Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


EĞİTİM FAKÜLTELERİNDEN YENİ YAKLAŞIM: SINIFTA ODAKLANMAYI ARTIRAN ÖĞRENME MODELLERİ

27.12.2025
Dosya

 

Sınıfta dikkat ve motivasyon sorunları artarken eğitim fakülteleri, sınıfta öğrencilerin dikkatini ve derse katılımını artırmak amacıyla yeni öğrenme modellerini hayata geçiriyor. Bu yaklaşımlar, teorik bilginin yanı sıra uygulamalı yöntemlerle öğrencilerin öğrenme sürecini daha etkili ve verimli hale getirmeyi hedefliyor. 

 

Sınıflarda öğrencilerin dikkatini toplamak ve derse aktif katılımını sağlamak, eğitim alanında en çok tartışılan başlıkların başında geliyor. Özellikle yeni kuşak öğrencilerin değişen öğrenme alışkanlıkları, öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerine yönelik beklentileri artırıyor. Bu nedenle eğitim fakülteleri, öğretmen adaylarını sahada karşılaşabilecekleri odaklanma ve motivasyon sorunları için programları güncelliyor. Akademisyenler ise, etkili öğretim sürecinin ancak öğrenciyi derse çeken yöntemler ile mümkün olacağı görüşünde birleşiyor. Bu konuyla ilgili olarak Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esin Acar Yürekli, ADÜ Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Arzu Tanış Özçelik ile röportaj gerçekleştirdik.

 

Ders içeriklerinin sınıf öğretmenlerinin saha ihtiyaçlarına uyumu 

Sınıf öğretmenliği lisans programında derslerin kademeli bir yapıda ilerlemesi, öğretmen adaylarının mesleğe hazırlanma sürecinin temelini oluşturuyor. Programın ilk yıllarında teorik derslerin ağırlıklı olarak verilmesi, adayların eğitim bilimine ilişkin temel kavram ve yaklaşımları öğrenmesini amaçlarken, son sınıfta ise uygulamaya dayalı derslerin devreye girerek öğrencilerin sahayla birebir temas kurmasını sağlıyor. Bu konu hakkında görüşlerini belirten Dr. Öğr. Üyesi Arzu Özçelik, “Sınıf öğretmenliği programında öğrenciler ilk üç yılda ağırlıklı olarak teorik bilgi ediniyor, dördüncü sınıfa geldiklerinde ise Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda uygulama derslerine katılarak sınıf ortamını yakından gözlemleme ve teorik bilgilerini sahada pekiştirme fırsatı buluyorlar.” dedi. Özçelik, sözlerine, “2018 yılında müfredat değişti. Önceki müfredatta sınıf öğretmenliği programında ilk yıl öğretmenlik uygulaması dersleri bulunuyordu ve bu sayede öğrencilerle daha erken temas kurulabiliyordu. Ancak yeni sistemle uygulama dersleri yalnızca son sınıfta yapılmaya başlandı. Bu durum, öğretmenlerin sahaya uyum sürecinde bazı yetersizliklere yol açıyor.” şeklinde devam etti.

 

Etkili sınıf eğitiminde öne çıkan öğretim yöntemleri 

Etkili sınıf eğitiminde öne çıkan öğretim yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özçelik, “Öğrenciyi derse bağlayan grup çalışmaları, uygulamalı etkinlikler, soru-cevap yöntemi, deney yöntemi, öğrenciyi derse aktif olarak dahil eden işbirlikçi teknikler ve materyal destekli anlatımlar sınıf içi öğrenmeyi belirgin biçimde güçlendiriyor.” dedi. Özçelik ayrıca, bu yöntemlerin son yıllarda sınıf ortamlarında daha fazla tercih edildiğini vurguladı.

