Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


HERİSE: BİR KAZANIN ETRAFINDA TOPLANAN HAFIZA

03.03.2026
Kültür Sanat

 

Saatlerce kaynayan buğday ve et yalnızca bir yemek değil; sabrın, paylaşmanın ve toplumsal hafızanın sembolü. Herise, Hatay’da bir kazan etrafında kurulan birlik duygusunun adıdır.

 

Bazı yemekler Hatay’da yalnızca lezzetiyle değil, aynı zamanda derin anlamı ile de önemli bir yer tutar. Arap Alevi toplumunda kuşaklar boyu yapılan herise daha fazlası olarak algılanıyor; bu bir tarifin ötesindedir. Bazen bir adak, bazen bir yas yemeği olarak karşımıza çıkan herise, zaman zaman ise toplumsal dayanışmanın sessiz ifadesini temsil eder. Değişen şehir hayatı, göçler ve kuşaklar arasındaki farklılıklar bu geleneği nasıl etkiledi? Hatay’ın eski tanınmış isimleri Tacettin Gassaloğlu ve Hakan İmren ile herisenin geçmişini, bugünkü durumunu ve gelecekteki durumunu ele aldık.

 

''İnsanları bir araya getiren bir sebepti''

Çocukluğunda herisenin sadece bir yemek olarak görülmediğini belirten Gassaloğlu, ''Evde ‘Herise yapılacak’ denildiğinde atmosfer değişirdi. O gün normal bir gün olmazdı. Ya bir adak mevcuttu ya da toplumu etkileyen önemli bir konu vardı. Kazan kurulduğunda mahallede bir hareketlilik olurdu. Çocuklar odun taşırken, kadınlar buğdayı ayıklardı ve erkekler kazan başında nöbet tutardı. Yani herise, insanları bir araya getiren bir sebepti.'' dedi.

 

''Ama temelinde hep dayanışma vardı''

Herisenin hem sevinç hem de yas zamanında yapıldığını belirten Gassaloğlu, ''Yas dönemlerinde yapılan herise daha sessiz, daha ağır bir atmosferde olurdu. Paylaşmak, acıyı bölmek öncelikti. Sevinçli zamanlarda ise daha coşkulu olurdu. Ama temelinde hep dayanışma vardı.'' dedi.

 

''O niyet kısmı önemliydi''

Herisenin inançtan doğup daha sonra bir kültür haline geldiğini belirten İmren, ''Zamanla günlük hayatın bir parçası olmuş. Bugün bazı gençler bunu sadece bir yemek olarak görebilir ama bu yemek geçmişte bir niyetle yapılırdı. O niyet kısmı önemliydi.'' dedi.

 

''Kalabalık da artık eskisi kadar kolay toplanmıyor''

Eskiden avlulu evler olduğunu belirten İmren, ''Kazan kurulacak yerler olurdu. Ancak şimdi apartman yaşamında bu çok zor. Göç nedeniyle mahalle kültürü de yok oldu. Herise kalabalık ister, kalabalık da artık eskisi kadar kolay toplanmıyor.'' şeklinde ekledi.

 

''Özellikle sabır gerektirir''

Buğdayın bir gün önceden ıslatılarak yapıma başlandığını dile getiren Gassaloğlu, ayrıntıları, ''Et genelde kemikli kuzu olur. Büyük bir kazan kurulur. Buğday ve et ağır ateşte saatlerce birlikte pişer. En önemli nokta karıştırmaktır. Dibi tutmayacak ama acele de edilmeyecek. Piştikten sonra et lif lif ayrılır, buğday ile bütünleşir. Sonra uzun süre tokmakla dövülür ya da güçlü bir şekilde karıştırılır. Kıvamı macun gibi olur. Üzerine tereyağı gezdirilir. Ama özellikle sabır gerektirir.'' şeklinde aktardı. 

 

''Kültür mozaiğinin bir parçası''

Herisenin ayrıştırıcı değil birleştirici bir kimlik parçası olduğunu belirten İmren, ''Sofraya oturan herkes severek bu yemeği yer. Bu yönüyle kapsayıcıdır. Hatay çok kültürlü bir yer. Herise de bu kültür mozaiğinin bir parçası. Sadece bir topluluğa ait değil ama o topluluğun hafızasında özel bir yer tutuyor. '' dedi.

 

''Her yapıldığında bir şeyler anlatılır''

Herise yapılmadığında bir araya gelme alışkanlığının eksildiğini belirten İmren, ''İnsanlar bir kazan etrafında toplanmayınca sohbet azalır, hatıralar aktarılmaz. Sessiz bir kopuş olur. Kimse fark etmez ama aradaki o bağ zayıflar. Çünkü bu gelenek sözlü tarih gibidir. Her yapıldığında bir şeyler anlatılır.'' dedi.

 

''Kültür yaşatılmış olur''

Tarifi öğrenmenin kolay; ruhunu öğrenmenin zor olduğunu söyleyen Gassaloğlu, ''Bu ruhun kaybedilmemesi lazım. Herise sadece geçmiş değil, gelecek için de bir bağdır. Sahip çıkarlarsa sadece bir yemek değil bir kültür yaşatılmış olur.'' diyerek konuşmasını bitirdi.

 

Herise sadece uzun süre kaynayan bir kazan değil, aynı zamanda Hatay’da ortak hatıraların ve yardımlaşmanın simgesidir. Tacettin Gassaloğlu ve Hakan İmren’in anlattıklarından yola çıkarak bu geleneğin yalnızca mutfakta değil, aynı zamanda toplumsal hafızada da yer ettiğini anlıyoruz. Değişen yaşam koşulları bazı gelenekler üzerinde baskı oluştursa da bir kazan etrafında bir araya gelmenin önemi hâlâ canlı. Tacettin Gassaloğlu'na ve Hakan İmren'e verdikleri bilgilerden dolayı teşekkür ediyoruz.

 

Haber: Hasan Genç 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00