Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


ÇALIŞMAKLA GEÇEN BİR ÖMÜR: AYDIN’IN EMEKÇİ KADINLARI

22.03.2026
Yaşam

 

Yıllarca başkalarının bağ ve bahçelerinde yevmiyeci olarak çalışan kadınlar, bugün kendi tezgahlarını pazarlarda kurarak geçimlerini sağlıyor. Aydın’da kurulan pazarlarda tezgah açan emekçi kadınların hikayesi, sabahın erken saatlerinde başlayarak gün bitimine kadar devam ediyor.

 

Kimisi için günün ilk ışıklarıyla, kimisi için gün aymadan başlayan pazarcılık, içinde görünmeyen emeği barındırıyor. Aydın’ın meşhur tarihi Salı Pazarı’nda tezgah açan emekçi kadınlar, yıllarca başkalarının bahçelerinde yevmiyeci olarak çalıştı. Zamanla kimisi kendi bahçesindeki ürünü pazarlarda satmaya başlarken kimisi halden aldığı sebze meyveyi tezgahına koyarak satıyor. Kabak, patates, soğan, portakal gibi ürünler emekçi kadınların tezgahında değer buluyor. Bir zamanlar yevmiyeci olarak bahçelerde çalışan şimdilerde kendi tezgahını açan, Hafize Çetin (54), Rahime Bilgen (47), Fatma Kaygısız (65), Hatice Ural (50) ve Gülbeyaz Ege (64) pazarcı olmaya karar verme süreçlerini anlattı.

 

“Bağ ve bahçelerle ilgilenmeye başladım”

Yevmiyeci olarak başladığını anlatan Hafize Çetin, “Yaklaşık 30 yıldır pazarlarda satış yapıyorum. Ninelerimizden ve dedelerimizden kalan miras yerlerimiz vardı. Biz de o yerleri değerlendirip ilerlettik. Eskiden eşim ayrı çalışıyordu, ben ise yevmiyeci usulü çalışıyordum. Daha sonra 35 yaşına geldiğimde bize kalan bağ ve bahçelerle ilgilenmeye başladım. O günden sonra üretime ağırlık verip pazarda satış yapmaya devam ettim.” diye aktardı.

 

“Artık devam etmeyi düşünmüyorum”

Pazarcılığın artık kendisini yorduğunu söyleyen Çetin, “İki çocuğum var, ikisi de evli. Ben ve eşim birlikte çalışıyoruz. Pazarda sattığım tüm ürünler kendi bahçemize ait. Bahçemiz Gölhisar’da bulunuyor ve orada yetiştirdiğimiz ürünleri getirip pazarda satıyoruz. Eskiden dört beş farklı pazara giderdim ama artık o kadar gücüm kalmadı. Şimdi sadece Salı Pazarı’na geliyorum. Yıllardır bu işi yaptığım için çok yoruldum. Bu yıl bittikten sonra da artık devam etmeyi düşünmüyorum.” dedi. Eşinin desteğini hep hissettiğini söyleyen Çetin, “Eşimle birlikte çalıştığım için çok büyük zorluklar yaşamıyorum. O bana her zaman çok destek oluyor. Sabahları eşim saat dörtte gelip hazırlıklara başlıyor, ben ise saat dokuz gibi pazara geliyorum. Yıllardır birlikte çalışarak geçimimizi sağladık.” ifadelerini kullandı.

 

“Bahçemden toplayıp değerlendiriyorum”

Pazarda tezgah açmayı sevdiğini söyleyen Rahime Bilgen, “Pazarcılığa yeni başladım ve uzun süre devam ettirmeyi düşünüyorum. Daha önce ev hanımıydım, aynı zamanda yevmiyeci olarak bahçelerde çalışıyordum. Bir süre sonra kendi işimi yapmak istedim ve yevmiye usulü çalışmayı bırakarak pazarcılığa başladım. Şimdi bahçemizde yetiştirdiğimiz ürünleri pazara getirip kendim satıyorum. Kabak, soğan, patates ve ıspanak gibi ürünleri kendi bahçemden toplayıp değerlendiriyorum. Sabah saat altı gibi yola çıkıp pazara geliyoruz. Yoruluyorum ama zaten yorulmadan çalışmak yok. Her işte olduğu gibi bu işin de zorlukları var, ancak severek yaparsan hiçbir zorluk engel olmaz.” dedi. Belli bir süre daha tezgah açamaya devam edeceğini söyleyen Bilgen, İki çocuğum var, ikisi de okuyor. Onlar için çalışıyorum. Eşim emekli ama her zaman yanımda ve destek oluyor. Bu işi yapmak isteyen herkesin denemesi gerektiğini düşünüyorum. Ben severek yapıyorum ve yapmaya da devam edeceğim.” ifadelerini kullandı.

