Doktorların yaşamaz dediği çocuktu ama o çocuk, tüm zorluklara rağmen hayata tutundu. Yıllarca süren tedavi sürecinde ailesinin sevgisi ona güç verdi. Şimdi, yüzde 98 bedensel engeliyle, adını dünyaya duyurmuş bir şampiyon… Sefa Yurtkölesi, engellerin sadece fiziksel değil, ruhsal sınavlar da olduğunu kanıtladı. Yüzme, onun için yalnızca bir spor dalı değil, özgürlüğün, mücadelenin ve hayatta kalma gücünün simgesi oldu. Birçoğu için imkansız görünen bu yolculuk, azmin ve kararlılığın meyvesi oldu. Dünya şampiyonluğu gibi büyük başarılarla, sadece kendisinin değil, engelli bireylerin de neler başarabileceğini tüm dünyaya gösterdi.
Sefa Yurtkölesi, profesyonel yüzücü ve Türkiye Paralimpik Milli Takımı için önemli bir temsilcidir. yüzde 98 bedensel engeline rağmen yüzme sporuna gönül veren milli sporcu, yüzme sporu sayesinde ulusal ve uluslararası alanda sayısız madalya kazanmış, Dünya birinciliği ve üçüncülüğü almıştır. Kendisi aynı zamanda “Hayatın Sefası” adlı kitabın yazarıdır. Engelleri aşma konusundaki kararlılığı ile topluma ilham kaynağı olan Sefa Yurtkölesi ile hayatı ve spor kariyerine dair röportaj gerçekleştirdik.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Sefa Yurtkölesi. 28 yaşındayım. Paralimpik Yüzme Dalında Türkiye milli sporcusuyum. Bugüne kadar sayısız madalyaya imza attım. Ulusal alanda yapılan yarışmalarda birçok madalya kazandım. Uluslararası arenada da Brezilya Sao Paulo’da yapılan Dünya Şampiyonasına katıldım. Derecem sayesinde Gençlik ve Spor Bakanlığının engelli kadrosunda memur olarak atanmış bulunuyorum. Buradaki görevim motivasyon üzerine konuşmalar yapmak. Bugüne kadar 300 binden fazla insana konuşma yaptım, 200’den fazla söyleşiye katıldım ve tabiiki de %98 bedensel engel sahibi birisi olarak bunları başarmış durumdayım.
Çocukluk döneminizi anlatabilir misiniz?
Çocukluk yıllarım herkesten farklı oldu. Doktorların “bu çocuk yaşamaz” dediği çocuktum. 5 yıl boyunca hiç çıkmadan hastanede yaşam mücadelesi verdim. Doktorlar sürekli aileme her an hazır olun diyormuş. Tabii bu hem benim için hem de bir anne, baba için çok zorlu bir süreç. Annemin ve babamın bana olan inancı sayesinde o kötü günleri yavaş yavaş geride bıraktık.
Sizi yüzmeye teşvik eden en büyük motivasyon neydi? Bu yolda size kimler destek oldu?
Aslında spor hayatım tesadüfen başladı. Beden eğitimi öğretmenim Adnan Hoca’ya buradan da teşekkür etmek istiyorum. “Sefa başarırsan hayatın değişecek, dünyayı gezmeye başlayacaksın, bütün kapılar sana açılacak.” dedi ve Manisa’da beni engellilerle çalışma antrenörümle tanıştırdı. Böylece serüvenim başlamış oldu. Beni yüzmeye teşvik eden en önemli kişi Adnan Hoca’dır. Devamını getirebilmemde en büyük destekçim ise ailem oldu.
Yüzmenin hayatınıza kattığı en büyük değişiklik nedir?
Birçok katkısı oldu. Öncelikle sosyal anlamda birçok insanla tanışıyorsunuz ve çevreniz artıyor. Sizler gibi engel durumu olan ve başarı elde etmiş insanlarla bir arada olmak çok mutluluk veriyor. İkinci olarak dünyayı gezme fırsatı yakalıyorsunuz. Bu da işin ayrı bir motivasyonu oluyor. Son olarak yaptığınız işlerin karşılığını alınca da hayatınızı kazanmış oluyorsunuz. Memurluk gibi yapmak isteyeceğiniz işi de, size altın tepside sunuyor diyebilirim. Ayrıca işim bir spor olduğu için sürekli mutluluk hormonu salgılayıp mutlu olmamı da sağladığını, bana terapi gibi geldiğini söyleyebilirim.
Bir yarışmaya hazırlanırken hem fiziksel hem de mental olarak nasıl bir hazırlık sürecinden geçiyorsunuz?
Milli takım kamplarında askeri eğitim diyebileceğimiz bir disiplinle yarışmalara hazırlanıyoruz. 3 ya da 6 aylık kamp süreçleri oluyor. Kampta bir günüm sabah 5.00’da başlıyor. Her gün 10 kilometre yüzüyorum. Bunun yanında kara antrenmanı ve fitness da yapıyorum. Fitness yapıyorum dediğimde insanlar şaşırıyor, “Nasıl yapıyorsun?” sorusunu alıyorum. 1,6 hız ayarında koşu bandında bile koşabiliyorum. Bir dünya şampiyonluğu tabii ki kolayca alınmıyor. Ay yıldızlı boneyi takınca içinizde bir askerin hissettiği milli duygular canlanıyor. 80 milyona olan sorumluluğum duygusal motivasyonumu sağlamaya yetiyor.
Engelli bireylerin ve sporcuların toplumda karşılaştığı önyargılar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Maalesef böyle yargılarla karşı karşıya kalındığı oluyor. Ancak ben ülkemizde son 10 yıldır bu yargıların azaldığını gözlemledim, bunda sporun katkısı çok büyük. Ayrıca sanatsal alanlarda da kendisini geliştiren engelli arkadaşlarımızın da payı var. Ben ne kadar kendimle barışık olsam da bu konuda hassas davranılması gerektiğini düşünüyorum. Doğuştan olmayan, sonradan engelli kalan insanlar bu problemi daha fazla yaşıyorlar. İlerlemeyi görüyoruz ancak yeterli seviyede değil, bilinçlenmekte fayda var.
Gençlere vermek istediğiniz mesaj var mıdır?
Gençlerimizin öncelikle kendilerine saygı duyup inandıkları doğrultusunda gitmeleri ve sevdikleri şeyi yapmaları lazım. İnanmak başarmanın yarısıdır derler, bence diğer yarısı da sevmektir. İkisi birlikte olduğu zaman başarı gelir, bir bakmışsınız basamakları çifter çifter çıkıyorsunuz. Akıllarında hep “Başarabilecek miyim?” soruları oluyor, ben Sefa Yurtkölesi olarak onlara cevap olabileceğimi düşünüyorum. Deniz olmayan bir yerde büyümeme ve %98 bedensel engelim olmasına rağmen şu an bir Dünya Şampiyonu olarak karşınızda bulunuyorum. “Şükredecek o kadar şeyim var ki isyan etmeye vakit bulamıyorum.” sözümle mesajımı noktalıyorum.
Sefa Yurtkölesi’ne sorularımızı içtenlikle yanıtladığı için teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Haber: Şeyma Turan
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
Türkiye’nin birçok şehrinde birbirinden güzel evler bulunmaktadır. Peki ya Ankara’nın ...
DÜNDEN BUGÜNE: URLA SANAT SOKAĞI
Asıl adı Zafer Caddesi olan sokak, 2010 yılından sonra bir ...