Petek Çavdar, 19 yaşında genç bir milli sporcu olarak bilek güreşinde önemli başarılara imza atmıştır. Bilek güreşi, güç, dayanıklılık ve strateji gerektiren bir spor dalı olup, kadın sporcuların genellikle az yer aldığı bir alandır. Ancak Petek Çavdar, bu alanda kadınların da başarıyla var olabileceğini kanıtlamıştır. 2023 yılında Ankara’da düzenlenen Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası'nda şampiyonluk kazanan Çavdar, aynı yıl Moldova’da gerçekleştirilen Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası’nda Avrupa birinciliğini elde etmiştir. Yine 2023 yılında Kazakistan’da düzenlenen Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası’nda dünya ikinciliğine ulaşan milli sporcu, 2024 yılında Samsun’da gerçekleştirilen Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası’nda bir kez daha şampiyon olmuştur. Son olarak, 2024 Moldova Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası’nda dünya üçüncülüğü kazanarak uluslararası başarılara bir yenisini daha eklemiştir. Türk bayrağını en yükseklere taşımak ve İstiklal Marşı’mızı okutmak için azimle çalışan Petek Çavdar, başarılarıyla ülkemizi gururlandırmaktadır.
Bilek güreşi, iki rakibin bir masada karşı karşıya gelerek rakibin bileğini masanın yan pedine değdirme veya o seviyeye indirme yoluyla kazanmaya çalıştığı, güç, dayanıklılık ve strateji gerektiren bir spordur. Dünyada en eski ve yaygın spor dallarından biri olarak kabul edilen bilek güreşi, ilk kez 1952’de Kaliforniya’nın Petaluma şehrinde organize bir turnuvada sergilenmiş, 1962’de ise ilk dünya şampiyonası düzenlenmiştir. Türkiye’de bu spor 1998’de devlet tarafından tanınmış ve ilk resmi Türkiye Şampiyonası Yalova’da yapılmıştır. 2002’de Vücut Geliştirme Federasyonu’na bağlanarak kurumsallaşan bilek güreşi, gençler, büyükler ve engelliler olmak üzere çeşitli kategorilerde düzenlenmektedir. Bu alandaki önemli sporcularımızdan Petek Çavdar spor ve hayata dair düşüncelerini bizlerle paylaştı.
Kendinizden bahseder misiniz?
Merhaba, ben Petek Çavdar. 19 yaşındayım Denizli’de yaşıyorum bilek güreşi sporu ile profesyonel düzeyde ilgileniyorum ve bu alanda milli bir sporcuyum. Ülkemizi uluslararası alanda temsil ederek müsabakalarda yarışıyorum aynı zamanda Pamukkale Üniversitesinde Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda eğitimime devam etmekteyim.
Bilek güreşine nasıl başladınız?
Bilek güreşine, beden eğitimi öğretmenimin beni fark etmesiyle adım attım. O, benim yeteneğimi keşfetti ve yarışmalara katılmam konusunda teşvik etti. İlk yarışmamda ilçeler arasında birincilik elde ettim ve bu başarı, benim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu ve bundan sonra il, ülke, Avrupa ve dünya yarışmaları olarak devam etti. Bilek güreşi sporunu sevdim bu alanda çok sık antrenmanlar yaptım asla pes etmedim ve aile desteği de benim bu spor kariyerimde çok etkili oldu özellikle babamın katkısı büyüktür. Babam beni daha ilk zamanlarımdan beri destekledi onun sayesinde birçok basamağı kolayca çıktım.
Bilek güreşi gibi bir spor ile uğraşmanın hayatınıza ne gibi etkileri oldu?
Bilek güreşinin, yaşamıma sadece fiziksel bir katkısı olduğu gibi görünebilir ama bu durum aslında o kadarda basit değil çünkü bu sporun psikolojik katkıları göz ardı edilemez çünkü diyet dönemlerimiz oluyor, psikolojik olarak zorlandığımız dönemler oluyor, bu dönemlerde pes etmemeyi, sabrı ve bir çok şeyi öğreniyorsunuz ve sonunda bir başarı elde edince insanın kendine olan güveni, çalışmaya olan güveni artıyor. Ekstra olarak o kürsüye çıkılan an başarmışlık hissi tarif edilemez şekilde mutluluk veriyor.
