Sürekli değişen fiyatlar, tüketicilerin “normal fiyat” algısını da değiştirdi. Uzmanlara göre birçok kişi artık ürünleri karşılaştırmak yerine gördüğü fiyatı enflasyonun doğal sonucu olarak kabul ediyor.
Yüksek enflasyon ve sürekli değişen etiketler, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını da dönüştürüyor. Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim İnançlı, son yıllarda yaşanan enflasyonist sürecin yalnızca fiyatları değil, tüketicilerin karar alma mekanizmalarını da etkilediğini belirtti. Sürekli artan fiyatlar nedeniyle vatandaşların birçok üründe “normal fiyat” algısını kaybetmeye başladığını ifade eden İnançlı, yüksek fiyatların zamanla olağan kabul edildiğini söyledi. İktisat eğitimi alan Medine Baş da fiyat dalgalanmalarının tüketici davranışları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, birçok kişinin artık ürün fiyatlarını karşılaştırmak yerine mevcut fiyatı normal kabul etmeye başladığını dile getirdi.
Tüketici artık fiyatı sorgulamak yerine kabulleniyor
Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmaların tüketicinin karar alma mekanizmasını değiştirdiğini söyleyen Medine Baş, fiyatların çok sık değişmesinin toplumdaki karşılaştırma alışkanlığını zayıflattığını ifade etti. Eskiden tüketicilerin bir ürünün ortalama değerine dair daha net bir algıya sahip olduğunu, bugün ise birçok kişinin gördüğü fiyatı doğrudan kabul etmeye başladığını söyleyen Baş, “Sürekli zam haberleri ve değişen etiketler nedeniyle insanlar artık yüksek fiyatları daha hızlı normalleştiriyor. ‘Muhtemelen zam gelmiştir.’ düşüncesiyle ürünün gerçekten pahalı olup olmadığını sorgulamadan satın alma davranışı gelişebiliyor.” dedi. Prof. Dr. Selim İnançlı da son yıllarda yaşanan enflasyonist sürecin tüketicilerin fiyat algısını önemli ölçüde değiştirdiğini belirtti. İnançlı, "Vatandaşlar birçok üründe gerçek ya da normal fiyatın ne olduğunu ayırt etmekte zorlanıyor, sürekli yaşanan fiyat artışları nedeniyle geçmiş fiyatlar unutuluyor ve bir dönem yüksek kabul edilen rakamlar zamanla normalleşiyor." dedi
Fiyat referansı kaybolunca karşılaştırma davranışı azalıyor
Enflasyonun yalnızca ekonomik değil, davranışsal sonuçlar da doğurduğunu belirten Baş, tüketicilerin zaman içinde fiyat referanslarını kaybettiğini ifade etti. Bir ürünün olması gereken değerine ilişkin zihinsel çapanın zayıfladığını söyleyen Baş, “Tüketici bir ürünün geçen yılki ya da birkaç ay önceki fiyatını net şekilde hatırlayamadığında karşılaştırma yapma davranışı da azalıyor. Bu durum, ilk görülen fiyatın daha kolay kabul edilmesine neden olabiliyor.” diye konuştu. İnançlı ise gıda fiyatlarının normal koşullarda arz ve talep dengesi doğrultusunda belirlendiğini ancak son yıllarda savaşlar, enerji maliyetlerindeki artışlar, iklim değişikliği ve tedarik zincirlerinde yaşanan sorunların fiyatlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti. "Türkiye'de 2010-2020 arası fiyatlar ortalama olarak iki kat artarken 2020'den sonrasında yaklaşık sekiz kat arttı, tüketicilerin sürekli değişen fiyatlarla karşı karşıya kalması alışveriş davranışlarını da etkiliyor." diye vurguladı. Özellikle hızlı tüketim ürünlerinde bu durumun daha belirgin olduğunu söyleyen İnançlı, yoğun fiyat değişimlerinin tüketicide karar yorgunluğu oluşturduğunu belirtti.
Sürekli fiyat değişimi tüketicide zaman baskısı oluşturuyor
Tüketicilerin artık ihtiyaç odaklı değil, fiyat artışı endişesiyle hareket etmeye başladığını, bunun alışveriş davranışlarını önemli ölçüde değiştirdiğini ifade eden Baş, “İnsanlar bugün gördüğü fiyatın yarın daha yüksek olacağını düşündüğü için araştırma yapmak yerine ürünü hemen alma eğilimine girebiliyor. Bu da fiyat karşılaştırma sürecini kısaltıyor.” dedi. Benzer şekilde gelecekte fiyatların daha da yükseleceği yönündeki beklentinin tüketici davranışlarını etkilediğini belirten İnançlı, bu durumun stok yapma eğilimini ve ihtiyaç dışı satın alma davranışlarını artırabileceğini söyledi. Ekonomik belirsizliklerin hem tüketicileri hem de firmaları etkilediğini kaydeden İnançlı, firmaların da artan maliyetler ve geleceğe ilişkin öngörülemeyen koşullar nedeniyle fiyat güncellemelerine gittiklerini ifade etti. İnançlı; "Dijital alışveriş ortamlarında sürekli kampanya ve indirim mesajlarına maruz kalmakta tüketici davranışlarını etkiliyor. Bireyler gerçek indirim ile algısal indirim arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanıyor." dedi.
Fiyat istikrarı tüketici davranışı açısından da önemli
Ekonomik öngörülebilirliğin yalnızca piyasalar için değil, tüketici psikolojisi açısından da önemli olduğunu belirten Baş, sağlıklı bir fiyat algısının oluşabilmesi için istikrarlı piyasa koşullarının gerekli olduğunu ifade etti. Baş, “Tüketicinin yeniden karşılaştırma yapabilmesi, ürünlerin gerçek değerini değerlendirebilmesi ve rasyonel karar verebilmesi için fiyat değişimlerinin öngörülebilir olması gerekiyor.” dedi. Prof. Dr. Selim İnançlı, yüksek enflasyonun yalnızca tüketicilerin satın alma gücünü azaltan ekonomik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, fiyat algısındaki değişimin uzun vadede tüketici davranışları üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini söyledi. Sürekli değişen fiyatların bireylerin ürünlerin gerçek değerini değerlendirme yetisini zayıflattığını ifade eden İnançlı, tüketicilerin zamanla fiyat karşılaştırması yapmak yerine mevcut fiyatları normal kabul etmeye başladığını vurguladı. Bu durumun piyasalardaki fiyat oluşum süreçlerini de etkileyebileceğini kaydeden İnançlı, ekonomik istikrarın yalnızca üretim ve yatırım açısından değil, tüketicilerin rasyonel karar verebilmesi açısından da büyük önem taşıdığını dile getirdi. İnançlı, fiyat istikrarının sağlandığı, ekonomik öngörülebilirliğin arttığı bir ortamda tüketicilerin yeniden ürünlerin gerçek değerini değerlendirebileceğini, karşılaştırma yapabileceğini ve daha bilinçli satın alma kararları verebileceğini belirtti.
Uzmanlara göre yüksek enflasyon yalnızca alım gücünü değil, tüketicinin karar alma biçimini de etkiliyor. Sürekli değişen fiyatlar ise zamanla toplumdaki “normal fiyat” algısının zayıflamasına neden oluyor.
Haber: Şule Diş
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...