Özellikle Diş Hekimliği Fakültesi inşaatı, geçmişte yaşanan ihale ve proje sorunları nedeniyle tasfiye edilmişti. Sağlık Bakanlığı yönetmelik değişiklikleri sonrasında projeyi revize edip 2023’te ihaleye çıkardık. Sürecin tıkanan noktalarını açarak hem Üniversitemiz hem Aydın için kritik bir fakültenin inşasını yeniden başlattık. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, medya ve iş dünyasıyla ilişkilerimizi kurumsal düzeyde güçlendirdik. STK temsilcileriyle düzenli toplantılar gerçekleştirerek üniversite-şehir iş birliği imkanlarını masaya yatırdık. Aydın Gazeteciler Cemiyeti başta olmak üzere yerel basınla bir araya gelerek hem Üniversitemizi anlattık hem de ortak projeleri görüştük. Tüm bunların yanında Tralleis Antik Kenti kazı çalışmaları gibi Aydın’ın tarihî ve kültürel mirasına yönelik projelerde aktif rol almak, Üniversitemizi kentin kültürel hafızasının da taşıyıcısı haline getirdi. Kısacası yaklaşık bin gün, hem akademik hem altyapı açısından hem de şehirle bütünleşme anlamında üniversitenin rotasını belirleyen, iz bırakacağını düşündüğüm pek çok adımın atıldığı bir dönem oldu.
Çocukluğunuzun geçtiği, ilk eğitimi aldığınız yer olan Aydın’a Rektörlük göreviyle hizmet etmek nasıl bir duygu?
Ben 1972 yılında Afyonkarahisar Dinar’da doğdum ancak ilk ve orta öğrenimimi Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde tamamladım. Bu topraklar benim için sadece bir görev yeri değil; çocukluk hatıralarımın, ilk öğretmenlerimin, hayata dair ilk hayallerimin filizlendiği yerler. Bugün Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin Rektörü olarak aynı coğrafyaya hizmet etmek, insanın hayatında nadir karşılaşabileceği bir vefa ve sorumluluk kombinasyonu. Rektörlük makamı, sadece üniversite binalarından ve idari süreçlerden ibaret değil aynı zamanda Aydın’ın ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine yön verebilecek güçlü bir etki alanını da beraberinde getiriyor. Bu nedenle kendimi sadece bir üniversitenin yöneticisi olarak değil, çocukluğunu bu şehirde geçirmiş bir Aydınlı olarak, şehrinin gençlerine, ailelerine, esnafına, üreticisine borcunu ödemeye çalışan biri gibi görüyorum. Her yeni fakülte, her iyileşen kampüs alanı, her artan proje sayısı benim için kişisel bir gurur ve vefa vesilesi.
Görev süreniz dahilinde Aydın’a üniversite bünyesinde yapmayı planladığınız işler nelerdir?
Görev sürem boyunca Aydın’a olan vefa borcumu ödemek için özellikle üzerinde durduğum ve ‘mutlaka hayata geçmesi gereken’ başlıklar var. Örneğin, öğrenciyi merkeze alan üretim ekosistemi yani TÜBİTAK 2209 projelerinde yakaladığımız artışı kalıcı hale getirerek ADÜ’yü, Ege Bölgesi’nde ‘öğrenci projesi’ denince akla gelen ilk üniversitelerden biri yapmak istiyorum. Bu amaçla teknokent, araştırma merkezleri ve sektörle iş birliğini daha da güçlendiren bir yapı kurmak, Aydınlı gençlerin hem istihdam hem girişimcilik olanaklarını büyütecek. Sağlık alanında ise Diş Hekimliği Fakültesi inşaatının tamamlanması, Sağlık Kampüsü’nde planladığımız yeni mescit, otopark ve sosyal alanların hayata geçmesi sadece üniversite için değil, Aydın halkının sağlık hizmetlerine erişimi açısından da kritik. Aydın’ı sağlık turizminde ve sağlık eğitiminde bölgesel bir merkez haline getirmek hedeflerimin başında geliyor. Kültürel ve tarihî mirasla bütünleşen üniversite ise bir diğer hedefim. Tralleis antik kenti başta olmak üzere Aydın’ın zengin arkeolojik ve tarihî dokusunu, Üniversitemizin bilimsel birikimiyle buluşturan projeleri çoğaltmak istiyorum. Tralleis Kazı Çalışmaları’nın resmi açılışındaki rolümüzü, Aydın’ın kültürel mirasını görünür kılan yeni araştırma merkezleri ve disiplinlerarası projelerle güçlendirmeyi planlıyoruz. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, meslek odaları ve basınla kurduğumuz diyaloğu düzenli ve kurumsal bir yapıya kavuşturmak istiyorum. Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nden STK temsilcilerine kadar geniş bir yelpazede yürüttüğümüz görüşmeleri, üniversite–şehir iş birliğinin somut çıktılar ürettiği proje masalarına dönüştürmek temel hedeflerim arasında. ADÜ Veri Merkezi’nin kurulması, kalite süreçlerinin dijitalleşmesi ve uluslararasılaşma stratejimiz, Aydın’ın adını dünyada daha sık duyuracağımız bir sürecin altyapısını oluşturuyor. Özetle Aydın’a olan vefa borcumu eğitimden sağlığa, kültürden bilime uzanan geniş bir yelpazede, kalıcı eserler ve sürdürülebilir projelerle ödemeye çalışıyorum. Görev sürem bittiğinde, hep ifade ettiğim ‘Araştırma Üniversitesi’ kimliğini ADÜ’ye kazandırmışsak mutlu olacağım. ADÜ’yü araştırma üniversitesi yapabilirsek kendimi bu kadim kuruma olan vefa borcumu ödemiş sayacağım. Tüm gayretimiz Üniversitemizi bilimde, inovasyonda ve uluslararası başarıda hak ettiği konuma taşımak içindir. Bu hedef doğrultusunda çalışmaya, üretmeye ve şehrimize değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Modern bir üniversiteyi nasıl tanımlıyorsunuz? ADÜ’yü Aydın’ın geleceğinde nasıl bir "merkez" haline getirmeyi hedefliyorsunuz?
