Kusurları altınla taçlandıran kintsugi, kırıkları güzelliğe dönüştüren eşsiz bir sanat. Ayten Uğrasız, bu Japon sanatını Türkiye’de yaşatarak eski eşyaları hem duygusal hem de estetik anlamda yeniden anlamlandırıyor.
Her şeyin mükemmel olmasına gerek yoktur. Hayatın kırıkları, döküntüleri ve kusurları bizi biz yapan detaylardır. Japonya’nın geleneksel kintsugi sanatı da bu anlayışa dayanır. Kırılan nesnelerin kırıklarını göz ardı etmek yerine daha da belirgin hale getirerek kendi geçmişinin bir parçası yapar. Kintsugi, sadece estetik bir yaklaşım değil; bir geçmişi, bir hikâyeyi onurlandırma ve kabul etme pratiğidir. Ayten Uğrasız İzmir’de bu sanatı icra ederek eski eşyalara hayat verirken aynı zamanda kintsuginin felsefesini Türkiye’de yaşatmaktadır.
“Felsefesini öğrendikçe daha çok bağlandım”
Ayten Uğrasız bu felsefeyi Türkiye’de uygulayarak eski eşyaları sadece onarmakla kalmıyor onlarla duygusal bir bağ da kurmaktadır. Uğrasız, “Mesleki hayatımda grafik tasarımcıyım, tasarım işleri yaptım. 2006’dan sonra fotoğraf ve illüstrasyon sanatıyla ilgilenmeye başladım. Yaptığım çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığına sunarak sanatçı belgesi aldım ama asıl ilgim antika ve el sanatlarına yöneldi.” diye ifade etti. Uğrasız, antika restorasyonu yaptığı dönemde, eski eşyaların tamiri için farklı yöntemler arayışındayken kintsugi sanatını keşfettiğini söyledi. Kintsugiye başlarken bu sanatı sadece tamir yöntemi olarak gördüğünü belirten Uğrasız, “Öncelikle, hataları ve kırıkları nasıl onarabileceğimi düşündüm. Bu süreçte kintsugiyi keşfettim ve felsefesini öğrendikçe bu işe daha çok bağlandım.” diye ekledi.
“Kırılmış eşyanın ya da insanın taşıdığı iz kıymetlidir. Önceki halinden daha değerlidir”
Kintsuginin doğuş hikayesi de bu sanatı ve felsefeyi anlamak için önemli bir kapı aralıyor. Bununla ilgili Uğrasız, “15. yüzyılda Japon komutan Ashikaga Yoshimasa’nın çok sevdiği bir çaydanlığın kırılmasıyla başlıyor hikaye. Yoshimasa, çaydanlığı tamir etmesi için birçok insan çağırıyor. Fakat tamiratların sonucunda yapılan çaydanlıktan memnun kalmıyor. Bunun üzerine Japon zanaatkarları çağırıyor ve çaydanlığı daha estetik bir biçimde nasıl onarılabileceklerini soruyor. Zanaatkarlar kırık izlerini gizlemek yerine altın yaldızla çaydanlığı tekrar onarıyor. Yoshimasa çaydanlığı oldukça beğeniyor. Bunun sonucunda kintsugi ortaya çıkıyor. Burada önemli olan nokta, kırıkların değiştirilmesi yerine onlara değer verilerek, yoluna devam ettirilmesidir. Kırılmış eşyanın ya da insanın taşıdığı iz kıymetlidir. Önceki halinden daha değerlidir.” diye belirtti.
“Bu sanat bir şeyin kusurlarını ve geçmişini kabul ederek daha değerli kılmayı amaçlar”
Ayten Uğrasız kintsuginin sadece bir eşya onarma süreci olmadığını, aynı zamanda felsefi bir derinliğe sahip olduğunu vurguladı. Uğrasız, “Bu sanat bir şeyin kusurlarını ve geçmişini kabul ederek daha değerli kılmayı amaçlar. Batıda kırık eşyalar hemen değiştirilirken, doğuda eşyalar hayata tekrar döndürülerek geçmişiyle birlikte hayatına devam eder. Bu sanatı uygularken sadece görsel değil duygusal bir bağ da kuruyorum. Kintsugi yapmaya başladıktan sonra, işin sadece estetik değil, duygusal boyutunu da fark ettim. İnsanlar bana kırık eşyalarını getirdiğinde, o parçanın manevi değeri de gözlerimde canlanıyor.” ifadelerinde bulundu.
