Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


İNTERNETİN VE DİJİTALLEŞMENİN İLERLEMESİNE RAĞMEN İNTERNET KAFELER NASIL AYAKTA KALIYOR?

29.10.2026
Dosya

 

Evlerde bilgisayar ve yüksek hızlı internet erişiminin standart hale gelmesiyle birlikte “Tarihe mi karışıyor?” gözüyle bakılan internet kafeler, kabuk değiştirerek altın çağını yaşamaya devam ediyor. Zincir marketlere direnen bakkallara benzetilen sektör, eskinin ‘karanlık ve güvensiz’ imajından sıyrılarak gençlerin en güvenli sosyalleşme alanlarına dönüşmüş durumda. İşletmecilerle, gençlerle ve sosyologla yapılan görüşmeler, evinde en üst düzey sisteme sahip olanların bile turnuva heyecanı, nezih arkadaşlık ortamı ve sokaktaki şiddet olaylarından kaçış gibi nedenlerle internet kafeleri tercih ettiğini gözler önüne seriyor.

 

Günümüzde hemen hemen her evde internet bağlantısı ve bilgisayar bulunmasına rağmen, internet kafeler dolup taşmaya devam ediyor. Toplumda oluşan “Evde bilgisayar varken kafeye neden gidilir?” sorusunun yanıtını aramak üzere bir araya geldiğimiz işletmeciler ve gençler, bu mekanların artık sadece oyun oynanan yerler değil, tıpkı kafede kahve içmek gibi birer “sosyal aktivite merkezi” haline geldiğini vurguladı. Konuyu sosyolojik açıdan değerlendiren İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ali Erdem Akgül ise bu yönelimin temelinde değişen aile yapısı, güvenlik kaygıları ve grup dinamiklerinin yattığına dikkat çekti.

 

Evdeki bilgisayarlar sosyalleşme ihtiyacına yenik düşüyor
Gençlerin, ellerinin altındaki teknolojiye rağmen neden hâlâ bu mekânları tercih ettiği sorusuna yanıt veren internet kafe işletmecisi Muhammet İlbasmış, durumu kafe kültürüne benzetti. İlbasmış, “İnsanların evinde çok iyi bir bilgisayarı olabilir ancak arkadaşlarıyla sosyal aktivite yapmak, dışarı çıkıp yan yana oturarak vakit geçirmek için buraya geliyorlar. Nasıl ki arkadaşlarınızla dışarı çıkıp kahve içiyor, tatlı yiyorsanız, burası da onun gibi bir sosyal aktivite yeri.” diyerek mekânların birleştirici gücüne dikkat çekti. Bu durumu sosyolojik açıdan ele alan Dr. Öğr. Üyesi Ali Erdem Akgül de internet kafelerin kendine has atmosferine vurgu yaptı. Akgül, “Gençler evden de bağlanıp oynayabiliyor ama internet kafenin havası ve atmosferi farklı. Orada sosyalleşiyorlar, içecek içiyorlar, sohbet ediyorlar, birbirleriyle şakalaşıyorlar. Ayrıca bir grup dinamiği var; grubun lokomotifi olan kişi oraya gidiyorsa etrafındaki herkesi de toparlıyor. Tıpkı kahveye gidip okey veya kağıt oynamak gibi, küçük yaşlardan itibaren kazanılmış bir alışkanlık ve sosyalleşme biçimi olarak burayı tercih ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

 

“Sokaktaki şiddetten kaçıp buraya sığınıyoruz”
Haberin en çarpıcı detaylarından biri ise gençlerin internet kafeleri dış dünyadan daha güvenli bulması oldu. Haftanın 4-5 günü internet kafeye geldiğini ve yaklaşık 4 saat vakit geçirdiğini belirten 18 yaşındaki oyuncu Deniz Ömür Öğüt, kafelerin bir nevi sığınak işlevi gördüğünü dile getirdi. Gençlerin normal kafeler yerine neden internet kafelerde toplandığını sorusunun yanıtlayan Öğüt, “İnternet kafelerin ortamı dışarıya göre daha güvenli. Dışarda bıçaklanma olayları oluyor, gençlere ve okullara saldırılar düzenleniyor. Böyle bir şey yaşamaktansa internet kafeye gelip rahat ve güvenli bir şekilde oyunumu oynamayı tercih ediyorum.” dedi. Evinde interneti olduğunu ancak oyuncu bilgisayarı bulunmadığını ifade eden Öğüt, imkanı olsa dahi internet kafeden vazgeçmeyeceğinin altını çizerek şunları ekledi: “Evde kendi bilgisayarım olsa bile buraya gelmemi aksatmaz. Çünkü benim bilgisayarım olabilir ama tüm arkadaşlarımın olamaz. Ben buraya zaten onlarla vakit geçirmek için geliyorum.”

