Dijital oyunların çocukların zihinsel süreçlerine sunduğu katkıları ve barındırdığı gelişimsel riskleri uzman perspektifiyle analiz ederek sağlıklı bir teknoloji kullanımı için çocuk sahibi ailelere rehberlik yapılmalıdır.
Geleneksel oyun kültürünün yerini hızla alan dijital mecralar, çocukların gelişim yolculuğunda hem önemli fırsatlar hem de dikkatle yönetilmesi gereken riskler barındırmaktadır. Uygun içeriklerle desteklenen bir oyun süreci problem çözme, takım çalışması ve el göz koordinasyonu gibi kritik becerileri güçlendirirken kontrolsüz kullanımın agresif eğilimlere ve bağımlılığa zemin hazırladığı bilinmektedir. Ekran sürelerinin yönetiminden şiddet içerikli oyunların psikolojik etkilerine kadar ebeveynlerin dijital çağda çocuklarına doğru rehberlik edebilmeleri için gereken stratejik yaklaşımların detaylarını ve püf noktalarını öğrenmek için Uzman Klinik Psikolog Sergen Özdemir sorularımızı yanıtladı.
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Ben Uzman Klinik Psikolog Sergen Özdemir. 1997 yılında Aydın’da doğdum ve orada büyüdüm. Üniversite hayatıma Yeni Yüzyıl Üniversitesi ile başladım, 2019 yılında mezun olduktan sonra İstanbul Gelişim Üniversitesinde klinik psikoloji üzerine yüksek lisansımı tamamlayarak uzmanlığımı edindim. Kariyerim süresince İstanbul’da özel gereksinimli bireyler ve çocuklar ile çalıştım. Oyun terapistliği ve çeşitli seanslar yürüttüm. 2022 yılında Burdur İl Jandarma Komutanlığında görev alarak asker psikolojisi alanında da çalıştım. Kazandığım mesleki deneyimler sayesinde 2024 şubat ayı itibari ile memleketim Aydın’da kendi iş yerimde çalışmaya devam ediyorum.
Dijital oyunların çocukların bilişsel gelişimi ile nasıl bir ilişkisi vardır?
Açıkçası bu durum oyundan oyuna farklılık göstermektedir. Biz ebeveynler ve yönlendiriciler olarak çocuğun yararına olacak, dikkatini geliştiren ve dürtü kontrolüne katkı sağlayan oyun türlerine olumlu bakıyoruz. Bu tür oyunlar, çocukların el-göz koordinasyonunu ve problem çözme yeteneklerini geliştirmektedir. Bu mantık çerçevesinde çocukların oynaması için yaş sınırlarına uygun olan ve bizim de önerdiğimiz oyunlar mevcuttur. Diğer taraftan çocuğun gelişimine zarar verebilecek olumsuz içerikli oyunlar da bulunmaktadır, biz bu tür oyunları kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Burada en önemli nokta, ebeveynin oyunun içeriğine ve türüne bizzat bakmasıdır.
Şiddet içerikli oyunlar çocukları olumsuz etkiler mi?
Evet, kesinlikle etkilediğini söyleyebiliriz. Şiddet eğilimli içeriklere sahip oyunların, çocuklarda olumsuz ve agresif bir eğilim uyandırdığı görülmektedir. Çocuklar oyun içerisindeki karakteri benimseyebilir ve ona özenebilirler. Bu sebeple oradaki karakterlerin davranışlarını içselleştirerek, bunları dış dünyada da uygulama eğiliminde olabilirler. Bu sebeple oyunlarda bulunan şiddet, kaba dil, korku, gerilim ve çevrimiçi sohbet ortamları çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
Çocukların oyun oynama süreleri nasıl yönetilmeli ve ebeveynler bu konuda nasıl davranmalıdır?
Oyun süreçleri mutlaka ailenin gözetimi altında olmalıdır. Çocuğun yaşına uygun oyunlar tercih edilmeli ve bu durum aile denetiminde tutulmalıdır. İnternette milyonlarca çeşit oyun bulunmaktadır ve bir çocuk, bu oyunların hangisinin kendisine uygun olup olmadığına tek başına karar veremez. Biz uzmanlar olarak özellikle şiddet öğeleri içeren oyunların tercih edilmemesini öneriyoruz. Bir çocuğu en iyi tanıyan ailesi olduğu için uygun oyun seçiminde en etkili rolü onlar üstlenir. Bizler de çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarına ve eksik yönlerini destekleyecek oyunların tercih edilmesine rehberlik ediyoruz. Ebeveynler bu konuda teşvik edici ve yönlendirici olmalıdır. Çocuk, kendi istediği kadar saatlerce oyun oynamamalı, oyun süreleri konusunda tam yetkili olmamalıdır. Ebeveyn bu konuda mutlaka sağlıklı sınırlar koymalıdır.
