Huzurevinde kavuşan kalpler, aşkın yalnızca gençliğe ait bir ayrıcalık olmadığını, kalpten gelen bir bağın her yaşta yeniden filizlenebileceğini gösterdi.
Hayatın ikinci baharı, bazen beklenmedik anda ve beklenmedik bir yerde karşımıza çıkar. 77 yaşındaki Arif Çukurovalı ile Zeynep Dönmez, yıllar süren yalnızlık ve hayatın zorluklarının ardından huzurevinde buluştular ve aşklarını nikahla taçlandırdılar. İlk karşılaşmalarındaki heyecan zamanla derin bir sevgiye dönüştü. Bugün birlikte yaşadıkları her an, ikinci baharın mutluluğunu ve huzurunu yansıtıyor.
Beklenmedik bir karşılaşma
Arif Çukurovalı ile Zeynep Dönmez’in yolları, İstanbul’da Çukurovalı’nın işlettiği restoranda kesişti. Zeynep Dönmez, kızının yanına İstanbul’a geldiği bir dönemde bu restorana uğradı. Çukurovalı, konuşmasından onunla aynı memleketten olduklarını fark etti. Bu ortaklık, ilk sohbeti başlattı. Dönmez, Çukurovalı’yı ilk gördüğü anı aynı heyecanla hatırlıyor: “Onu çok beğendim, etkilenmiştim. Sonra o etkilenme beni restorana daha sık götürmeye başladı.” Zamanla sohbetler uzadı, ilgi karşılıklı bir bağa dönüştü. Bu tanışma, yaşları ilerlemiş iki insan için beklenmedik ama derin bir aşka kapı aralıyordu.
Mesafelere rağmen kopmayan bağ
Aradan bir süre geçtikten sonra Çukurovalı restoranını kapatarak Aydın’a yerleşti ve huzurevine geçti. Fiziksel mesafe artsa da bağları kopmadı. Telefon görüşmeleriyle iletişimlerini sürdürdüler. Konuşmalar arttıkça birbirlerini daha yakından tanımaya başladılar. Bu özlem Çukurovalı’ya fazla geldi ve dayanamayarak İstanbul’a, Dönmez’i görmeye gitti. Bu buluşma, ilişkileri için bir dönüm noktası oldu. Çukurovalı, Dönmez’i Aydın’a gelmesi için ikna etti.
Zeynep Dönmez o süreci şöyle dile getirdi: “O dönemde kızımla birlikte yaşıyordum. Arif onun yanına gelmem için çok ısrarda bulundu ben de daha fazla dayanamadım, Aydın’a gelmeye ve onunla berber huzurevinde kalmaya karar verdim.” Bu aşk huzurevinde başlamadı ama huzurevinde kök saldı ve güçlendi.
Gençlik aşkını değil, bugünkü aşkımızı seçtik
Her ikisinin de üçer çocuğu var. Çukurovalı boşanmış, Dönmez ise eşini kaybetmişti. Dönmez'in ilk evliliği Almanya’daydı, zorunlu nedenlerle Türkiye’ye döndü, eşiyle yıllarca ayrı yaşadı. Eşinin başka bir hayat kurmasını kabullendi. Yıllar sonra eski eşi hastalandı ve vefat etti. Dönmez ve Çukurovalı, “gençlik aşklarını değil, bugünkü aşklarını” seçtiklerini söylüyor. Ancak çevrenin ne düşüneceği kaygısı nedeniyle bu evlilik, Dönmez’in oğlu tarafından sonradan öğrenildi. Zamanla çocuklar da bu birlikteliği kabullendi. Zeynep Dönmez, yalnızlıkla ilgili düşüncesini şu sözlerle özetliyor: “Yalnızlık güzel bir şey değil. İnsan her yaşta bir hayat arkadaşına ihtiyaç duyuyor.”
Huzurevinde düğün gibi nikah
Nikahları, Aydın’daki huzurevinde kıyıldı. Törene Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, Aydın Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şenay Polatır, Şube Müdürü Refik Taşkır, Huzurevi Müdürü Aytül Çelik, huzurevi sakinleri ve çalışanları katıldı. Nikah anını anlatırken ikisinin de yüzü gülümsüyor: “Biz sade bir nikah bekliyorduk ama her yeri süslemişlerdi. Düğün gibiydi. Pasta kestik, eğlendik. Oradaki arkadaşlarımızın da buna şahit olması bizi çok mutlu etti. Başka yerde olsa bu kadar güzel olmazdı.”
İlk günkü heyecan hala devam ediyor
Dönmez için en güzel anı, Çukurovalı ile ilk karşılaştığı an: “O anı, o heyecanı hala hatırlıyorum. Sanki kalbim yeniden atmaya başlamıştı aradan 3 yıl geçti ama sanki hala ilk gün gibi.” Çukurovalı ise kendisini çok şanslı hissettiğini söylüyor: “Kafama koymuştum, onunla evlenecektim. Er ya da geç olacaktı bu ve de oldu. Birbirimize kavuştuk.” Ayrıca Çukurovalı yıllardır yazdığı şiirlerden bazılarını, Dönmez için özel olarak kaleme aldığı da bu hikayenin en zarif ayrıntılarından biri.
Arif Çukurovalı ve Zeynep Dönmez’in hikayesi, aşkın yalnızca gençliğe ait olmadığını, bazen en olgun haliyle, en sakin zamanında geldiğini hatırlatıyor. Bu hikaye, huzurevinde atılan bir nikah imzasından çok daha fazlası, yalnızlığa karşı verilen bir cesaret, hayata yeniden “biz biriz” diyebilme iradesi.
Haber: Kübra Helin Akbaş
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...