Modern üniversiteleri yalnızca ders verilen yapılar olarak görmüyoruz. Üniversiteler, bulundukları kentin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine yön veren canlı merkezlerdir. Aydın Adnan Menderes Üniversitesini de bu anlayışla, Aydın’ın geleceğinde aktif rol üstlenen, şehre yön veren bir lokomotif kurum haline getirmeyi hedefledik ve bunu önemli ölçüde gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum. Üniversitemizde üretilen bilginin tarım, sağlık, turizm ve çevre gibi Aydın’ın öncelikli alanlarında somut karşılık bulmasını önemsiyoruz. Yerel paydaşlarla kurduğumuz güçlü iş birlikleri, uygulamalı araştırmalar ve girişimcilik odaklı çalışmalarla ADÜ’yü bölgesel bir cazibe merkezi olarak konumlandırıyoruz.
Aydın denilince akla tarım ve turizm geliyor. Bir "Üniversite Kenti" kimliği bu tablonun neresinde? ADÜ, Aydın’ın sadece ekonomisine değil, entelektüel ve kültürel dokusuna nasıl bir yön vermeli?
Tarım ve turizm Aydın için büyük bir zenginlik. Ancak kalıcı kalkınma, entelektüel ve kültürel derinlikle mümkün. “Üniversite kenti” kimliği de tam olarak burada devreye giriyor. ADÜ, bilginin üretildiği, paylaşıldığı ve topluma yayıldığı bir merkez olarak Aydın’ın düşünsel iklimini güçlendirmeli. Bilimsel toplantıların yanı sıra sergiler, konserler, tiyatrolar ve söyleşilerle kentin sosyal hayatına dokunmalıyız. Tarım ve turizmi ise bilgi, kültür ve sürdürülebilirlik perspektifiyle ele alarak Aydın’a yeni bir vizyon kazandırmalıyız. Şimdiye kadar çalışmalarımız hep bu yönde oldu, bunu da gerçekleştirdik.
Modern dünyada üniversiteler artık kapalı birer kale değil. ADÜ’nün fiziksel sınırları ile Aydın’ın sosyal sınırları arasındaki o hayali duvarı yıkmak şehre ne kazandırır?
Modern üniversiteler kapalı yapılar değildir, şehirle birlikte düşünen ve yaşayan kurumlardır. Üniversite kampüsleri ile kentin sosyal hayatı arasındaki o görünmez duvar yıkıldığında, şehir yalnızca akademik değil, kültürel ve insani bir canlılık da kazanır. Topluma açık konferanslar, kültür-sanat etkinlikleri, yaşam boyu öğrenme programları ve ortak projeler bu mesafeyi kapatır. Üniversite halk için “uzak” bir kurum olmaktan çıkar, hayatın doğal bir parçası haline gelir. Aynı şekilde öğrenciler ve akademisyenler şehri yalnızca yaşanılan bir yer değil, birlikte üretilen bir alan olarak görmeye başlar. Bu doğrultuda Bilim İletişimi Ofisimiz aracılığıyla akademisyenlerimizi çiftçilerle, iş insanlarıyla, çocuklarla buluşturuyoruz. Bilgiyi Aydın’ın sokaklarına, meydanlarına taşıyoruz.
Bir veli, çocuğunu ADÜ’ye gönderirken akreditasyon etiketiyle neleri görebilecek?
Akreditasyon sadece akademik bir belge değildir, topluma verilen açık bir kalite sözüdür. ADÜ’lü bir veli için bu etiket, çocuğunun ulusal ve uluslararası standartlara göre denetlenen, güncel ve nitelikli bir eğitim alacağının güvencesidir. Bu güvence; mezuniyet sonrası diplomanın saygınlığından, öğrencinin iş hayatında karşılık bulan bilgi ve becerilerle donanmasına kadar uzanır. Biz bu kalite sözünü sadece belgelerle değil, mezunlarımızın başarısıyla ve toplumun Üniversitemize duyduğu güvenle her gün yeniden üretiyoruz.
Üniversite-şehir entegrasyonu Aydın’a nasıl bir katkı sağlar?
Bilginin yalnızca makalelerde kalması, üniversitenin toplumsal sorumluluğunu eksik bırakır. Oysa bu bilgi, Aydın’daki bir incir bahçesinde verimi artıran bir uygulamaya ya da bir jeotermal tesiste sürdürülebilirliği güçlendiren bir çözüme dönüşmelidir. Üniversite-şehir entegrasyonu sağlandığında Aydın, yalnızca üreten değil; bilgiyi kullanan ve yön veren bir kent haline gelir. Bu da şehri dış koşullara bağlı bir yapıdan çıkarıp, kendi geleceğini bilimle inşa eden güçlü bir merkeze dönüştürür.
Son olarak ADÜ’yü tek cümle ile nasıl tanımlarsanız ?
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi bilgisini toprağa, sanayiye ve kültüre taşıyan, geçmişine sahip çıkan ve geleceğini Aydın’la birlikte yazan bir üniversitedir.
Bizleri makamında kabul ederek sorularımızı yanıtlayan ve Üniversitemizin geleceğine dair kıymetli bilgiler paylaşan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent’e teşekkür ederiz.
Haber: Emine Akbulut/ Mustafa Akgün
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...