Aileniz ve çevrenizden bilek güreşi sporu ile ilgili nasıl tepkiler aldınız?
Ailem bu süreçteki en büyük destekçim oldu. Özellikle babam bana sürekli destek çıkarak bu yolda ilerlemem konusunda gerekenden de fazla motivasyonu sağladı. Onların benimle gurur duyması ve çevremdeki insanların beni örnek gösteriyor olması, beni daha da motive ediyor. Bilek güreşi gibi bir branşta mücadele ederken sadece babamın ve annemin değil arkadaşların desteğinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha anladım.
Başarılı olmaya başladığınızda neler hissettiniz?
Yarışmalarda başarılı olmak, gerçekten çok özel bir his. Özellikle kürsüye çıktığımda İstiklal Marşı’mızı dinlemek ve bayrağımızı dalgalandırmak, benim için tarif edilemez bir duygu. O an, tüm çabalarımın ve verdiğim emeklerin karşılığını aldığımı hissettiriyor. Türk bayrağını Avrupa ve dünyada dalgalandırmayı her zaman en büyük borç olarak biliyorum ve bu borcun ve sorumluluğun farkındayım. Bu duyguları yaşamak, kelimelerle anlatılamaz, bu deneyimi yalnızca şampiyonlar anlayabilir. İstiklal Marşı'nın yankılanması, tüm dünyaya karşı Türk kimliğini temsil etmek ve vatanımı, milletimi gururlandırmak adına verdiğim savaşın en güzel ödülüdür.
Bu sporun olimpik bir spor olmamasının zorlukları neler?
Bilek güreşi, olimpik bir spor olmadığı için yeterli ilgiyi ve maddi desteği göremiyoruz. Bu nedenle, sporcular olarak birçok zorlukla yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Bu konuda daha fazla desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece bilek güreşi değil, kalan tüm amatör branşlara daha fazla destek verilirse daha da fazla ödüllere ve başarılara ülkecek ulaşacağımızı düşünüyorum. Bireysel başarılar elde etmek için çaba sarf ederken, bazen bu destek eksikliği moral ve motivasyonumuzu da etkileyebiliyor ancak ben asla pes etmiyorum. Her türlü zorluğa karşı elimden gelenin en iyisini yaparak engelleri aşarak başarıya ulaşmak için çalışmaya devam ediyorum.
Gelecekteki hedefleriniz neler?
Bundan sonraki hedefim, tabii ki dünya şampiyonu olmak ve dünya birinciliği madalyasını babamın ellerinde görmek. Allah’ın izni ile bunun için gece gündüz çalışmaya devam ediyorum. Sporda ulaştığım başarılar bana motivasyon sağlarken, aynı zamanda ailemi ve ülkemin insanlarını gururlandırmak da en büyük arzularımdan biri.
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Hayallerinizden ve hedeflerinizden asla vazgeçmeyin. Karşılaşacağınız zorluklar olacaktır ancak kendinize inandığınız sürece ve çalışmayı sürdürdüğünüzde, emeğinizin karşılığını bir gün mutlaka alacaksınız. Zorluklar beni yıldırmayacak, düşsem bile yeniden ayağa kalkıp mücadeleme devam edeceğim. Ayrıca antrenörüm Çetin Oğuz’a çok teşekkür etmek istiyorum, bu sporda ulaştığım başarıda onun büyük katkıları oldu ve onun desteği olmadan bugünlere gelemezdim.
Haber: Umutcan Demir
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
Türkiye’nin birçok şehrinde birbirinden güzel evler bulunmaktadır. Peki ya Ankara’nın ...
DÜNDEN BUGÜNE: URLA SANAT SOKAĞI
Asıl adı Zafer Caddesi olan sokak, 2010 yılından sonra bir ...