Artan fiyatlar, üretim sorunları ve denetim tartışmaları gıdayı yeniden gündemin merkezine taşıdı. Ancak kamuoyunda sıkça karıştırılan “gıda güvenliği ve gıda güvencesi” kavramları, aslında iki farklı soruna işaret ediyor.
Gıda denetimleri ve hijyen tartışmaları sıkça gündeme gelirken, toplumun karşı karşıya olduğu daha derin bir sorun var, gıda güvencesi. Yani her bireyin yeterli, besleyici ve sürdürülebilir biçimde gıdaya erişebilmesi. Son yıllarda artan gıda fiyatları, üretim maliyetlerindeki yükseliş ve gelir eşitsizliği, gıda güvencesini her zamankinden kırılgan hale getiriyor. Uzmanlar, yalnızca gıdanın güvenilir olmasının yeterli olmadığını, asıl sorunun, toplumun tüm kesimlerinin sağlıklı ve yeterli gıdaya düzenli biçimde ulaşılabilmesi olduğunu belirtiyor. Gıda güvenliği tek başına kritik bir unsurdur, ancak gıda güvencesi sağlanmadığında toplumun büyük bir bölümü yeterli ve besleyici gıdaya ulaşamaz. Bu konuyla ilgili olarak Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Bilimleri Anabilim Dalı Doç. Dr. Olcay Boyacıoğlu ile söyleşi gerçekleştirdik. Boyacıoğlu, gıda güvenliği ve gıda güvencesinin aynı anlama gelmediğini ve bu iki konu arasındaki ayrımı iyi yapabilen bireyler olmamız gerektiği konusuna vurgu yaptı.
Gıda güvencesi kavramını nasıl tanımlarsınız?
Gıda güvencesi, bir insanın bir sonraki öğününü yiyip yiyemeyeceğinden emin olmasıyla ilgilidir. Gıdaya ulaşabilmek ve ulaştığında satın alabilecek durumda olup olmamakla ilgilidir. Gıda güvencesi yalnızca açlıkla mücadeleyi değil, yoksulluk, gelir dağılımı, tarımsal üretim, iklim değişikliği ve sosyal politikalarla da doğrudan ilişkilidir. Gıda güvencesinin temel unsurları ise bulunabilirlik (arz), erişilebilirlik, kullanılabilirlik, süreklilik şeklinde dört temel unsurdan oluşmaktadır.
Gıda güvenliği ve gıda güvencesi arasındaki fark nedir?
Gıda güvencesi, gıda güvenliği kavramına göre yeni bir kavramdır. Gıda güvenliği, yediğimiz gıdaların güvenli olmasıyla ve tüketildiği zaman insan sağlığına uygunluğuyla ilgili bir kavramdır. Gıda güvencesi ise, gıdanın var olup olmadığıyla ilgilidir. Gıda yoksa gıda güvencesinden de bahsedilemez. Gıda güvencesi, gıdaya ulaşılabilirlik olarak tanımlanırsa da bazen gıdaya ulaşılabilse bile talep edilen gıdanın o anda var olmaması durumu da gıda güvencesi kapsamına girer.
Artan gıda fiyatları gıda güvencesini nasıl etkiler?
Kesinlikle olumsuz yönde etkilediğini söyleyebilirim. Gıda güvencesinin temel unsurlarından biri erişilebilirliktir. Fiyatlar yükseldikçe özellikle dar gelirli haneler yeterli ve dengeli gıdaya ulaşamaz. Bu durumla birlikte açlık riski ve yetersiz beslenme kaçınılmaz olur. Aileler bütçeleri zorlandığında daha ucuz, enerjisi yoğun fakat besin değeri düşük ürünlere yönelirler. Protein, meyve, sebze ve süt ürünlerini daha az tüketirler. Bu da gizli açlık riskini arttırmaktadır. Artan gıda fiyatlarıyla kişiler arzu ettiği gıdadan arzu ettiği miktarda alamaz. Ürünlerin fiyatları arttıkça gıdaya erişim oldukça zorlaşmaktadır diyebiliriz.
Yerli üretimin azalması gıda güvencesini nasıl etkiler?
