Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


İNTİHAR VE STRES ARAŞTIRMALARI LABORATUVARI BİLİMSEL BİR İHTİYAÇTAN DOĞDU

27.12.2025
Sağlık

 

ADÜ’de kurulan İntihar ve Stres Araştırmaları Laboratuvarı, intiharı yalnızca bir sonuç değil; çok boyutlu bir toplumsal mesele olarak ele almayı hedefliyor.

 

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bilimi Klinik Psikoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Tolga Köskün tarafından kurulan İntihar ve Stres Araştırmaları Laboratuvarı, Türkiye’de akademik olarak görece ihmal edilen intihar olgusunu, bilimsel yöntemlerle ele almak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Laboratuvar, hem akademik üretimi teşvik etmeyi hem de intihar okuryazarlığını artırarak, toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Dr. Öğr. Üyesi Tolga Köskün, laboratuvarın kuruluş sürecini, bilimsel gereklilikler ve uzun süredir devam eden akademik çalışmalar doğrultusunda şekillendirdiklerini belirtiyor. Köskün’e göre intihar, yalnızca bireysel değil, psikolojik, sosyal ve kültürel boyutları olan çok katmanlı bir olgu olarak ele alınmalı.

 

Bu laboratuvar, akademik bir boşluktan doğdu

İntihar ve stres alanındaki akademik ilgisinin doktora sürecine dayandığını ifade eden Köskün, laboratuvarın temel çıkış noktasını, “İntihar alanında çalışan araştırmacıları bir araya getirebilecek, bilimsel üretimi teşvik edecek bir yapıya ihtiyaç olduğunu gördük. Bu laboratuvar, hem bu alanda çalışan araştırmacılar için ortak bir zemin oluşturmak, hem de yeni çalışmalar üretmek amacıyla kuruldu.” sözleriyle açıkladı. Laboratuvarın bir diğer önemli amacının, intihara dair toplumsal farkındalığı artırmak olduğunu vurgulayan Köskün, özellikle sosyal medya üzerinden yürütülen çalışmalarla intihar okuryazarlığını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Bu yaklaşım, laboratuvarı yalnızca akademik bir birim olmaktan çıkararak topluma dokunan bir yapı hâline getiriyor.

 

Bilimsel projelerin uzantısı olarak bir laboratuvar

Laboratuvarın kuruluş sürecinin aynı zamanda akademik projelerle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Köskün, TÜBİTAK 3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenen projelerin de bu yapı altında yürütüldüğünü ifade etti. Lisans bitirme tezleri, yüksek lisans çalışmaları ve doktora araştırmaları laboratuvarın önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Bu yönüyle laboratuvar, yalnızca mevcut araştırmaları yürütmekle kalmıyor, aynı zamanda bu alana ilgi duyan öğrenciler için bir eğitim ve araştırma alanı işlevi de görüyor.

 

Katılımcı seçiminde araştırma etiği ön planda

İntihar gibi hassas bir konuda yürütülen araştırmalarda katılımcı güvenliğinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Köskün, örneklem seçiminde araştırmanın amacına göre farklı kriterler uygulandığını belirtti. Bazı çalışmalarda genel toplum örneklemiyle çalışılırken bazı araştırmaların, doğrudan intihar düşüncesi veya girişimi öyküsü olan bireylere odaklandığını ifade etti. Tüm çalışmalarda ortak olan temel kriterin gönüllülük esasına dayalı katılım olduğunu vurgulayan Köskün, 18 yaş sınırının ve belirli dışlama kriterlerinin etik açıdan zorunlu olduğunu dile getirdi. Yakın zamanda travmatik bir kayıp yaşamış bireylerin ya da araştırma sonuçlarını etkileyebilecek psikiyatrik tanılara sahip kişilerin, çalışmanın doğasına göre dışlanabildiğini belirtti.

 

Etik kurul süreçleri ve katılımcı güvenliği

Laboratuvarda yürütülen tüm araştırmaların etik kurul onayıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Köskün, veri toplama ve saklama süreçlerinin de bu çerçevede şekillendirildiğini söyledi. Katılımcıların kimlik bilgilerini açığa çıkaracak herhangi bir veri toplanmadığını belirten Köskün, çalışmaların büyük ölçüde anonim yürütüldüğünü vurguluyor. Araştırmalara katılan bireylerin, sürece başlamadan önce bilgilendirici gönüllü onay formunu incelediklerini belirten Köskün, bu formda araştırmanın amacı, süresi, gönüllülük esasları ve katılımcı haklarının açıkça belirtildiğini ifade etti.

 

Veri toplama yöntemleri ve ölçüm araçları

Laboratuvarda ağırlıklı olarak öz bildirim temelli ölçüm araçlarının kullanıldığını aktaran Köskün, kamuoyunda yaygın olarak “anket” diye bilinen bu araçların, bilimsel geçerliliğe sahip ölçeklerden oluştuğunu belirtti. Bunun yanı sıra ilerleyen süreçte bilgisayar tabanlı görevler ve deneysel yöntemlerin de kullanılmasının planlandığını ifade etti. Stres ölçümünde biyolojik ve psikolojik verilerin birlikte ele alınabildiğini söyleyen Köskün, kortizol düzeyi ve deri iletkenliği gibi biyolojik göstergelerin, öz bildirim verileriyle birlikte değerlendirildiği çalışmalara dikkat çekti. Bu bütüncül yaklaşımın, stres ve intihar riskini daha doğru analiz etmeye olanak sağladığını vurguladı.

 

Türkiye’de intihar araştırmalarına dair bulgular

Türkiye’de intihar araştırmalarının büyük ölçüde risk faktörlerine odaklandığını belirten Köskün, TÜİK verilerine göre ölümle sonuçlanan intihar oranlarında belirgin bir artış olmadığını ancak intihar girişimlerine dair sağlıklı verilerin sınırlı olduğunu ifade etti. Psikiyatrik tanılar, sosyoekonomik zorluklar, aile içi şiddet ve travmatik yaşantıların önemli risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Köskün, kendi çalışmalarında özellikle kişiler arası ilişkiler, aidiyet duygusu ve sosyal destek ağlarının intihar riski üzerindeki etkilerine odaklandıklarını söyledi. Köskün’e göre bireylerin kendilerini sevdiklerine yük olarak algılaması ve sosyal ortamlardan kopuk hissetmesi, intihar riskini artıran temel etkenler arasında yer alıyor.

 

Genç araştırmacılara çağrı

Bu alanda çalışmak isteyen öğrenci ve genç araştırmacılara da tavsiyelerde bulunan Köskün, ilgili akademisyenlerle doğrudan iletişime geçmenin önemine dikkat çekiyor. Öğrencilerin ilgi alanlarını ve hedeflerini açıkça ifade eden e-postalarla akademisyenlere ulaşmalarının, bu alana adım atmak açısından önemli bir başlangıç olduğunu vurguluyor.

 

Bilimsel üretimle toplumsal sorumluluk arasında

İntihar ve Stres Araştırmaları Laboratuvarı, akademik bilgi üretiminin ötesine geçerek, toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden bir yapı olarak dikkat çekiyor. Laboratuvar çalışmaları, intiharı yalnızca bireysel bir sorun olarak değil; sosyal bağlamı olan ve önlenebilir bir halk sağlığı meselesi olarak ele almanın önemini ortaya koyuyor.

 

Haber: Nisa Gül Teke

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00