Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


İNSANCIL HASADIN GÜCÜ: BALIĞA DOKUNMADAN KALİTEYİ ZİRVEYE TAŞIYAN SİSTEM

19.12.2025
Dosya

 

Türkiye’de deniz balıkları yetiştiriciliğinin bilimsel altyapısına yön veren Prof. Dr. Deniz Çoban, 30 yıllık akademik birikimiyle sektörün en etkili isimlerinden biri. Ege Üniversitesi’nde tamamladığı yüksek lisans ve doktora eğitiminin ardından 2009’dan bu yana Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Mühendisliği Bölümü’nde görev yapan Dr. Çoban; çipura, levrek ve alabalık yetiştiriciliğinde Türkiye’de birçok ilki gerçekleştiren uzman olarak biliniyor. Didim ve Söke kıyılarındaki yetiştiricilik tesisleri ile göl ve sulak alanların izleme çalışmalarında aktif rol alan Çoban, sahadaki tecrübesiyle dikkat çekiyor.

 

Balık refahını modern yetiştiriciliğin temel şartı olarak tanımlayan Prof. Dr. Deniz Çoban ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide, elektrikli hasat yönteminden stok yoğunluğuna, insancıl öldürmeden, stres parametrelerine kadar sektörün kritik unsurlarını konuştuk. Türkiye’nin balık refahı üzerine yayımlanan ilk uluslararası raporunda da görev alan Dr. Çoban, bu çalışmanın ülkeye neden liderlik kazandırdığını ve balık sağlığının ihracat kalitesine nasıl yansıdığını anlattı.

 

Balık yetiştiriciliğinde hangi temel parametreleri dikkate alıyorsunuz ve bu parametrelerin balıkların refahına etkisi nedir?

Biz doğadaki koşulları taklit ediyoruz ve bazı temel parametreleri de dikkate alıyoruz. Bu parametreler; su sıcaklığı, oksijen seviyesi ve strese yol açabilecek faktörleri engellemeye yönelik koşullardır. Bunların içerisindeki en önemli parametre ise refahtır. İnsanlarda olduğu gibi stres faktörü azaldığında canlılar daha mutlu ve sağlıklı olur. Bu durum balıklar için de geçerlidir. Balıkların bulunduğu ortam ne kadar strese yol açıyorsa, yaşama oranları ve büyümeleri o kadar düşer. Stres faktörünün önüne geçtiğinizde balıklarda refah artar, bu da yaşama oranının artmasını sağlar.

  

Balık stok yoğunluğunun bilimsel olarak hesaplanması neden hayati bir süreçtir? Önerilen yoğunluğun aşılması balık sağlığında nasıl bir fizyolojik ve davranışsal risk oluşturur?

Balık refahını artıracak en önemli unsurlardan biri stok yoğunluğudur. Metreküp başına bir canlının yaşayabileceği stok miktarını hesaplıyoruz. Literatüre göre, metreküp başına 5 ile 7 kilogram arasında stok yoğunluğu idealdir. Bu sınır aşıldığında balıklar strese girer, stres durumunda büyüme yavaşlar ve hastalık ile ölüm riski artar. Stok yoğunluğunun kontrol altında tutulması ve dengeli bir ortamın sağlanması, balık refahı için kritik öneme sahiptir. Bu nedenle balık yoğunluğu, stok miktarı ve balık türü oldukça önemlidir.

 

Türkiye’nin çipura, levrek ve alabalık yetiştiriciliğinde dünya liderliğini sürdürmesinde hangi bilimsel prensipler ve yönetim stratejileri etkili oluyor?

Türkiye olarak, çipura, levrek ve alabalık yetiştiriciliğinde dünya liderliğini sürdürebilmemizin temelinde, bilimsel verilerle desteklenen üretim yöntemleri ve titiz yönetim stratejileri yatıyor. Öncelikle, balıkların refahını ön planda tutan sistemler kuruyoruz; su sıcaklığı, oksijen düzeyi ve stok yoğunluğu gibi parametreleri sürekli izleyerek, doğadaki dengeleri taklit etmeye çalışıyoruz. Ayrıca, üretim sürecinde hem beslenme hem de sağlık yönetimi konularında en güncel bilimsel yöntemleri kullanıyoruz. Balıkların büyüme hızlarını optimize ederken, hastalık riskini minimuma indiriyoruz. Bu, sadece üretim verimliliği için değil, ihracat kalitesi için de kritik öneme sahip. Bunların yanı sıra, entegre yönetim stratejileri uyguluyoruz; çiftliklerde teknolojiyi etkin kullanarak üretim süreçlerini dijital olarak takip ediyoruz, verimlilik ve kaliteyi sürekli analiz ediyoruz. Eğitimli personel ve su ürünleri mühendisleri ile saha denetimleri yaparak hem üretim hem de etik standartları sağlıyoruz. Bu bütünsel yaklaşım sayesinde, bugün Türkiye yılda 2 milyar dolara yakın ihracat yapabiliyor ve dünyada çipura, levrek ile alabalık yetiştiriciliğinde Türkiye bir numaralı konumunu sürdürüyor. Bilimsel prensipler ve stratejik yönetim, bu başarının temel taşıdır.

