Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


EĞİTİMDE YENİ DÖNEM: KALEM Mİ TABLET Mİ?

17.05.2026
Dosya

 

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri/PDR Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yalçın Özdemir ile  Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Serdar Çiftçi,  dijital araçların doğru ve bilinçli kullanıldığında öğrenmeyi destekleyebileceğini, ancak kontrolsüz ve yoğun kullanımın öğrencilerin dikkat süreçleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini değerlendirdi.

 

Eğitimde dijital araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, bu teknolojilerin öğrenme süreçlerini kolaylaştıran birer destekleyici unsur mu, yoksa öğrencilerin dikkat sürelerini ve derin öğrenme becerilerini zayıflatan bir etken mi? Tabletler, akıllı tahtalar ve çevrim içi platformlarla şekillenen yeni eğitim modeli, bir yandan öğrenmeyi kolaylaştırırken diğer yandan dikkat dağınıklığı ve yüzeysel öğrenme gibi sorunları da beraberinde getiriyor. Öğrencilerin dijital dünyayla kurduğu bu yoğun ilişki, eğitimde verimlilik ve odaklanma dengesini yeniden sorgulatıyor. Modern dünyanın sınıfları artık sadece kara tahtalardan ibaret değil; tabletler, akıllı telefonlar ve sonsuz bir veri akışı eğitimin yeni aktörleri. Ancak devasa bir kütüphaneyi cebinde taşıyan günümüz öğrencileri, ciddi bir paradoksun eşiğinde. Bilgiye erişim hiç bu kadar kolay olmamıştı, fakat odaklanmak hiç bu kadar zorlaşmamıştı. Eğitimde dijitalleşme sürecini değerlendiren Prof. Dr. Yalçın Özdemir, dijital araçların öğrenme ortamlarını dönüştürdüğünü ve öğrencilerin bilgiye erişim biçimlerini yeniden şekillendirdiğini ifade ederken; Doç. Dr. Serdar Çiftçi ise dijital teknolojilerin eğitimde yalnızca bir araç olmadığını, aynı zamanda öğrenme süreçlerini destekleyen ve öğrenci etkileşimini artıran önemli bir unsur olduğunu vurguladı.

 

Dijitalleşme kaçınılmaz, sorun kullanımda

Eğitimde dijitalleşmenin son yıllarda hızla artması, öğrencilerin dikkat ve öğrenme süreçleri üzerine Prof. Dr. Yalçın Özdemir, dijital araç kullanımının artık kaçınılmaz olduğunu ancak kullanım dozunun kritik bir sorun haline geldiğini vurguladı. Özdemir, bu durumun yalnızca akademik bir tespit olmadığını, aileler ve öğretmenler tarafından da sıkça dile getirildiğini belirterek, özellikle ortaokul çağındaki öğrencilerde günlük kullanım süresinin 7-8 saate kadar çıkabildiğine dikkat çekti. Bu sürenin bir kısmının ders, araştırma, kitap okuma ve eğitim videoları izleme gibi amaçlarla değerlendirildiğini ifade eden Özdemir, ancak aşırı kullanım durumunda çocukların öz kontrol geliştirmekte zorlandığını ve bunun ciddi bir sorun oluşturduğunu dile getirdi.  Doç. Dr. Çiftçi ise aynı ifadeyi kullanarak eğitimde dijitalleşmeyi kaçınılmaz olarak değerlendirdi. Teknolojinin artık hayatın her alanına nüfuz ettiğini belirten Çiftçi, sağlık hizmetlerinden kamu işlemlerine, okul iletişiminden günlük yaşama kadar birçok sürecin dijital araçlar üzerinden yürütüldüğünü ifade etti. Bu durumun bireysel bir tercih olmaktan çıktığını söyleyen Çiftçi, dijitalleşmenin iş ve eğitim süreçlerini kolaylaştıran önemli avantajlar sunduğunu; ancak ortaya çıkan olumsuzlukların da büyük ölçüde kullanım biçimi ve süresiyle ilişkili olduğunu vurguladı.

