Aydın’da susuzluk kapıya dayanınca Didim Akbük için imzalar atıldı ancak teknolojik çözüm ekolojik tartışmaları da beraberinde getirdi. Doç. Dr. Ercan Yeşilırmak, deniz suyu arıtımının stratejik bir tercih olduğunu belirterek uyardı: "Deniz sonsuz bir kaynak olsa da arıtma sonrası oluşan yoğun tuzun denize deşarjı, canlı yaşamı için ciddi riskler barındırıyor."
Aydın Büyükşehir Belediyesi ile Devlet Su İşleri (DSİ) arasında imzalanan protokolle, Türkiye'nin ilk örneklerinden biri olacak Didim Akbük Deniz Suyu Arıtma Tesisi için süreç resmen başladı. ADÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Yeşilırmak ise bu hamlenin sadece bir teknoloji değil, aynı zamanda hassas bir çevre yönetimi sınavı olduğunu ifade etti.
Arıtma sonrası geriye yüksek tuzlu su kalacak
Denizden alınan suyun arıtma sürecinden sonra oluşan atık maddelerin yönetimine dair teknik detaylar paylaşan Doç. Dr. Ercan Yeşilırmak, sürecin sadece tatlı su üretmekten ibaret olmadığını ifade etti. Normal deniz suyunun tuzluluk oranının yaklaşık yüzde 3,5 civarında seyrettiğini hatırlatan Yeşilırmak, arıtma işlemiyle bu dengenin değiştiğine dikkat çekti. Yeşilırmak, "Deniz suyunu tuzdan arındırdığınızda, aldığınız suyun yaklaşık yarısını içme suyuna dönüştürürken geri kalan kısmında çok daha yüksek yoğunluklu bir tuz konsantrasyonu bırakıyorsunuz. Aşırı tuzlu suyu tekrar denize vermek zorunda kalıyorsunuz. Her ne kadar bu atık su denize ulaştığında zamanla seyrelme eğilimi gösterse de, deşarjın yapıldığı ilk noktada deniz ekosistemi üzerinde ciddi çevresel etkiler kaçınılmaz hale gelmektedir." şeklinde konuştu.
Hatalı deşarj deniz canlılarını doğrudan etkileyecek
Sistemin ekolojik risklerine ve işletme zorluklarına dair uyarılarda bulunan Yeşilırmak, hatalı planlanan deşarj yöntemlerinin deniz altındaki yaşamı tehdit edebileceğini belirtti. Arıtma tesislerinin çevresel sürdürülebilirliğinin deşarj noktasına bağlı olduğunu vurgulayan Yeşilırmak, şu detayları paylaştı: "Bu arıtma süreci sonunda ortaya çıkan yoğun tuzlu su, deşarj edildiği bölgedeki deniz canlıları arasında fizyolojik sıkıntılar yaratabiliyor. Ayrıca bu projeler sadece denizle sınırlı kalmıyor; arıtılan suyun ihtiyaç duyulan yerleşim yerlerine ulaştırılması için yüzlerce kilometrelik nakil hatları ve pompa istasyonları gerekiyor. Bunlar hem çok ciddi yatırım isteyen hem de enerji sarfiyatı yüksek olan süreçlerdir. Dolayısıyla bu yöntem sonsuza kadar kesintisiz uygulanabilecek bir çözüm değil, ancak ihtiyaç duyulan kritik bölgelerde titiz bir planlama ve ileri mühendislik çalışmaları dahilinde hayata geçirilebilir."
Şehir denizden beslenecek barajlar tarıma kalacak
Deniz suyu arıtımının bir planlama meselesi olduğunu belirten Yeşilırmak, "Deniz suyundan üretilen suyu içme suyu olarak kullandığımızda yeterli olursa ve barajdaki suya ihtiyaç duymazsak o su tarımda kullanılabilir. Bu tamamen suyun sektörler arasındaki tahsisiyle alakalı bir durumdur. Şehir içme suyunu denizden alırsa, barajlardaki su toprağa ve tarıma kalabilir." şeklinde konuştu.
Deniz suyu arıtımı teknolojik bir lüks değil
Ters ozmos sisteminin dünyada uzun yıllardır kullanıldığını belirten Yeşilırmak, "Ters ozmos teknolojisi günümüzde lüks bir proje değil, yıllardır kullanılan bir teknoloji. Üretim maliyeti ve getirisi düşünülerek kurulan bir sistem bu. Maliyetimiz el verdiği ve ihtiyacımız doğrultusunda böyle bir projeye başlanıyor." dedi. Yüksek enerji gereksinimi nedeniyle maliyetlerin faturalara yansıyabileceğini kaydeden Yeşilırmak, bu suyun bahçe sulama gibi alanlarda kullanılmasının israf olacağını vurguladı.
Su azlığındaki tek etken azalan yağışlar değil
Aydın’daki su durumuna dair veriler paylaşan Doç. Dr. Ercan Yeşilırmak, sahadaki tablonun sadece yağış miktarıyla açıklanamayacağını ifade etti. Bölgedeki yağış azalışının lokasyon bazlı değişmekle birlikte yüzde 5 ile 15 bandında kaldığını belirten Yeşilırmak, "Su kıtlığını hissetmemizin tek nedeni yağışlardaki düşüş değildir. Sıcaklık artışı ve güneş radyasyonu nedeniyle barajlardaki buharlaşma son 40 yıldır yükseliş trendindedir. Buna artan nüfus ve yükselen talep de eklenince mevcut depolamalar ihtiyaca cevap veremez hale gelmiştir. Bu durum, suyun sektörler arasındaki tahsisini ve yönetimini daha kritik bir noktaya taşımaktadır. Çözüm için sadece gökyüzüne bakmak yetmez, depolama kapasitelerini artırmak ve modern su yönetimi stratejilerine odaklanmak gerekmektedir." dedi.
Aydın’ın su geleceği için atılan bu imza, teknolojinin sağladığı imkanlar ile doğanın hassas dengesi arasında ince bir çizgi üzerinde duruyor. Didim Akbük tesisinin kuraklık riskine karşı sunacağı sürdürülebilir katkı yadsınamaz bir gerçek olsa da, başarının anahtarı sadece suyu üretmekte değil, üretim sonrası oluşacak ekolojik maliyeti minimumda tutmakta yatıyor. Doç. Dr. Ercan Yeşilırmak’ın da vurguladığı üzere, deniz suyu arıtımı tek başına bir sihirli değnek değil; doğru planlama, verimli kullanım ve çevresel denetimle desteklenmesi gereken stratejik bir hamle olarak karşımıza çıkıyor. Sonuç olarak, Aydın’da musluklardan akacak her damla arıtılmış deniz suyu, beraberinde hem bir teknolojik başarıyı hem de gelecek nesillere karşı duyulan ekolojik sorumluluğu taşıyor.
Haber: Emine Akbulut
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...