 

Azalan çocuk sayısı ve güvenlik kaygısı ailelerin tercihini değiştirdi
Ailelerin ve gençlerin güvenlik algısındaki bu değişimi değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Ali Erdem Akgül, kırsal toplumdan kent yaşamına geçişle birlikte ebeveynlerin korkularının arttığını belirtti. Akgül, “Çağın çok hızlı olması, iletişimin ve suç-şiddet olaylarının artması velileri korkutuyor. Eskiden kırsal nüfus fazlaydı, herkes birbirini tanırdı ve çocuk kalabalık ailede büyürdü. Şu an ise ailelerin bir veya iki çocuğu var. Çocuk sayısı az olunca ailelerin onların üzerine titremesi de artıyor. Veliler telefon ve bilgisayar kullanımından şikayet etse de araştırmalar anne ve babanın dijital araçları daha yoğun kullandığını, çocukların da onları rol model aldığını gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Asosyal yapmıyor aksine sosyalleştiriyor
Toplumdaki “Bilgisayar oyunları gençleri asosyal yapıyor” algısına da karşı çıkan gençler ve işletmeciler, bu mekânların aslında yeni bağlar kurmak için ideal olduğunu savundu. İnternet kafe işletmecisi Muhammet Demir, mekânlarların gençlere sıcak bir aile ortamı sunduğunu belirterek, “Asosyal çocuklar genellikle buraya gelip yeni arkadaşlıklar ediniyor ve kendilerini yeniden dış dünyaya açıyorlar. Çocuklar kötü alışkanlıklarını bırakıp burada hep birlikte güvenli bir ortam oluşturuyor.” ifadelerini kullandı. Bu durumu kendi yaşantısıyla destekleyen Deniz Ömür Öğüt ise sosyal hayatından hiçbir şey kaybetmediğini vurgulayarak, “Kız arkadaşımla, ailemle gayet rahat görüşüyorum. Hatta kız arkadaşım bana buraya yemek getiriyor, bazen de ben oyunu bırakıp onun yanına gidiyorum. Benim için burası bir kaçış değil; rahatladığım, güzel arkadaşlar edindiğim sosyal bir alan.” şeklinde konuştu. İşletmeci İlbasmış da aynı oyunu oynayan gençlerin birbirlerini masalarına davet ederek kısa sürede kalıcı dostluklar kurduğunu belirtti.

 

Sistemden önce insan kalitesi ve kurallar aranıyor
İnternet kafe serüveni yaklaşık 10-11 yaşlarında PlayStation salonlarında başlayan ve uzun yıllardır bu kültürün içinde olan Berk Şenol ise mekan tercihinde en önemli kriterin donanımdan ziyade ‘insan kalitesi’ olduğunu kaydetti. Geçmişte arkadaşlarıyla FIFA, Blur ve Mortal Kombat oynayarak bu kültüre adım attığını hatırlatan Şenol, bir kafede asla taviz vermediği kuralları şu sözlerle özetledi: “İçeride sigara içilmemesi benim için çok önemli, içiliyorsa o an bırakırım orayı. Gelen insanların düzgün olması lazım. Sistem ne kadar iyi olursa olsun. İçerideki insanların kalitesi, sistemin kalitesinden daha önemli.”

