Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


ÇOCUKLARDA DİJİTAL YÖNELİM VE MANEVİ BOŞLUK İLİŞKİSİ

05.05.2026
Dosya

 

Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin artması, yalnızca günlük yaşam alışkanlıklarını değil aynı zamanda manevi gelişim süreçlerini de nasıl etkilediği konusunda tartışmaları beraberinde getirmektedir. Günümüzde çocukların dijital dünyada daha fazla zaman geçirmesi, manevi gelişim boyutunda ne tür değişimlere yol açabileceği açısından değerlendirilmekte ve konu uzman görüşleriyle tartışılmaktadır.

 

Dijital teknolojilerin günlük yaşamda hızla yaygınlaşmasıyla birlikte çocukların ekranlarla kurduğu ilişki belirgin biçimde artmıştır. Bu durum, çocukların bireysel alışkanlıklarını değiştirmenin yanı sıra aile içi iletişim, birlikte geçirilen zamanın niteliği ve değer aktarımı süreçlerini de etkilemektedir. Çocukların dijital içeriklere artan yönelimi, onların manevi dünyalarının gelişimi ve sağlıklı bir şekilde şekillenmesi konusunu gündeme getirirken, aile ve toplum düzeyinde de bu sürecin nasıl daha dengeli yönetilebileceğine dair çözüm arayışlarını beraberinde getirmektedir. Bu kapsamda çocukların dijital dünya ile ilişkilerinin sınırlandırılması, aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve manevi değerlerin desteklenmesine yönelik yaklaşımlar önem kazanmaktadır. Dijitalleşmenin çocuk, aile ve toplum üzerindeki etkilerini Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Yakup Kaya ile söyleşi gerçekleştirdik.

 

Dijital dünyanın çocukların manevi gelişimi üzerindeki etkileri nelerdir?

Günümüzde teknoloji sürekli gelişen bir özelliğe sahiptir ve özellikle dijital mecralar dediğimiz alanların çocukların her türlü gelişiminde etkili bir konuma sahiptir. Özellikle de manevi gelişim noktasında olumlu ve olumsuz boyutuyla belirleyici bir konuma sahip olmaktadır. Dijital mecranın, çocuklar üzerindeki etkisinin yüz yüze eğitimden daha etkili bir alan olduğunu söyleyebiliriz. Bu özellikleriyle birlikte asıl önemli olan, nasıl kullanılması gerektiğidir. Eğer çocuğun manevi gelişimi noktasında kontrollü bir mekanizma halinde kullanılırsa, ciddi anlamda etkin bir araç olabilir. Fakat dijital mecranın, kontrolsüz bir mecra olarak çocuğun önüne serildiğinde çocuk üzerinde ciddi kişilik bozukluklarına ve şiddet eğilimli birer birey olarak yetişmelerine olanak sağlar. Çocukların dijital mecralarda karşılaştıkları içerik ve görsellerden etkilenerek ciddi bir manevi boşluğa düştüklerini söyleyebiliriz. Dijital dünyanın, çocuk üzerinde etkisi anne babanın çocuk üzerindeki etkisinden daha fazla olduğunu, hatta gelişimi üzerinde belirleyici bir rol oynadığını söyleyebiliriz.

 

Manevi dengeyi kurmak için çocuklara nasıl yaklaşılmalıdır?

Manevi denge, bireyin doğumundan itibaren manevi gelişiminde yaşını, bilinç yapısını ve fiziksel gelişimini dikkate almak demektir. Her döneme uygun bilgilendirme ve manevi gelişimi destekleyecek donanımın verilmesi gerekir. Bebeklik, çocukluk, ergenlik, orta yaş ve yaşlılık dönemi şeklinde nitelendirilen gelişim evrelerine ait bireyin manevi dünyasını geliştirecek bilgi ve kodların verilmesine özen gösterilmesi gerekir. Örneğin, ergenlik döneminde verilmesi gereken bilginin bebeklik ya da çocukluk döneminde verilmeye çalışıldığında dengeyi bozarak din yorgunluğu denilen unsurun ortaya çıkmasına sebep olunur. Dolayısıyla sağlıklı bir manevi gelişim için, kişinin içinde bulunduğu gelişim evrelerinin dikkatle gözlemlenmesi ve buna dikkat edilerek manevi bilgilerin, kodların verilmesiyle gelişimin sağlanması önem arz etmektedir.

 

Çocuklarda oluşan manevi boşluk, aile ve toplum tarafından sağlıklı şekilde nasıl doldurulabilir?