 

Elektrikli çarpma sistemi olarak bilinen insancıl hasat yöntemi teknik açıdan nasıl çalışmaktadır ve bu yöntem balık eti kalitesini, raf ömrünü ve tüketici güvenliğini nasıl etkiliyor? 

Balık refahı, balığın sağlığı ve insancıl şekilde öldürülmesi ile ilgilidir. İnsancıl öldürme yönteminde balık acı çekmeden ve çırpınmadan öldürülür. Bunun için elektrikli hasat yöntemi kullanıyoruz. Balığa uygun voltajda elektrik verilerek çırpınmaması sağlanır ve sonrasında sulu buzlu bir ortama alınarak ölüm süreci acısız bir şekilde tamamlanır. Bu sistem hem balığın et kalitesini artırır hem de insancıl öldürme yöntemi gerçekleşir. Elektrikli çarpma sisteminde balığın hasat edildikten sonra raf ömrü ve pazara ulaşma süresinin uzaması için balığa hiç el değmeden pompa ile sisteme alınır, sulu buzlu bir ortamda paketleme tesisine aktarılır ve işlenir. Türkiye’de bu yöntemin kullanım oranı %60’tır. Türkiye’nin büyük üretici olmasının da etkisiyle bu sistem ülkemizde yaygın olarak uygulanmaktadır.

 

Türkiye’nin ve dünyanın ilk balık refahı raporunu hazırlama süreci nasıl ilerledi ve bu çalışmanın sektöre ve geleceğin su ürünleri mühendislerine kazandırdığı farkındalık nedir? 

Türkiye raporu, dünyada yayınlanmış balık refahı üzerine ilk rapordur. Raporda emeğim çok büyüktür. Bu çalışmada üç Deniz olarak çalıştık: Deniz Hanım, Deniz Bey ve ben. Hem Türkiye’nin hem de dünyanın ilk raporu, bu çalışmamızdır. Raporu hazırlarken, balık refahı üzerine çalışan bir ekip ile bir araya gelerek saha çalışması yaptık. Bir hafta boyunca balık çiftliklerini ziyaret ettik, elektrikli hasat yöntemiyle balıkların sağlığı ve ölüm üzerindeki etkilerini gözlemledik, göz ve solungaç hareketlerini fizyolojik olarak inceledik ve yöntemin etkinliğini test ettik. Amaç, balıkların insancıl yöntemlerle öldürülmesini sağlayarak her bir canın özenle ele alınmasını sağlamak. Bu yöntemi sertifika programları üzerinden de doğruluyoruz. Helal kesim benzeri bir sistem uygulanıyor; balıklar acı çekmeden hasat ediliyor ve etin kalitesi arttırılıyor. Türkiye’de 14 su ürünleri mühendisliği lisans programı bulunuyor. Geçen yıl Eylül ayında bu fakültelerden 20 öğrenciyi farklı şehirlerden getirerek üç günlük kamp eğitimi verdik. Kampta hayvan refahı dersleri verildi, saha çalışmaları yaptırıldı ve öğrenciler, mezun olduktan sonra balık refahı üzerine daha bilinçli çalışmalar yürüttüler. Türkiye’nin en büyük üretici olmasının yanı sıra, bu bilgilerin paylaşılmasını düşündük ve diğer kişilerin de faydalanmasını sağlamak amacıyla Çiftlik Hayvanları Derneği ile birlikte Future for Fish programını başlattık. Böylece “ne kadar çok balığa dokunabiliriz?” sorusuna yanıt vermiş olduk.

 

Balık refahı ve insancıl hasat konusundaki kıymetli katkılarını bizlerle paylaşan Prof. Dr. Deniz Çoban’a bizlere vakit ayırdığı için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Söyleşimizde aktardığı bilgi ve deneyimler, Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde ulaştığı başarının ardındaki bilimsel gücü ve vizyonunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

 

Haber: Kübra Helin Akbaş

Fotoğraf: Melisa Ayhan

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00