 

Ailelerin ‘+18’ korkusu bitti, AVM’ye göre daha ekonomik
Geçmiş yıllarda ailelerin çocuklarını göndermekten çekindiği internet kafeler, kötü imajını da tamamen üzerinden atmış durumda. Eskiden ailelerin zihinde “+18 içerikler izleniyor” şeklinde haklı bir endişe olduğunu hatırlatan işletmeci Muhammet İlbasmış, günümüzde bu durumun tamamen değiştiğine dikkat çekti. İlbasmış, “Şu an o teknoloji (izinsiz ve kontrolsüz erişim) hiçbir internet kafede kalmadı. Artık sadece oyun oynanıyor. Anneler çocuklarını kapıdan bırakıp gidebiliyor, aileler bu yönde çok rahat.” dedi. Ayrıca internet kafelerin günümüz şartlarında daha ekonomik bir sosyalleşme aracı olduğunu savunan İlbasmış, “Gençler AVM’ye gittiğinde harcama lüksleri çok ucu açık ama burada harcama limiti sabit. Bir saat oturuyorsun, o saatte ödeyeceğin para belli. Bu da aileler için daha güvenilir bir ortam yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

 

Turnuva heyecanı ve yeni sistemler sektörü canlı tutuyor
Gelişen teknolojiye rağmen kafelerin dolup taşmasının bir diğer nedeni ise donanım yenilikleri ve e-spor heyecanı. İşletmeci İlbasmış, kafelerin kendi içlerinde düzenlediği oyun turnuvalarının okullardaki spor turnuvaları gibi gençleri cezbettiğini söyledi. Ayrıca maddi imkânı olmayan veya evindeki sistemden daha iyisini denemek isteyen gençlerin de kafeleri tercih ettiğini belirten İlbasmış, “Gençler bir üst modeli denemek, onun tadını çıkarmak için buraya geliyor.” diye konuştu. İlbasmış, bu yoğun dijital hayatın tek olumsuz yönünün ise gençlerin okulda dersteyken kafeyi düşünerek eğitimden geri kalma ihtimalini sözlerine ekledi.

 

Uzmanından ‘doz’ uyarısı: “Günde 4-5 saat iletişim becerilerini ve iş hayatını vuruyor”
İnternet kafelerin sunduğu sosyalliğin sınırlarına ve aşırı kullanımın getirebileceği risklere değinen Sosyolog Dr. Öğr. Üyesi Ali Erdem Akgül ise önemli uyarılarda bulundu. İletişim becerisinin ve kendini ifade edebilmenin çağımızın en kritik yetkinliği olduğunu vurgulayan Akgül, konfor çağında büyüyen gençlerin gerçek hayatın zorluklarıyla karşılaştığında bocalayabildiğini ifade etti. Oyun oynamanın dozunda bırakıldığında stres atmak ve sosyalleşmek için gayet faydalı olduğunu belirten Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Haftada bir-iki gün gidip arkadaşlarla buluşmak, dozunu ayarlamak hoş vakit geçirmeyi sağlar, vücut endorfin salgılar ve stres atılır. Üstelik sigara yasağı olan temiz, nezih ve şık mekanlar bu açıdan çok iyi. Acil bir çıktı almak, mail göndermek gibi pratik ihtiyaçlar için de bu mekanlar hala çok işlevsel. Ancak bir genç günde 4-5 saatini internet kafede oyuna veriyorsa; orada kendini geliştirme, bilgi edinme ve akademik başarı açısından büyük bir sorun başlar. Sadece belli bir oyuncu grubuyla samimi olup farklı insanlarla tanışamayan, içe kapanık gençler, ileride bir kız arkadaşı edinmek istediğinde ya da iş başvurusuna gittiğinde kendini ifade etmekte büyük zorluklar yaşar. Dijitalin verdiği o rahatlık ve konfor, iş hayatın sıkılığı ve gerçekliğiyle uyuşmadığında gençler motive olamıyor ve ‘ev genci’ olmayı tercih edebiliyor.”

 

Tıpkı zincir marketlere direnen bakkallar gibi teknolojiye karşı ayakta kalan sektörün geleceğine dair konuşan bir diğer İşletmeci Muhammet Demir ise iddialı konuştu: “Teknoloji durmadığı ve gençler var olduğu sürece internet kafecilik sektörü hiçbir zaman bitmez.”

 

Haber: Yasin Sonyıldız

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00