 

Gelişim odaklı sınıf modelleri 

Okul ortamında öğrencilerin gelişim alanlarının düzenli olarak izlenmesi ve bu bilginin ders planlarına yansıtılmasıyla sınıf yönetiminden öğrenme süreçlerine kadar pek çok uygulamayı şekillendiriyor. Günlük sınıf akışının, öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını ve gelişim basamaklarını dikkate alan modellerle desteklenmesi, öğretimin daha etkili ve sürdürülebilir yürütülmesine olanak sağlıyor. Özçelik, “Öğrencilere yaşam becerileri kazandırılmalı, takım çalışmaları yaptırılmalı, karar alma becerileri ve iletişimleri güçlendirilmelidir. Böylelikle öğrenciler gün içinde gelişim düzeylerine uygun beceriler kazanabilir.” dedi.

 

İnce motor etkinliklerinin bilişsel gelişime etkisi 

Prof. Dr. Esin Acar, gelişimin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak, bilişsel, duyusal ve motor (fiziksel) gelişimin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtti. Acar, “Öğrenmenin gerçekleşmesinde motor becerilerinin gelişmiş olması bilişsel gelişimi tamamlar. Aynı zamanda öğrenmenin çıktısının somut olarak görüldüğü bir alanı da oluşturur.” dedi. İnce motor becerilerine örnek veren Acar, “Ayakkabı bağlama, kalemi tutarak yazmayı öğrenme gibi özellikler motor gelişim aşamasında yapılan etkinliklerle daha ileri seviyeye taşınır. Bu becerilerin özellikle ilk yıllardan, birinci sınıftan itibaren kazandırılması gerekir.” ifadelerini kullandı. Acar, sözlerine, “Yapılan çalışmalarda yazarak ya da not alarak gerçekleştirilen uygulamaların öğrenmeyi kolaylaştırdığı, kalıcı hale getirdiği ve bilişsel gelişim üzerinde olumlu etkiler yaratarak öğrenmeyi somutlaştırdığı görülüyor.” şeklinde devam etti.

 

Sınıf dışı etkinliklerin derse pedagojik katkısı 

Sınıf dışı etkinliklerin bilişsel, duyusal ve akademik açıdan öğrenci gelişimine olumlu katkı sağladığını vurgulayan Acar, “Sınıf dışında yapılan etkinlikler çocuklarda mutluluk, rahatlama ve yaratıcılığı artırır. Bu rahat öğrenme ortamı ya da öğrencinin sevdiği bir şeyi somut olarak yapma fırsatı, pedagojik açıdan önemlidir. Son yıllarda pedagojinin de bu yönde geliştiği söylenebilir.” dedi.

 

El becerisi gerektiren uygulamaların öğrenci dikkati ve öğrenme sürecine yansımaları

Uygulamalı etkinliklerin ders sürecine dahil edilmesinin, öğrencilerin azalan dikkat sürelerini yeniden toplamak ve öğrenmeyi somutlaştırmak açısından önemli bir yöntem olduğunu belirten Acar, “El becerisi gerektiren etkinlikler sınıf ortamında hem odaklanmayı artırır hem de bilgiyi kalıcı hale getirir.” dedi. Acar, sözlerine şöyle devam etti: “Öğrenmede birtakım hormonların salgılanması gerekir. Bu hormonlardan biri dopamindir. Dopamin, iyi hissetme ve ödül mekanizmasını sağlayan bir hormondur. Dikkati bir kilit olarak düşündüğümüzde, bu tür etkinliklerin çocuğu motive ettiği ve odaklanma üzerinde olumlu etkiler yarattığı söylenebilir.” Bu etkinliklerin eğitim programlarında yer almasının önemine dikkat çeken Acar, “Yeterli dopamin seviyesine sahip olan çocukların odaklanma süresi ve motivasyonu artar. Dopamin seviyesinin düşük olması ise odaklanma ve motivasyonu azaltır, öğrenmede güçlükler ortaya çıkar.” ifadelerini kullandı. 

 

Röportajımıza katkılarından dolayı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esin Acar Yürekli ile aynı bölümden Dr. Öğr. Üyesi Arzu Tanış Özçelik’e teşekkür ediyoruz.

 

Haber: Reyhan Karabey

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00