Negatif yönde etkiler, çünkü yerli üretim mutlaka olmak zorunda ve yerli üretim olmadığı takdirde ithal ürünün gelmesi kaçınılmaz olur. Yerli üretim dediğimizde sadece Türkiye’de üretileni kastetmeyelim. Örnek vermek gerekirse, biz Aydın’da yaşıyoruz ve Aydın’da üretilen bir ürünün Aydın’da tüketilmesi çok daha ucuza mal olur. Çünkü ürün yakın konumda ve belki çiftçinin elinden belki de küçük bir nakliyatla ürün pazarlara ulaşacaktır. Fakat farklı şehirlerde üretilen ürünlerin nakliyat fiyatlarının fazla olmasından kaynaklı ürün fiyatında da bir artış görülür ve bu da gıda güvencesini doğrudan negatif etkiler diyebiliriz.
Gıda kayıpları ve israfı bu sorunu ne kadar büyütüyor?
Tam olarak sorun israftan kaynaklanır diyemeyiz. Fakat ufak da olsa israf ve gıda kayıplarının bu soruna etkisi vardır. Mademki gıda güvencesinin azlığından bahsedecek seviyeye geliyorsak o zaman gıdanın değeri artacaktır. Dolayısıyla da insanların gıda israfına yönelme istekleri azalacaktır. Çünkü bir ürüne ulaşmak ne kadar kolaysa o ürün senin için o kadar değersizdir. Dolayısıyla bir ürünü ne kadar ucuza alırsan o ürün bozulduğunda o ürünü tereddüt etmeden çöpe atmak da o kadar kolay olacaktır. Yurt dışında gıda fiyatları Türkiye’den daha pahalı ve insanlar aldıkları ürünleri israf etmeden tüketiyorlar. Toparlayacak olursak da, gıda kayıpları ve israfı, artan gıda fiyatları ve gıda güvencesi sorununu büyütür. Üretilen gıdanın önemli bir bölümü tarladan sofraya ulaşmadan kaybolur ya da çöpe gider. Bu durum piyasada gerçek arzın daralmasına yol açar, arz azaldıkça fiyatlar yükselir ve gıdaya erişim zorlaşır. Bu durumlardan özellikle de dar gelirli haneler daha fazla etkilenir.
Önümüzdeki 10 yıl içinde gıda güvencesi açısından en büyük risk ne olacak?
Risk olarak baktığımızda gelir dağılımından kaynaklı toplumun daha alt gelirli kısmında gıda güvencesinde azalma olabilir. İlave olarak da iklim değişikliğinin tarımı negatif yönde etkilemesiyle gıda güvencesinin azalmasından bahsedebiliriz. Küresel ısınma, iklim değişikliği gibi sorunlar ve gelir dağılımının adaletsizliğinden kaynaklı sorunlar önümüzdeki yıllarda karşılaşılacak sorunlar olarak söyleyebiliriz.
Bir ülkede gıda güvencesinin sağlanmış olması ne anlama gelir?
Ülkenin refah seviyesinin yükseldiği anlamına gelir. Bir ülkede ilk olarak gıda güvencesi olması gerekir. İnsanlar ilk önce gıdaya ulaşım sağlamalıdırlar. Bunlar sağlandığında da o ülkenin gelişmiş ülke konumunda olduğunu gösterir. Ayrıca hem gelir adaletinin hem de refah seviyesinin sağlandığı anlamına gelir. Gıda güvencesi sağlanmış bir ülkede açlık ve yetersiz beslenme yaygın değildir, gıda fiyatları aşırı dalgalanma olmaz ve üretici ve tüketici krizlere karşı korunur. Gıda güvencesi, yalnızca “gıda var mı?” sorusu değil, “herkes her zaman, sağlıklı gıdaya ulaşabiliyor mu ?” sorusunun ‘evet’ ile yanıtlanabilmesidir.
Gerçekleştirdiğimiz görüşmede gıda güvencesi ve gıda güvenliğinin farkını anlatan ve gıda güvencesinin öneminden bize bahseden Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Gıda Mühendisi Olcay Boyacıoğlu’na teşekkür ederiz.
Haber: Reyhan Karabey
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...