Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


DİSİPLİNLE İNŞA EDİLEN ÖZGÜRLÜK: CAZIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

28.12.2025
Kültür Sanat

 

Caz çoğu zaman özgürlükle özdeşleştirilen bir müzik türü olarak görülüyor. Ancak bu özgürlüğe ulaşmak, uzun yıllar süren disiplinli bir eğitim ve güçlü bir kültürel birikim gerektiriyor. Akademisyen ve müzisyen Doç. Dr. Devrim Demir Yeşilpınar, caz müziğinin eğitimden sahneye uzanan serüvenini anlattı. 

 

Müziğin en renkli ve derin dünyalarından biri olan cazın, okul sıralarından sahne ışıklarına uzanan o uzun yolculuğuna mercek tuttuk. Dinlerken bizi büyüleyen o doğaçlamaların arkasında yatan güçlü akademik temeli ve yılların emeğini, bu disiplini en iyi bilen isimlerden biriyle, Doç. Dr. Devrim Demir Yeşilpınar ile  konuşarak haberimize taşıdık.

 

Müzik ve akademi arasında kurulan bir hayat 

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde 18 yıldır akademisyen olarak görev yapan Doç. Dr. Devrim Demir Yeşilpınar, müzikle akademiyi bir arada yürütmenin önemine değindi.  Müzisyenlik faaliyetlerine hiç ara vermediğini belirten Yeşilpınar, “Adnan Menderes Üniversitesi’nde 18. yılım. Müzik bölümünde olmam nedeniyle müzisyenlik faaliyetlerime hiç ara vermedim. Akademisyenlik ve müzisyenliği birlikte yürütüyorum.” dedi.  Yeşilpınar’ın müzik yolculuğu 1991 yılında Güzel Sanatlar Lisesi’nde piyano eğitimiyle başladı. 1995’te Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü’ne girse de bu süreç, onun için arayış dönemi oldu. Besteciliğini geliştirmek istemesi, onu caz müziğine yönlendirdi. Türkiye’de caz eğitimi açısından önemli bir adım olarak görülen Bilgi Üniversitesi’nde 4 yıl caz eğitimi alan Yeşilpınar, bu süreçte profesyonel müzisyenlik kariyerine de adım attı.  Eğitimine yurt dışında devam eden Yeşilpınar, Hollanda’daki Rotterdam Konservatuvarı’nda 3 yıl öğrenim gördü. 2005 yılında Türkiye’ye döndüğünde ise Ege Üniversitesi’nde etnomüzikoloji ve yeni müzik kompozisyonu alanlarında yüksek lisans ve bütünleşik doktora çalışmalarını tamamladı. Bu süreçte hem akademik projelerde hem de albüm çalışmaları, aranjörlükler ve televizyon programlarında aktif rol aldı. 

 

Gençlerin caza ilgisi var ama… 

Bir eğitimci olarak gençlerin caz müziğine olan ilgisini yakından gözlemleyen Yeşilpınar’a göre asıl sorun ilgi eksikliği değil, eğitim sürecinin geç başlaması. Üniversite eğitiminin teknik altyapı için geç kaldığını vurgulayan Yeşilpınar, “Caza ilgi var, bunda bir problem yok. Asıl sorun, üniversitenin bir şeyi sıfırdan öğrenmek için geç bir yer olması.” ifadelerini kullandı. Özellikle caz gibi doğaçlamaya dayalı ve teknik altyapı gerektiren bir müzik türünde, temel eğitimin çok daha erken yaşlarda verilmesi gerektiğini vurgulayan Yeşilpınar, Üniversiteye gelen öğrencilerin çoğunun bu seviyeye hazır olmadığını belirtti.  “Müzikle ilgili temel eğitimlerin ve caz gibi spesifik alanların en geç lise döneminde başlaması gerekiyor. Üniversiteye hazır bir öğrenci gelmediğinde, o aradaki farkı kapatmak çok zor oluyor.” şeklinde konuştu.

 

Cazın en zor tarafı: uzun acemilik dönemi 

Caz eğitiminin en yıpratıcı yönünün uzun süren acemilik dönemi olduğunu söyleyen Yeşilpınar’a göre caz eğitiminin en yıpratıcı yönü, acemilik döneminin oldukça uzun sürmesi. Bu sürecin psikolojik zorluklarına ve sabır gerektirdiğine değinen Yeşilpınar, “Caz müziğini öğrenmenin en zor yanı, acemilik döneminin çok uzun olması. Günde 8–10 saat çalışıp 2 yılın sonunda hâlâ bir şey çalamıyormuş gibi hissetmek, öğrencileri pes ettirebiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Birçok öğrencinin bu zorluğu aşamadığını dile getiren Yeşilpınar, “Bu yol çok meşakkatli. Genelde yolun başında ya da ortasında geri dönen çok öğrenci oluyor. Sonuna kadar gidenlere pek sık rastlanmıyor.” sözleriyle eğitimin disiplin boyutunu öne çıkardı.

