Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


KÖŞK’TE DONLUKÇULUK GELENEĞİNİN YAŞAYAN TEMSİLCİSİ: AYŞE OFŞİN

10.03.2026
Yaşam

 

Bugün Köşk’te “donluk” dendiğinde akla gelen ilk ve tek isim olan Ayşe Ofşin, evinin balkonunda başlayan 17 yıllık dikiş mesaisini 3 yıl önce açtığı dükkanıyla ilçenin vazgeçilmez markasına dönüştürdü. Modern tekstilin kuşatmasına “özümüz” dediği şalvarla yanıt veren Ofşin, sadece kumaşları değil sabırla inşa ettiği ustalığıyla bugün tüm ilçenin donluk dendiğinde parmakla gösterilen ismi haline geldi.

 

Aydın’ın Köşk ilçesinde yaşayan 49 yaşındaki Ayşe Ofşin, evinin balkonunda ve mutfak masasında 17 yıl boyunca ilmek ilmek işlediği dikiş mesaisini 3 yıl önce açtığı dükkanıyla profesyonel esnaflığa taşıdı. Toplamda 20 yılı geride bırakan bu zanaat yolculuğunda modern tekstil dünyasının “eskidi” gözüyle baktığı geleneksel şalvar kültürünü “özümüz” diyerek sahiplenen Ofşin, ilçede bu geleneğin en önemli temsilcilerinden biri olarak biliniyor. Evdeki uykusuz gecelerden dükkân vitrinine uzanan bu istikrarlı başarıyı, modern dünyanın unuttuğu şalvarı yeniden baş tacı eden Ayşe Ofşin’in hikayesini sizler için kaleme aldık. 

 

Balkondan esnaflığa uzanan 20 yıl

Ayşe Ofşin’in dikişle tanışması çocukluk yıllarına dayanmaktadır. Dikişle ilk olarak 11 yaşında gittiği Kur'an kursunda karşılaştığı biri sayesinde tanıştı. Ancak asıl serüven kızının doğumundan sonra eve aldığı ilk dikiş makinesiyle başladı. 17 yıl boyunca evinin balkonunda, yazın sıcağında kışın ayazında komşularına şalvar dikerek zanaatını pişiren Ayşe Ofşin’in zanaatı, yıllarca süren ev mesaisinde komşularının ve çevresinin takdiriyle şekillendi. Makine sesinin evin doğal bir parçası haline geldiği o yılları, “Balkonda yaz-kış, gece-gündüz demeden üretim yaptım. Hatta taşındığımda komşum,  makine tıkırtımı bile özlediğini söylerdi.” sözleriyle anlatan Ofşin, profesyonel esnaflığa giden ilk büyük adımı ise oluşturduğu güven bağıyla attı. Bireysel üretimden kitlesel satışa geçişi bir sosyal çevrede deneyimleyen Ofşin, ticari hayatının temelini “güven” üzerine kurdu. İlk ciddi satış deneyiminde henüz tanımadığı müşterilerine duyduğu güvenle ürünlerini ulaştıran Ofşin, o dönüm noktasını, “İlk toplu satışımda insanların ürünlerimi çok beğenmesi ama o an ödeme imkanlarının olmaması üzerine aramızdaki güvene dayanarak satış yaptım. O gün elde ettiğim başarı ve insanların memnuniyeti, bu işi bir dükkan çatısı altına taşımam için gereken en büyük motivasyon oldu.” şeklindeki sözleriyle ifade etti. Bu stratejik adım, Ofşin’in sadece bir terzi değil Köşk ilçesinde geniş müşteri portföyüne sahip bir girişimci olmasının önünü açtı.

 

Donlukçuluk: Kültürel bir nöbet

Ayşe Ofşin, dükkan sahibi olmaya giden yolun taşlarını sabırla döşedi. Yıllarca evinin balkonunda, yazın sıcağında ve kışın ayazında sürdürdüğü bu mesai, aslında büyük bir aile dayanışmasının da sessiz tanığıydı. Eşinin rahatsızlığı nedeniyle geceleri evde kullanılan diyaliz makinesinden yükselen seslere Ayşe Hanım’ın dikiş makinesinin tıkırtısı eşlik etti. O zorlu ve uykusuz geceleri, “Eşim sağ olsun, ben gece yarısına kadar dikiş dikerken o da beni yalnız bırakmamak için yanımda otururdu. Bazen yorgunluktan kolum kalkmazdı ama o destekle devam ederdim.” sözleriyle anan Ofşin için dükkân açmak, sadece bir iş yeri değil bu zorlu hayat mücadelesinin zafer nişanesi oldu. Ofşin, dükkânını büyük bir sermaye ile değil adeta “ilmek ilmek artırarak” kurdu. Bu disiplinli büyüme stratejisinin arkasında ise 90 yaşında bile üretimden kopmayan anneannesinden devraldığı o meşhur “gözü karalık” yatıyor. Kazandığı her kuruşu yeniden kumaşa yatıran Ofşin, o süreci anlatırken, “1 top kumaş sattım, kazancıyla 2 top aldım. O parayı şahsi ihtiyaçlarım için harcamadım, hep işime yatırdım. Şimdi kızımı okutuyorum, oğlumu bu dükkânın kazancıyla evlendirdim. Kendi kazancını dükkânın kasasına koymak bir kadın için tarif edilemez bir gurur.” şeklinde konuştu. Anneannesinin seccade ve şalvar dikerek sergilediği azmi bugün Köşk çarşısına taşıyan Ofşin, bazen borçların altında yorulsa bile köklerinden aldığı güçle ayağa kalktığını belirtirken “Anneannem çok cesur bir kadındı, ben de o mirası devraldım. Bazen toptancıya borcum birikiyor, ‘Ne yapıyorum ben?’ diyorum ama sonra anneannem gibi pes etmeden yola devam ediyorum. Benim için şalvar dikmek sadece bir iş değil, nesilden nesile aktarılan bir kültürel nöbettir.” dedi. Bu zorlu süreçten süzülüp gelen emek, bugün modern modanın hızla değişen dünyasına karşı dik bir duruşa dönüştü. “Donlukçuluk” tabiriyle anılan şalvar dikiminden vazgeçmeyen ve bu geleneği yaşatmayı kendine görev edinen Ofşin, hiçbir hayal için geç olmadığını, “Şalvar bizim kültürümüz ve ben bu mirası taşımaktan gurur duyuyorum. Hiçbir şey için geç değil. Yeter ki pes etmeyelim.” sözleriyle vurguladı.

 

Ayşe Ofşin’in evinin balkonunda başlayan bu serüven, bugün Köşk çarşısında geleneksel dokunun korunduğu bir başarı merkezine dönüşmüş durumda. Köşk halkının vazgeçilmez donluk kültürüne bir marka disipliniyle yaşatan Ofşin, bu konuda akla gelen tek isim olma özelliğini taşıyor. Ofşin’in hikayesi, sabırla işlenen bir zanaatın doğru zaman ve büyük bir azimle birleştiğinde nasıl vazgeçilmez bir değere dönüşebileceğinin en somut örneklerinden biri haline geldi.

 

Haber: Büşra Oflaz 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00