 

“Yıllardır ekmeğimi pazardan kazanıyorum”

Uzun süre yevmiyeci olduğunu anlatan Fatma Kaygısız, “Yaklaşık 30 yıldır pazarcılık yapıyorum. Bu işi kendi isteğimle başladım. Acarlarda yaşıyorum ve ürünleri halden alıp pazarda satıyorum. Pazarcılığa 35 yaşında başladım. Ondan önce yevmiyeci olarak çalışıyordum. Zamanla bu işe yöneldim ve yıllardır ekmeğimi pazardan kazanıyorum.” diye aktardı. Yalnız başına yaşayarak ayakları üzerinde durmaya çalıştığını söyleyen Kaygısız, “Eşim 15 yıl önce vefat etti. O günden beri yalnız yaşıyorum ve kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalışıyorum. Alışveriş yapmak, mal almak bazen zor oluyor ama yine de işimi bırakmadım. Şu anda sadece üç pazara gidiyorum: Germencik Pazarı, Cumartesi Pazarı ve Salı Pazarı. Sabah çok erken kalkıyorum, sabah ezanı okunduğu vakit Acarlar Hali’ne gidip sebze alıyorum, sonra da pazara gelip satış yapıyorum.” dedi.

 

“Emek verince insan yaptığı işten vazgeçmek istemiyor”

Pazarcılığa yeni başladığını ve işi sevdiğini söyleyen Hatice Ural, “Bu yıl pazarcılığa başladım. Küçük bir tarlam var, orada yetiştirdiğim ürünleri getirip Salı Pazarı’nda satıyorum. Kendi emeğimle yetiştirdiğim ürünleri pazarda değerlendirmek istedim. Daha önce gençken yevmiyeci olarak çalışıyordum, bahçelere çapa yapmaya giderdim. Uzun yıllar başkalarının bahçelerinde çalıştıktan sonra şimdi kendi ürünlerimi satmanın daha güzel olduğunu düşünüyorum.” diye ekledi. Erken saatlerde yola çıktığını anlatan Ural, “Kızılcaköy’de yaşıyorum ve oğlumla birlikte kalıyorum. Pazara erken saatlerde gelip tezgahımı kuruyorum. Satışlar çok iyi sayılmaz ama yine de elimden geldiğince çalışıp ürünlerimi satmaya gayret ediyorum. Emek verince insan yaptığı işten vazgeçmek istemiyor, ben de çalışmaya ve üretmeye devam ediyorum.” diye konuştu.

 

“Bu işi yapmak kolay değil”

Uzun süre başkalarının bahçesinde çalıştığını söyleyen Gülbeyaz Ege, “Önceden yevmiyeci olarak çalışıyordum. Bağ ve bahçelere çapa yapmaya giderdim. Yıllarca bu şekilde çalıştıktan sonra hem yorulduğum hem de yaşım ilerlediği için artık ürün alıp satmaya başladım. Bahçelere gidip ürünleri alıyor, pazarda tezgah açarak satıyorum. Yaklaşık beş yıldır pazarlarda tezgâh kuruyorum.” dedi. Pazarcılığın zorlukları olduğunu söyleyen Ege, “Bu işi yapmak kolay değil, oldukça zorlanıyorum. Satışlarımız da çok iyi sayılmaz. Ayrıca ayaklarımdan rahatsız olduğum için çalışırken daha da zorlanıyorum. Bu yüzden çoğu zaman oturarak satış yapıyorum. Çocukluğumda bağ ve bahçelerde çapacı olarak başladığım çalışma hayatıma, bugün pazarda ürün satarak devam ediyorum.” ifadelerini kullandı.

 

Bizlere verdikleri kıymetli bilgilerden dolayı pazar esnafı olan Hafize Çetin, Rahime Bilgen, Fatma Kaygısız, Hatice Ural ve Gülbeyaz Ege’ye teşekkür ederiz. 

 

Haber: Mustafa Akgün

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00