Dijital oyunlar çocuklara ne gibi beceriler kazandırır?
Oyunların elbette çocuklara kazandırdığı olumlu beceriler vardır. Örneğin takım çalışması yeteneğini destekleyen birçok oyun mevcuttur. Bir takımın içerisinde yer almak çocuğa uyum sağlama yeteneği ve grup dinamiklerine hakim olma becerisi kazandırabilir. Hatta bazı çocukların bu tür oyunlarda liderlik potansiyellerini sergilediğini de görebiliyoruz. Oyunların bu tür destekleyici yönleri olsa da burada kritik soru şudur: “Hangi oyun, içeriği nedir ve nasıl oynanıyor?” Bu noktada şiddet içeren oyunlar, destekleyici olmaktan ziyade zararlı hale gelmektedir.
Oyun bağımlılığı çocuklarda nasıl tanımlanır?
Oyun bağımlılığı çocuklar için ciddi riskler barındıran bir konudur. Eğer çocuk her gün oyun oynamak istiyorsa, günün büyük bir kısmını oyunla geçirmek konusunda ısrarcıysa ve tekrarlayıcı davranışlar sergiliyorsa bu durum artık oyun bağımlılığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sürecin çocuğun günlük yaşamını ve okul başarısını etkilemeye başlaması asıl sorunların başladığı noktadır. Böyle bir durumda ebeveynin dikkatli olması ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması en sağlıklı çözüm yolu olacaktır.
Bir çocuğun kendi yaş grubuna uygun olmayan oyunlar oynamasının ne gibi riskleri var?
Bir çocuğun saldırgan davranışlar sergilemesi ve şiddete meyilli olması gibi durumlar, tamamen oyunlara bağlanmasa da büyük bir kısmının oyunlardan kaynaklandığı söylenebilir. Bu durum oyunun çocuğun yaşına uygun olup olmamasıyla doğrudan ilgilidir. 18 yaş üstündeki bir birey ile daha küçük yaştaki bir çocuğun oyunlardan etkilenme düzeyi çok farklıdır. Yaş küçüldükçe oyun içeriğindeki öğelere özenme ve taklit etme oranı da artar. İşte bu yüzden yaş sınırı çok önemlidir. 18 yaşından küçük bireylerin, aile kontrolünde bu oyunlara erişim sağlaması gerekir. Ailenin bu konuda bilinçli olması ve takibi bırakmaması olumsuz durumların yaşanmaması adına şarttır. Sonuç olarak şiddet içerikli oyunlar olumsuz davranışlarda etkili olabilir, ancak tek etkenin oyunlar olmadığını, aile ve sosyal dinamiklerin de sürece dahil olduğunu unutmamak gerekir.
Sağlıklı bir çocuk gelişimi için ailelere nasıl bir yol tavsiye edersiniz?
Aileler çocuklarına hafta içi oyun izni vermek yerine, hafta sonlarını serbest zaman olarak değerlendirebilirler. Yani oyun zamanını hafta sonuna yönlendirmek daha sağlıklıdır. Gün içinde sürekli oyun oynamak yerine, çocuğu farklı aktivitelere yönlendirip hafta sonu 1-2 saati geçmeyecek şekilde bir oyun aralığı planlanabilir. Tabii ki 2 saatlik bir dilim bile çocuk için fazla gelebilir, burada esas olan çocuğun yaşıdır. Çocuk, “hafta içi oynamadım bu yüzden şimdi daha fazla oynayacağım” diyerek pazarlık yapabilir, ancak bu süreyi de ebeveyn düzenlemeli ve takip etmelidir. Günümüz dijital çağında ebeveynlerin bu konuya çok dikkat etmesi gerekiyor. Oyun oynama yaşının telefon ve tablet kullanımıyla 2-2,5 yaşlarına kadar düştüğünü görüyoruz. Bilimsel olarak ekranla tanışmanın 3 yaşından önce olmaması, dijital oyunların ise ancak 3 yaşından sonra kabul edilebilir düzeyde başlaması önerilir. İlerleyen yaşlarda bu süreler yavaş yavaş 30, 40, 50 dakika ve en fazla 1 saat olacak şekilde artırılabilir. Sonuç olarak oyun ve ekran süresi çocuğun yaşıyla orantılı olarak planlanmalı, ebeveynler ihtiyaç duyduklarında mutlaka uzmanlardan destek almalıdır.
Haber: Furkan Kuyucu
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...