Manevi onarım
Ayten Uğrasız, kendisine getirilen her kırık eşyanın, kendi hikayesini de beraberinde getirdiğini anlattı. Uğrasız, “Bazen insanlar bana bir tabak ya da bardak getiriyor ve bunun kendileri için ne kadar değerli olduğunu anlatıyorlar. Onların anlattıklarını dinlemek, bu sürecin en özel yanlarından biri. Kintsugi sayesinde eşyalar sadece fiziksel olarak değil manevi olarak da onarılıyor. Bir arkadaşım yıllar önce annesinin hediye ettiği bir bardağı bana getirmişti. O bardak kırıldığında, sanki içindeki bir anıyı da kaybetmiş gibi hissettiğini söyledi. Onu onardığımda, gözlerindeki mutluluğu görmek, bu sanatın ve felsefenin değerini bir kez daha hatırlattı bana.” dedi.
Kintsugi için özel malzemeler
Malzeme teminin zorluğundan bahseden Uğrasız, “Kintsugi sanatında kullanılan altın yaldız ve özel yapıştırıcı gibi malzemelerin Türkiye’de temin edilmesi çok zor. Genellikle yurt dışından temin ediliyor. Fakat ben kendi yöntemlerimi geliştirmeyi tercih ediyorum. Her adımı özenle planlamak gerekli. Malzemeler zor bulunuyor ama bu süreç her bir parçayı daha özel kılıyor.” diye ifade etti.
Kintsugi ile geri dönüşüm: Eskiyi yeniden hayatlandırmak
Ayten Uğrasız Kintsuginin sürdürülebilirlik anlayışını da beraberinde getirdiğini ifade etti. Uğrasız, “Eski eşyaların geri dönüştürülmesi hem ekonomik hem de çevresel farkındalık açısından önemli bir yere sahiptir. Ben de bu sanatı uygularken eskiyi yenileyerek bir çeşit geri dönüşüm yapıyorum. Bu daha çok süs eşyaları, dekoratif objeler oluyor.” dedi. Ayten Uğrasız, kintsuginin her ne kadar Türkiye’de daha fazla tanınmasını istese de bunun zor olduğunu söyledi. “Unutulacağını zannetmemekle birlikte yaygınlaşabileceğini de sanmıyorum. Çünkü malzeme maliyeti fazla ve temin edilmesi zor. Ancak insanlar bu sanatın felsefesini anladıkça ilgileri artacaktır.” diye aktardı.
Kintsugi kırıklardan ve kusurlardan doğan güzelliğin simgesidir; geçmişin izlerini taşıyan her parça, hayatın kendisi gibi değerli ve eşsizdir. Aynı zamanda hayatın zorluklarıyla barışmak, geçmişin kırıklarını kabul etmek, kusurlardan güzellik ortaya çıkarmak üzerine kurulu derin bir felsefedir. Ayten Uğrasız, bu sanatı Türkiye’de temsil ederek eşyaların ve anıların yeniden anlam bulmasını sağlıyor. Uğrasız, kırıkların aslında kıymetli izler olduğunu ve her zorluğun ardından bir yeniden doğuşun mümkün olduğunu bizlere gösteriyor.
Haber: Semanur Akkan
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
Türkiye’nin birçok şehrinde birbirinden güzel evler bulunmaktadır. Peki ya Ankara’nın ...
DÜNDEN BUGÜNE: URLA SANAT SOKAĞI
Asıl adı Zafer Caddesi olan sokak, 2010 yılından sonra bir ...