Manevi boşluk insanın her evresinde söz konusu olabilir. Bu boşluğun giderilmesinin pek çok yolu ve yöntemi söz konusudur. Bu konudaki en büyük görev ise aileye düşmektedir. Ailede özellikle anne ve baba, çocuğun oluşabilecek manevi boşluğunu kendi dini ve manevi yaşantılarıyla gidermelidir. Manevi boşluğun giderilmesinde söylem yeterli değildir. Çünkü söylem üzerinden manevi boşluk tatmin edilemeyebilir ve eksik kalabilir. Bu konuda çocuk için en önemli unsurun anne ve babanın manevi ya da dini yaşantılarıyla çocuğun manevi boşluğunu gidermeleri gerekir. Sonrasında toplumsal plandaki yaşantının nasıl olduğu bireyin manevi boşluğunun doldurulmasında da etkin bir role sahiptir. Eğer toplumda manevi anlamda, dini anlamda ciddi bir çarpıklık söz konusu ise o manevi boşluğu doldurmak söz konusu olmaz ve hatta aksi durumda da bireyin manevi hayattan uzaklaşması durumu olabilir. Toplum ve devletin eğitim sistemi içinde bireyin manevi gelişimini destekleyecek eğitimlerin verilmesi önemlidir. Bu eğitimin dengeli şekilde olması gerekir. Çocuğun gelişim aşamalarının her döneminde sağlıklı bir din eğitimi önem arz etmektedir.

 

Manevi eğitim çocuklara ne zaman ve nasıl verilmelidir?

Manevi eğitimin anne karnında başladığını söyleyebiliriz. Anne karnındaki bebeğin, annenin manevi yöneliminden etkilenerek çocuğun manevi gelişiminde rol oynadığını söyleyebiliriz. Çocuk doğduğu andan itibaren anne babanın helal rızık vermesi, manevi gelişiminde belirleyici bir etkendir. Daha sonrasında ise, çocuğun gelişim evrelerine göre din eğitimi çocuğa aşamalar halinde verilmesi gerekmektedir. Eğer çocuğun gelişim evrelerinden birisi atlanırsa, bir sonraki gelişim evresine altyapı oluşmamış olacaktır. Bu nedenle de sağlıklı bir manevi gelişimden söz edilemeyeceğini söyleyebiliriz. Burada en çok dikkat edilmesi gereken nokta, anne ve babanın manevi eğitimi zorlamadan, şefkatli bir şekilde vermesidir.

 

Manevi eğitim, çocukların dijital dünyaya yönelmesini dengeleyebilir mi?

Elbette, dengelediğini söyleyebiliriz. Çocuğa verilen dini değerin dijital mecrayı kullanmada bir kılavuz görevi gördüğünü söyleyebiliriz. Çocuğun aldığı dini değerler, dijital mecrada kontrol mekanizmasının sağlıklı olmadığı ya da bilgilerin güvenilirliği konusunda ciddi şüphelerin olduğu mecrada, helal, haram, günah, sevap ve insan haklarına saygı gibi birtakım değerlerin belirleyici olduğu görülecektir. Çocuğun karşılaştığı her haberi beğenmemesi, paylaşmaması ve her bilgiye sorgusuz inanmayıp ahlaki olmayan içerikleri reddetmesi gerektiğine vurgu yapabiliriz. Çocuk aldığı manevi eğitimle birlikte dijital mecrada gördüğü faydalı içerikleri ön planda tutarak kendi bireysel gelişimi üzerinde olumlu etkilere sahip olabileceğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla çocuğun hayata, insana ve dijital mecraya bakışında edindiği değerler ciddi anlamda belirleyici bir rehberdir.

 

Manevi boşluk ve dijital yönelim sorunu toplum genelinde nasıl azaltılabilir?

Manevi boşluk çok yönlü bir yapıya sahiptir. Toplumda herkesin üzerine düşen görevleri vardır. Bir bireyin manevi boşluğu söz konusu ise, öncelikle kendisinin bu boşluğu giderme isteği olmalı ve sonrasında da herkes bir şekilde görevlidir. Bireyin ailesi, çevresi, devlet kurumları ve sivil toplum örgütleri bireyin manevi boşluğunu doldurmada önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bireyin manevi boşluğu dolmadığı durumlarda birey, ciddi bir arayış içine girer ve bu arayış süreci de kontrolün dışında olan bir süreçtir. Birey arayış sürecinde kendini tatmin ve ispat alanı olarak dijital mecrayı tercih etmektedir. Dijital mecra, aile kontrolünde, devlet kontrolünde ya da toplum kontrolünde olmadığı için de bireyin dijital mecrada hangi alana girdiği ve manevi boşluğu neler üzerinden doldurmaya çalıştığını göremediğimizi ve bilemediğimizi söyleyebiliriz. Sonuç olarak, manevi boşluğu doldurulmayan ve yeterli manevi eğitim verilmeyen bireyler, bu boşluğu dijital mecralar üzerinden gidermeye çalışmaktadır.

 

Haber: Reyhan Karabey

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00