Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2023 yılında 171 bin 881 çift boşanırken 171 bin 213 çocuk velayete verildi. Peki, boşanmalarda nafakayı kimler ve hangi şartlarda öder?
Türkiye’de nafaka sistemi son yıllarda hem hukuki hem de toplumsal düzlemde tartışmaların merkezinde yer alıyor. Boşanma sonrası verilen nafaka kararlarının süresi, miktarı ve adil olup olmadığı, toplumun farklı kesimlerinden gelen eleştirilerle sık sık gündeme taşınıyor. Süresiz nafaka düzenlemesi, tarafların mağduriyet yaşadığına dair iddialar gündemde yer alıyor. Konu ile ilgili Psikolog Murat Aksakal ve Avukat Kağan Anaz’a birkaç soru sorduk.
Nafaka tartışmaları psikolojik etkilerle gündemde
Türkiye’de boşanma sonrası verilen nafaka kararları sadece ekonomik değil, psikolojik boyutlarıyla da tartışılmaya devam ediyor. Bu konuda görüş aldığımız psikolog Murat Aksakal, nafaka süreçlerinin taraflar üzerinde derin etkiler bıraktığını vurguladı.
Psikolog Aksakal, nafakanın taraflar arasında bir uzlaşı aracı olması gerektiğini ancak çoğu zaman gerilim kaynağına dönüştüğünü belirterek, “Boşanma süreci zaten başlı başına yıpratıcı bir dönem. Bu dönemin ardından süresiz nafaka kararları, taraflardan birinin kendini sürekli bir bağımlılık içinde hissetmesine, diğer tarafın ise yıllarca bu yükü taşıdığı hissine kapılmasına neden oluyor. Bu durum, duygusal travmaları ve aile ilişkilerinde kopuklukları arttırabiliyor.” dedi.
Özellikle süresiz nafaka mağdurlarının yaşadığı sorunlara dikkat çeken Aksakal, “Bu süreçlerde adalet duygusu zarar gördüğünde, her iki tarafın da psikolojisi olumsuz etkileniyor. Kadınlar çoğu zaman kendilerini güvencesiz bir gelecekte bulma korkusu yaşarken, erkekler ise ekonomik baskılara karşı bir tür çaresizlik hissediyor. Bu tür uzun süreli anlaşmazlıklar sadece bireyleri değil, çocukları ve çevresel etkileri de derinden etkiliyor.” ifadelerini kullandı. Nafaka düzenlemelerinin sadece ekonomik değil, psikolojik boyutları da göz önünde bulundurularak yapılması gerekmektedir. Bu tartışmalar ışığında yapılacak düzenlemeler, hem bireylerin haklarını korumayı hem de aile yapısını güçlendirmeyi hedeflemeli.
Boşanmalarda nafakaların şartları nelerdir? Kimler nafaka öder?
Boşanmalarda ise nafakaların şartlarını ve kimlerin nafaka ödediğini Avukat Oğuz Kağan Anaz cevapladı ve konu hakkında, “Bu sorunun cevabından önce nafaka türlerinden bahsetmek gerekmektedir. Hukukumuzda üç türlü nafaka bulunmaktadır. Bunlar; tedbir nafakası, iştirak nafakası ve son olarak yoksulluk nafakasıdır. Nafaka türlerinden sonra yine hızlıca belirtmek gerekir ki süresiz nafaka düzenlemesi mevcut değildir, başka bir deyişle sayılan bu üç nafaka türünün de sona erme hali mevcuttur. Nafakanın hakimin kararına bağlı olarak eşlerden kadın veya erkek üzerinde bırakılması mümkündür. Burada dikkat edilen tarafların ekonomik gücüdür.” ifadelerini aktardı ve “Tedbir nafakası, açılmış olan dava sürecinde müşterek çocuğun, çocukların veya eşlerden ekonomik olarak sıkıntıya düşecek olan lehine hükmedilir, diğer eş tarafından ödenir. Davanın sonuçlanması ve kararın kesinleşmesi ile birlikte sona erer.” diye ekledi.
Avukat Anaz iştirak nafakası hakkında ise “İştirak nafakasında müşterek çocuk veya çocukların bakım, eğitim, beslenme ve öğrenim gibi giderlerini karşılamak amacıyla velayet sahibi eş lehine çocukların temel giderleri için hükmedilir. Çocuğun 18 yaşını tamamlamış olması veya üniversite dahil eğitim sürecini bitirmesi ile birlikte sona erer.” bilgilerini aktardı.
Nafakanın bir diğeri olan yoksulluk nafakası hakkında ise şunları aktardı: “Yoksulluk nafakası ise boşanma davası neticesinde yoksulluğa düşecek olan eş lehine hükmedilir. Lehine yoksulluk nafakasına hükmedilen eşin ölümü, yeniden evlenmesi veya ekonomik düzeyinde önemli bir yükselme yaşanması halinde ölüm hariç tutulmak suretiyle karşı yanın talebi ile sona erer. Nafaka miktarların belirlenmesi sırasındaki tutar belirlenmesi hakimin takdirindedir. Elbette bu aşamada tarafların ekonomik gücünün önemli etkisi olmaktadır. Mal varlığı yüksek bir kişinin eski eşine bağlanacak yoksulluk nafakası ile asgari ücret geliri sahibinin eşine bağlanacak nafaka miktarı asla eşit değildir ve olamaz. Uygulamada genellikle aylık gelirin 1/8, 1/10 oranlarında nafaka alacaklısına tahsis edildiği maalesef görülmektedir.”
Böylelikle boşanmalarda, toplumun bildiği “nafaka, erkek eş tarafından ödenir” bilgisinin de doğru olmadığı ve nafakanın cinsiyet ayrımı olmaksızın maddi durumu iyi olan eşten temin edildiği doğrulanmıştır. Nafaka, ömür boyu ödenmemekle beraber mahkemelerce şartlar göz önünde bulundurularak uygun bir nafaka süresine hükmedilmektedir.
Haber: Serdar Yılmaz
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
Türkiye’nin birçok şehrinde birbirinden güzel evler bulunmaktadır. Peki ya Ankara’nın ...
DÜNDEN BUGÜNE: URLA SANAT SOKAĞI
Asıl adı Zafer Caddesi olan sokak, 2010 yılından sonra bir ...