 

Dijital kullanımda artış, dikkatte azalma

Tablet ve bilgisayar kullanımının öğrencilerin öğrenme süreçlerine etkisi üzerine yapılan değerlendirmelerde, dijitalleşmenin yön değiştirdiğine dikkat çekiyor Doç. Dr. Çiftçi, geçmişte öğrencilerin bilgisayar kullanım becerilerinin daha yaygın olduğunu ancak günümüzde bu durumun değiştiğini belirterek, birçok öğrencinin bilgisayar yerine telefon ve tablet üzerinden işlemlerini yürüttüğünü ifade etti. Bu durumun bilgisayar kullanımını azaltmasına rağmen, genel anlamda teknoloji kullanımının oldukça yoğunlaştığını vurgulayan Çiftçi, asıl sorunun teknolojinin verimli ve bilinçli kullanılmaması olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Özdemir ise tablet ve bilgisayar kullanımının öğrencilerin dikkat süreleri üzerindeki etkisine dikkat çekti. Dijital araçların aşırı kullanımının, özellikle günlük 7–8 saat gibi yüksek sürelerde, dikkat süresini olumsuz etkilediğini belirten Özdemir, bu durumun odaklanma süresini kısalttığını ve dikkat dağınıklığını artırdığını ifade etti. Ayrıca erken yaşta yoğun teknoloji kullanımına maruz kalan çocuklarda dikkat problemlerinin daha sık görüldüğünü belirtti.

 

Dijital öğrenmede denge 

Prof. Dr. Yalçın Özdemir, öğrenme süreçlerinde yazılı ve dijital yöntemler arasındaki farklara dikkat çekerek, yazarak öğrenmenin zihinsel açıdan daha etkin bir süreç olduğunu vurguladı. Özdemir’e göre, yazma eylemi sırasında beynin birden fazla bölgesi aktif şekilde çalışırken, yalnızca ekran üzerinden izleyerek öğrenmede bu etkinlik daha sınırlı kalıyor. Bu nedenle öğrenmenin kalıcı olabilmesi için yalnızca izlemek yerine yazma, not alma ve dinleme gibi farklı yöntemlerin birlikte kullanılması gerekiyor. Dijital ortamlarda hızlı bilgi tüketiminin öğrenme üzerindeki etkisine de değinen Özdemir, bu durumun öğrenme kalitesini düşürdüğünü ifade etti. Sürekli erişilebilir bilgi, bireylerin bilgiyi akılda tutma ve zihinsel olarak işleme ihtiyacını azaltırken, bu durumun zamanla zihinsel tembelliğe yol açtığını belirtti. Uzun süreli ekran kullanımının bilişsel gelişim üzerindeki etkilerine ilişkin olarak ise Özdemir, dikkat süresi, odaklanma ve zihinsel çaba gibi temel unsurların bu süreçten olumsuz etkilendiğini söyledi. Dijital araçların yokluğunda bireylerin daha fazla düşündüğünü, araştırdığını ve zihinsel süreçlerini daha aktif kullandığını belirten Özdemir, yoğun ekran kullanımının bu becerilerin gelişimini sınırlayabildiğini ifade etti.

 

Bilinçli kullanım

Doç. Dr. Çiftçi’nin değerlendirmelerine göre, el yazısıyla not alma ile dijital ortamda not alma arasında öğrenme kalıcılığı açısından belirli farklar bulunmakla birlikte bu fark, kuşaklara göre değişebilmektedir. Dijital araçlarla  sonradan tanışan bireylerde el yazısının öğrenmeyi daha fazla desteklediği görülürken, dijital araçlarla büyüyen yeni nesil için bu farkın daha sınırlı olabileceği ifade edilmektedir. Bununla birlikte günümüzde dijital notların erişilebilirliği önemli bir avantaj sağlamaktadır. İnternet bağlantısı olan her yerde notlara ulaşabilmek, öğrencilerin farklı ortamlarda öğrenme süreçlerini sürdürebilmesine imkân tanımaktadır. Çiftçi, dijital araçların öğrenme üzerindeki etkisinin kullanım biçimine bağlı olduğunu vurguladı. Bu araçların öğrencileri doğrudan yüzeysel öğrenmeye yönlendirdiğini söylemenin doğru olmayacağını belirten Çiftçi, bilinçli ve amaç odaklı kullanımın öğrenmeyi desteklediğini ifade etti. Özellikle dijital ortam sayesinde dünya genelindeki akademik kaynaklara ve kütüphanelere erişimin kolaylaşması, öğrenciler için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Sürekli içerik tüketimine dayalı kullanımın zamanla bağımlılık oluşturabileceği ve psikolojik sorunlara yol açabileceği belirtilirken, üretim odaklı kullanımın ise bireysel gelişimi desteklediğini vurguladı. 

