Dijitalleşmiş dünyada attığımız her adım, geride bir iz bırakıyor. Sosyal medya paylaşımlarımızdan banka işlemlerimize, konum bilgilerimizden online alışverişlerimize kadar kişisel verilerimiz her an izlenebilir durumda. Bu da siber tehditlere karşı daha dikkatli olmamızı gerektiriyor.
Dijital dünyada her geçen gün daha fazla iz bırakıyoruz. Ancak bu durum siber tehditleri de beraberinde getiriyor. Kişisel verilerin ele geçirilmesi, kimlik hırsızlığından dolandırıcılığa kadar birçok suistimale yol açabiliyor. Şirketler için itibar kaybı ve maddi zarar riskini artıran bu tehditler, bireyler için de ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Hukuki süreçler ve alınması gereken önlemler üzerine görüştüğümüz Av. Burak Yakşı, Yalova Üniversitesi mezunu olup Aydın’da avukatlık yapmaktadır. Doç. Dr. Serdar Çiftçi ise Gazi Üniversitesi’nde eğitim almış ve şu anda Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Kişisel veriler ve güvenliği
Kişisel veriler, kimliği belirli ya da belirlenebilir bir bireye ait her türlü bilgiyi ifade eder. Bir kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak tanımlamaya yardımcı olan her veri, bu kapsamda değerlendirilir. Doç. Dr. Serdar Çiftçi, “Adımız, soyadımız, doğum yeri ve tarihimiz, kimlik numaramız gibi bizi ve ailemizi doğrudan tanımlayan bilgilerin yanı sıra, e-posta adresimiz, telefon numaramız, IP adresimiz ve hatta sosyal medya üzerindeki etkileşimlerimiz de kişisel veri olarak kabul edilir.” dedi.
Dijital dünyanın yeni hedefi
Sosyal medya hesaplarımızdan bankacılık işlemlerimize kadar pek çok kişisel bilgi, günümüzün en değerli varlıkları arasında yer alıyor. Ancak bu veriler, siber suçlular için de önemli bir hedef haline gelmiş durumda. Kişisel verilerin nasıl ele geçirildiğini anlatan Doç. Dr. Serdar Çiftçi, “Son yıllarda veri hırsızlığı artık olağan bir tehdit haline geldi. Siyasi figürlerden sıradan vatandaşlara kadar birçok kişinin bilgileri siber suçluların eline geçiyor. Hacker’lar (sisteme izinsiz erişim sağlayan kişiler), en çok kurumsal e-posta adreslerini taklit ederek bize sahte iletiler gönderme yöntemini kullanıyorlar. Bu iletiler aracılığıyla paylaşılan bağlantılar, kişisel bilgilerimizi ele geçirmek için tasarlanıyor. Ayrıca ücretsiz sunulduğu iddia edilen sahte yazılımlar da büyük bir risk taşıyor. Bu tür uygulamalar cihazlarımıza virüs bulaştırarak verilerimizi çalabiliyor. Öte yandan, bazı şirketler de sistemlerindeki güvenlik açıkları nedeniyle siber saldırılara maruz kalabiliyor.” şeklinde konuştu.
Kişisel verilerinizi korumanın yolları
Kişisel verilerin korunmasında sadece resmi kurumların değil, bireylerin de sorumluluğu olduğunu belirten Doç. Dr. Serdar Çiftçi, “İnternette işlem yaparken kaynağını bilmediğimiz ağlara bağlanmamalı, mümkünse VPN (sanal özel ağ) kullanarak güvenliğimizi artırmalıyız. Ziyaret ettiğimiz web sitelerinin güvenilirliğini kontrol etmek de oldukça önemli. Online alışverişlerde, banka kartı yerine kredi kartı kullanmak, olası bir dolandırıcılık durumunda hakkımızı arayabilmek açısından faydalıdır. Sosyal medya hesaplarımızda güçlü şifreler kullanarak güvenliği sağlamalı ve şüpheli SMS veya e-postaları açmaktan kaçınmalıyız. Bu önlemler, veri hırsızlığına karşı etkili bir koruma sağlar.” sözlerini ifade etti.
“Şüpheli durumlarda sakin kalmak ve hızlı hareket etmek önemli”
Kişisel verilerimizin çalındığına dair şüphelerimiz olduğunda ne yapmamız gerektiğini aktaran Av. Burak Yakşı “Öncelikle sakin kalıp durumu değerlendirmeliyiz. Hangi hesaplarımızın veya bilgilerimizin risk altında olduğunu tespit etmemiz gerekiyor. Bankalar, sosyal medya, e-posta gibi platformları kontrol etmeliyiz. Finansal kayıplarımızın olup olmadığını ve kimlik bilgilerimizin çalınıp çalınmadığını araştırmalıyız. Hesap güvenliğimizi sağlamak adına şifrelerimizi değiştirmeli ve çift faktörlü doğrulama gibi ek güvenlik önlemleri almalıyız. Eğer finansal bir kayıp durumu varsa, kredi kartlarımızı hemen bloke ettirmeliyiz. Kişisel verilerimizin çalınması durumunda, bu verilerin anonim hesaplar tarafından şantaj amaçlı kullanılma riski de bulunuyor. Bu gibi durumlarda, derhal adli makamlara başvurmalı ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na ihlal bildiriminde bulunmalıyız. Süreci daha etkili yönetmek adına, uzman hukukçulardan ve kamu görevlilerinden destek alarak hızlı ve doğru bir şekilde hareket edebiliriz.” şeklinde konuştu.
Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK)
Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK), özel hayatın gizliliğini ve bireylerin temel haklarını korumayı amaçlayan, Türkiye’de 2016 yılında yürürlüğe giren önemli bir yasadır. Bu kanun hakkında görüşlerini paylaşan Av. Burak Yakşı, “Kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği açısından büyük bir öneme sahiptir. 1981 yılından itibaren bu alanda çalışmalar yapılmaya başlanmış, gerekli altyapı ve sistem iyileştirmeleri sonrasında 6698 sayılı KVKK 2016 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu kanun, bireysel hakların korunmasından uluslararası rekabetin artmasına kadar birçok olumlu katkı sağlamıştır. Kanunun ilk maddesinde, kişisel verilerin işlenmesinde özel hayatın gizliliği ve kişilerin temel haklarının korunması amacı net bir şekilde ifade edilmiştir. Ayrıca kişisel verileri işleyen kişi ve kurumların yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esaslar da düzenlenmiştir.” diyerek, daha fazla bilgi edinmek için bu alanda yayınlanan kaynakları takip etmemizin, yazılan makaleleri okumamızın ve ilgili kurumların web sitelerini ziyaret etmemizin faydalı olacağını belirtti.
Ceza Yargılamasında Hukuki Süreçler Neden Uzuyor?
Av. Burak Yakşı, hukuki işlemlerin uzun sürebileceğini belirterek, “Ceza yargılamalarında, mahkemelerin dosya yükü, duruşmaların uzun aralıklarla yapılması, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) sistemindeki aksaklıklar, tebligat süreçlerindeki gecikmeler, bilirkişi raporlarındaki eksiklikler veya hatalar, müzekkere yazılan kurumların zamanında cevap vermemesi ve üst mahkemelere yapılan itirazların dosya yoğunluğu nedeniyle geç incelenmesi gibi çeşitli sebeplerle süreçler 3-4 yıla kadar uzayabiliyor. Bu gibi durumlarda hak kaybı yaşanmaması adına, uzman bir avukat ile çalışmanızı öneririm.” şeklinde tavsiyede bulundu.
Kişisel verilerin korunması ve farkındalık yaratma çabaları
Doç. Dr. Serdar Çiftçi, vatandaşların Kişisel Verileri Koruma Kanunu hakkındaki bilgi düzeyini ve bu konuda farkındalık yaratmak için yapılması gerekenleri, “Ülkemizde Anayasa ve kanunlarla güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler konusunda yeterli bir bilince sahip değiliz. Bu eksiklik, kişisel veri gibi nispeten yeni bir kavramla ilgili de bilinçsizlik yaratıyor. Bu nedenle, devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği ile kişisel veri bilincinin artırılması ve yaygınlaştırılması gerekiyor. Kişisel verinin korunması, Anayasa ve kanunlarla güvence altına alınan temel haklardan biridir. Ancak vatandaşların bu konuda yetersiz bilgisi, birçok şirketin ve hatta devlet kurumlarının yeterli siber güvenlik önlemlerini almasını engelliyor. Bu da kişisel verilerimizin sızmasına yol açabiliyor. Bence en iyi koruyucu, hakkın sahibidir. Bu nedenle her birey, hak ve sorumluluklarını bilmelidir, kişisel verilerinin işlenmesini aktif şekilde takip etmeli ve güvenlik açığı olduğunu düşündüğü şirket ve uygulamalarla verilerini paylaşmamalıdır. Ayrıca kişisel verilerin kanuna aykırı işlendiğini fark ederse, ilgili makamlara başvurmalıdır.” şeklinde aktardı.
Son yıllarda karşılaştığımız ve duyduğumuz kişisel veri skandalları, bu alandaki eksikliklerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Kişisel verilerinizin çalınması, dolandırıcılık ve hatta cinayet gibi suçlara zemin hazırlayabiliyor. Ülkemizde bu kritik dönemde, haklarımıza sahip çıkmalı ve kendimizi adalet önünde savunma gücüne sahip olmalıyız. Kişisel verilerin korunması ile ilgili verdiği değerli bilgiler için Av. Burak Yakşı’ya ve Doç. Dr. Serdar Çiftçi’ye teşekkür ederiz.
Haber: Sultan Çelikkanat
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
Türkiye’nin birçok şehrinde birbirinden güzel evler bulunmaktadır. Peki ya Ankara’nın ...
DÜNDEN BUGÜNE: URLA SANAT SOKAĞI
Asıl adı Zafer Caddesi olan sokak, 2010 yılından sonra bir ...