Hayvan davranışları üzerine Türkiye’deki ilk doktora tezini yazan Prof. Dr. Ebru Yalçın, hayvanların sadece içgüdüleriyle hareket etmediğini vurgulayarak kaygı, stres ve travmaların dilsiz dostların yaşam kalitesini nasıl etkilediğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Günümüzde hayvan refahı denilince akla yalnızca barınma ve beslenme gelirken konunun görünmeyen boyutunda karmaşık bir psikolojik yapı yer alıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yalçın, Türkiye’de “hayvan psikolojisi” olarak bilinen ancak bilimsel literatürde “hayvan davranış bilimi” olarak tanımlanan alana ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hayvanların düşünme yetisinden barınaklardaki psikolojik sorunlara kadar birçok başlık, Yalçın’ın açıklamalarıyla ele alındı.
Hayvan psikiyatrisi: Türkiye’deki ilk akademik adımlar
Türkiye’de “hayvan psikoloğu” unvanının resmi bir karşılığı bulunmadığını belirten Prof. Dr. Ebru Yalçın, alanı şu sözlerle tanımladı: “Ben İç Hastalıkları uzmanıyım. Doktora konum hayvan davranışları üzerine Türkiye’de yapılmış ilk doktora tezi. Klinik hocası olduğum ve ilaç tedavisi de yaptığım için bu dalı daha çok ‘psikiyatri benzeri’ bir branş olarak değerlendirebiliriz. Hayvanların da düşünebildiği, çıkarım yapabildiği ve öğrenebildiği uzun yıllardır biliniyor.”
Modern çağın getirdiği sorunlar: Kaygı, stres ve alzheimer
Kliniklere başvuran vakaların çeşitliliğine dikkat çeken Yalçın, hayvanlarda da insanlara benzer zihinsel süreçlerin görülebildiğini belirtti: “Daha çok kedi ve köpeklerin yakınları başvuruyor. Özellikle kaygı, stres bozuklukları, kompulsif davranış problemleri ve agresyon görülüyor. İnsanlardaki alzheimer hastalığına benzer ‘bilişsel fonksiyon yetmezliği’ gibi problemlerle de karşılaşıyoruz. Evde birden fazla yaşayan kediler arasında zaman zaman gerginlikler ve kavgalar olabiliyor. Aşırı yalanma, tüy yolma, idrar yolu enfeksiyonları ve epileptik krizlerin altında bile davranış problemleri yatabiliyor.”
Hatalı eğitim ve yanlış sevgi biçimleri travma yaratıyor
Hayvanlardaki psikolojik sorunların temelinde çoğu zaman insan faktörünün bulunduğunu vurgulayan Yalçın, şu değerlendirmede bulundu: “İnsanların hayvanları anlamaması, beden dilini fark edememeleri, ‘sevme’ adı altında aşırı stres yaratmaları ve eğitim adı altında suistimale varan davranışlar bu problemlere yol açıyor. Alan kısıtlaması, alıştırılmadan karşılaştırılan hayvanlar, yeni eve taşınma, misafirler ve özellikle çocuklar ekstra stres nedeni olabiliyor. Maalesef veteriner klinikleri de onlar için en korkulan yerlerden biri.”
Şiddet ve ihmalin izleri: “Pati yiyebilirsiniz”
Travmaya maruz kalan hayvanların davranışlarını anlatan Yalçın, şu ifadeleri kullandı: “Genellikle aşırı korkak ya da kaygılı oluyorlar. Ani ses ve hareketlerden ürküp saklanabiliyorlar. Kendilerini sakinleştirmek için ön bacaklarını yalayıp tırnak yiyebiliyor, kuyruk emebiliyorlar. Travma yaratan bir insansa, ona benzer kişileri gördüklerinde travmaları tetikleniyor. Kediler genelde kaçmayı seçer ama ısrarcı olursanız bir pati yiyebilirsiniz.”
Barınaklar ve yeni yasa: “Doğal yaşam alanı değil hapishane”
Sokak hayvanlarının yaşam koşullarına değinen Yalçın, şu değerlendirmede bulundu: “Sahipsiz ya da sahipli fark etmiyor. Hepsinde davranış problemi olabilir. Bakımevleri pek çok hayvanın aynı anda barındırıldığı yerler. Yeni yasa ile beraber maalesef sokaktaki tüm köpekler bakımevlerine ya da ‘doğal yaşam alanı’ denilen hapishanelere kapatılıyor. Kısıtlı alanda kısıtlı gıda en büyük kavga sebebi. Şartlar ne kadar iyi olursa olsun yetersiz egzersiz ve sosyal iletişim ihtiyacının engellenmesi bir hayvanın psikolojik sağlığını tehlikeye sokuyor.”
“Sertifika ve denetim şart”
Hayvan sahiplenme süreçlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Yalçın, şu ifadeleri kullandı: “Tüm hayvan yakınlarının belli bir sertifikasyon programından geçirilmeleri ve denetlenmeleri gerekli. Aşırı sert ve itaat bekleyen, fiziksel ve ruhsal baskı uygulayan insanlar problemlerin en büyük nedenidir. Köpeğin doğasına aykırı davranışlar ve onu insan yerine koyma beklentisi hayvan-insan bağına zarar veriyor.”
Erken teşhis ve sosyalleşme döneminin önemi
Tedavi sürecinde zamanlamanın kritik olduğunu belirten Yalçın, şu değerlendirmeyi yaptı: “Davranış problemleri ne kadar erken fark edilirse tedavi o kadar iyi sonuç verir. 5 yıldır anlaşamayan kediler için bu durum artık normal sanılıyor ama değildir. Özellikle kedilerde 8, köpeklerde 12 haftalık yaşta olan sosyalleşme dönemi çok değerlidir. Bu dönemde dış dünyayı tanıyamayan canlılar ilerleyen yaşamlarında büyük sıkıntılar yaşar.”
Doğanın ritmini yakalamak: Sakin kalın ve izleyin
Toplumsal farkındalığın arttığını ancak yeterli olmadığını belirten Yalçın, şu tavsiyede bulundu: “Daha fazla okuyun ve gözlemleyin. Bir anne kedinin yavrularıyla ilişkisini, bir arının dansını, bir ayının yavruları için göze aldığı riskleri izleyin. Hayvanları anlamak istiyorsanız sakin kalın ve sadece izleyin. Bu uyumun bir parçası olabilirseniz, dünyaya bakışınız değişir. Arkanıza yaslanın ve doğanın akışında olmanın tadını çıkartın.”
Haber: Hayriye Sökütlü
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...