 

Eğitimde dijital dönüşüm

Doç. Dr. Serdar Çiftçi, kalem ve defter kullanımının tamamen ortadan kalkmasının kısa vadede mümkün olmadığını, ancak dijitalleşmenin bu alışkanlıkları önemli ölçüde dönüştürdüğünü belirtti. Önceki nesillerin geleneksel yöntemlere daha bağlı olduğunu ifade eden Çiftçi, teknolojiyle büyüyen yeni neslin ise dijital araçları daha doğal bir şekilde benimsediğini vurguladı. Günümüzde teknolojinin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğine dikkat çeken Çiftçi, hastane randevularından resmi işlemlere kadar pek çok alanda dijital sistemlerin kullanıldığını ve bireylerin bu yapıya uyum sağladığını dile getirdi. Bu dönüşümün eğitim alanına da yansıdığını belirten Çiftçi, özellikle artan kitap maliyetleri nedeniyle öğrencilerin dijital okuma araçlarına yöneldiğini ve dijitalleşmenin aynı zamanda ekonomik avantaj sağladığını ifade etti. İyi öğrenmenin temelinde ise değişime uyum sağlama ve azimle çalışma olduğunu vurgulayan Çiftçi, öğrenme sürecinde istikrarın belirleyici olduğunu belirtmektedir.

 

Dijital araçlar kararında kullanılmalı

Prof. Dr. Özdemir, dijital araç kullanımında en önemli unsurun amaç ve kullanım dengesi olduğunu dile getirdi. Dijital araçların hem sosyal hem de akademik amaçlarla kullanılabileceğini belirten Özdemir, ne için ve ne kadar kullanıldığı sorularının bu noktada belirleyici olduğunu vurguladı. Özdemir’e göre, öğrencilerin kullanım sonrasında pişmanlık hissetmesi, aşırı ve kontrolsüz kullanıma işaret etmektedir. Özdemir, bireylerin kendi kullanım alışkanlıklarını sorgulaması ve öz kontrol mekanizmasını geliştirmesinin büyük önem taşımakta olduğunu belirtti. Öğrenme süreci açısından tek bir doğru yöntem olmadığını belirten Özdemir, kalem-defter ile dijital araçların birlikte ve dengeli kullanılmasının en sağlıklı yaklaşım olduğunu ifade etti. Fiziksel kitap okuma, dijital içerik tüketimi ve farklı öğrenme yöntemlerinin bir arada kullanılması gerektiğini vurgulayan Özdemir, tek yönlü kullanımın zihinsel süreçleri olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. İyi öğrenmenin anahtarına ilişkin değerlendirmesinde ise Özdemir, dijital araçların kararında kullanılması, bireyin hedeflerini net şekilde belirlemesi ve zihinsel sağlığını korumasının temel unsurlar olduğunu ifade etti.

 

Dijital araçlar, eğitim ortamlarının vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, öğrencilerin dikkat ve öğrenme süreçleri üzerindeki etkisi tartışma konusu olmaya devam ediyor. Prof. Dr. Yalçın Özdemir ve Doç. Dr. Serdar Çiftçi ile gerçekleştirilen röportajlarda, eğitimde dijitalleşme kalem-defter kullanımını tamamen ortadan kaldırmasa da öğrenme alışkanlıklarını dönüştürmekte, bu süreçte en önemli belirleyici unsurun ise bilinçli, dengeli ve amaç odaklı kullanım olduğu görülmektedir. 

 

Haber: Sedanur Alkan

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00