 

“Caz serbesttir” yanılgısı 

Cazın toplumda “kuralsız” ve “tamamen özgür” bir müzik olarak algılandığını belirten Yeşilpınar, bu düşüncenin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Cazın doğaçlama yapısını bir konuşma diline benzeten Yeşilpınar, “Caz doğaçlamaya dayalı bir müzik ama bu doğaçlama sanıldığı gibi sınırsız değil. Çok katı kalıplara ve tarihsel bir bağlama tabidir.” açıklamasında bulundu. Bu durumu konuşmaya benzeten Yeşilpınar, cazın da kendine özgü bir dili ve bağlamı olduğunu vurguladı: “Konuşmayı biliyor olabilirsiniz ama konuyu bilmiyorsanız anlamlı bir şey söyleyemezsiniz. Caz da böyledir. Metne bağlı değildir ama bağlama bağlıdır.” dedi. Gerçek özgürlüğün, bu kalıplar öğrenildikten sonra ortaya çıktığını söyleyen Yeşilpınar’a göre, sahnedeki özgürlük yıllar süren disiplinli çalışmanın bir sonucudur. 

 

Caz niş bir müzik mi? 

Cazın günümüzde “niş” bir müzik olarak tanımlanmasına mesafeli yaklaşan Yeşilpınar, kültürel ve sanatsal üretimlerin karşılaştırılmasını doğru bulmadığını belirterek.  “Kültürel olayları kendi dinamikleriyle değerlendirmek gerekir. Elma ile elmayı karşılaştırabilirsiniz ama müzik türlerini bu şekilde sınıflandırmak yanıltıcı olur.” dedi. Etnomüzikolojinin bu noktada önemli bir perspektif sunduğunu belirten Yeşilpınar, her müzik türünün bir toplumsal karşılığı olduğunu vurguladı: “Eğer bir müzik varsa, mutlaka bir zümreye hitap ediyordur, bir ihtiyaca karşılık veriyordur ve birilerini mutlu ediyordur.” şeklinde konuştu.

 

Cazın kökeni ve sürekli değişen yapısı 

Cazın tek bir tanımı ya da değişmez bir felsefesi olmadığını söyleyen Yeşilpınar, bu müzik türünün tarihsel olarak sürekli dönüşüm içinde olduğunu belirterek, “Caz, 1800’lerin ortasında New Orleans’ta ortaya çıkan bir kent müziğiydi. Miles Davis’in 1960’larda yaptığı müzikle bugün yapılan cazı aynı felsefeyle değerlendirmek mümkün değil. Çünkü caz sürekli değişiyor.” dedi. Afro-Amerikalıların yüzyıllara yayılan melez kültüründen doğan caz, zamanla Amerika’dan Avrupa’ya yayılmış, dünya savaşları, göçler ve toplumsal dönüşümlerle şekillenmiş bir müzik türü hâline gelmiştir. 

 

Aslında müzik hep doğaçlamaydı 

Yeşilpınar’a göre cazdaki doğaçlama anlayışı, müzik tarihinin istisnası değil, aksine en eski geleneklerinden biri olduğunu söyleyerek,  “Müziğin yazılı olma geleneği en fazla bin yıllık. Oysa müzik, insanlık tarihi boyunca çoğunlukla doğaçlamaya dayanıyordu.” diye anlatarak bağlama ve zurna örnekleri üzerinden bunu açıklayarak, her icranın yeniden kurulduğunu söyledi: “Bir türkü vardır ama herkes onu farklı çalar. Ne çalacağın bellidir ama nasıl çalacağın sana bağlıdır. Caz da tam olarak bunu yapar.” dedi.

 

Sahnedeki an: Disiplinin özgürlüğe dönüştüğü yer 

Cazın belki de en çarpıcı yönü, sahnede yaşanan o anlık deneyimdir. Yeşilpınar, bu durumu tamamen içsel bir süreç olarak tanımlamaktadır diyerek anlattı. “Her şeyi öğreniyorsunuz, çalışıyorsunuz, sonra sahneye çıkıyorsunuz. O anda vücudunuz, kaslarınız ve zihniniz müzikle birlikte bir zaman akışı içinde var oluyor.” dedi. Bu noktada özgürlük plansızlıktan değil, yıllar boyunca edinilen bilgi ve deneyimin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.  

 

Bu röportajın gerçekleştirilmesi sürecinde zaman ayırarak bilgi ve deneyimlerini paylaşan, caz müziği ve müzik eğitimi üzerine değerli görüşleriyle çalışmaya katkı sunan Doç. Dr. Devrim Demir Yeşilpınar’a teşekkür ederiz. 

 

Haber: Nehir Çınar

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00