Aydın’da gündelik hayatın olağan akışında atılan küçük adımlar, imzalanan bir kira belgesi, aceleyle onaylanan bir çevrimiçi işlem ya da güven duygusuyla yapılan bir alışveriş çoğu zaman fark edilmeyen hukuki süreçlerin başlangıcı olabiliyor. Kentte hem öğrenciler hem de yerel halk, en temel işlemler sırasında dahi karşılarına çıkabilen risklerle yüzleşmek zorunda kalıyor. Bu görünmez hukuki eşiklerin nasıl ortaya çıktığını ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini Aydın Barosu’na bağlı Avukat Güneş Erkul ve Avukat Nazlıcan Keleş anlattı.
Aydın’ın yoğun şehir yaşamında kimi zaman yalnızca birkaç saniyede verilen bir karar, ilerleyen günlerde karmaşık bir hukuki sürecin kapısını aralayabiliyor. Kira sözleşmesi sırasında gözden kaçan bir madde, çevrimiçi bir ödeme sonrası yaşanan mağduriyet ya da aile içinde sıradan görünen bir anlaşmazlık. Hepsi, vatandaşların tahmin etmediği bir anda hak arama ihtiyacıyla baş başa kalmasına neden olabiliyor. Günlük pratiklerin bu kadar hızlandığı bir dönemde, hukuki farkındalık ise çoğu zaman geride kalıyor. Tam da bu nedenle Avukat Güneş Erkul ve Avukat Nazlıcan Keleş’in aktardıkları hem öğrenciler hem de uzun yıllardır şehirde yaşayanlar için önemli bir yol haritası niteliği taşıyor.
Aydın’da hukuki süreçlerin yoğunlaştığı alanlar
Avukat Güneş Erkul, gündelik hayatta en sık dolandırıcılık, kira uyuşmazlıkları, miras anlaşmazlıkları ve boşanma başlıklarının öne çıktığını, “Boşanmalarda şiddetli geçimsizlik, mali sorunlar ve tarafların birbirinden beklentilerinin yükselmesi sürecin sertleşmesine neden olabiliyor.” ifadeleriyle belirtti. Avukat Nazlıcan Keleş ise Aydın gibi nispeten küçük şehirlerde bile “mağazadan alınan üründen, tutulan eve kadar” hemen her adımın bir hukuki ilişki doğurduğunu vurguladı. Keleş, “Özellikle kiracı–ev sahibi hattında imzalanan belgelerin ve kaçırılan sürelerin hak kaybına yol açması kaçınılmaz.” ifadelerini kullandı.
Basit görünen işlemleri büyüten temel nedenler
Erkul’a göre süreci büyüten asıl etken ihmaldir. Küçük bir uyuşmazlığın, zamanında doğru adım atılmadığında büyüyerek yıpratıcı bir sürece dönüşebildiğini belirten Erkul, “Zamanında atılmayan doğru adımlar, küçük bir anlaşmazlığı büyütüp hukuki bir uyuşmazlığa dönüştürebiliyor.” dedi. Bu vurgu, özellikle ‘sonra bakarım’ düşüncesiyle ertelenen adımların, ileride daha ağır sonuçlar doğurabildiğine işaret ediyor. Keleş ise ihmalin en görünür hâlinin okumadan atılan imzalar olduğunu hatırlattı. “Okuyup imzaladığınız her belge, içeriği anladığınız ve şartları kabul ettiğiniz anlamına geliyor.” diyen Keleş, imzanın yalnızca bir formalite değil, çoğu zaman kişinin iradesi olarak değerlendirildiğini vurguladı.
Konut kiralamada en çok problem yaratan maddeler
Her iki avukatın da özellikle dikkat çektiği başlık ‘tahliye taahhütnamesi’ oldu. Erkul, kiralama sürecinde aceleyle imzalanan belgelerin vatandaşın önüne daha sonra tahliye baskısı olarak dönebildiğini belirtti. Özellikle öğrencilerin, evi kaçırmama kaygısıyla belgeyi sorgulamadan imzalayabildiğini anlattı. Keleş ise bu belgenin önemini daha net bir ifadeyle şöyle özetledi, “Kiraya verene sizi ne zaman evden çıkaracağı konusunda bir güç vermiş oluyorsunuz.” Keleş’in bu cümlesi, tahliye taahhütnamesinin küçük bir kâğıt gibi görünse bile, etkisinin büyük olabildiğini ortaya koyuyor. Bu yüzden iki avukat da aynı uyarıda birleşiyor: Tahliye taahhütnamesi boş bırakılarak imzalanmamalı; tarih ve içerik netleşmeden imza atılmamalı.
Depozito ve tahliye süreçlerinde vatandaşın bilmesi gerekenler
Kira ilişkilerinde ikinci kritik başlığın depozito olduğunu belirten Erkul, depozitonun zaman zaman başta kabul edilen ama sonra anlaşmazlık konusu olan bir kaleme dönüştüğünü aktardı. Devamında ise şunları ekledi, “Düzenli kira ödeyen kiracıyı ev sahibi kolay kolay çıkaramaz. Yasal kira artış oranı TÜFE’dir. Bunun üzerine çıkmak zorunda değilsiniz.” Erkul’un yaklaşımı, vatandaşın depozitonun iadesi ve kesinti koşulları konusunda net bir kayıt ve prosedür aramasının önemini gösteriyor. Keleş de depozitonun hukuki sınırına işaret ederek, “En fazla 3 aylık kira bedeli kadar depozito alınabilir.” dedi. Ardından ödeme yönteminin kritik olduğunu vurgulayan Keleş, ödemelerin banka yoluyla yapılması gerektiğini belirtti. Keleş’in bu noktadaki değerlendirmesi, uyuşmazlık yaşandığında ispat yükünün ağırlaşmaması için elden ödeme alışkanlığından uzak durulması gerektiğine işaret ediyor. Tahliye konusunda ise Keleş’in uyarısı doğrudan, “Tahliye her zaman yasal bir sebebe dayanmalı.” şeklinde. Bu yaklaşım, ev sahibi-kiracı ilişkisinde keyfi tahliye iddialarının, ancak yasal dayanaklarla ve usule uygun ilerlediğinde sonuç doğurabileceğini hatırlatıyor.
Tüketici işlemlerinde sık yapılan hata
Erkul, tüketici işlemlerinde sık karşılaşılan problemin okumadan onay verilmesi olduğunu, özellikle ücretsiz deneme ve aboneliklerde ‘itiraz edilmezse otomatik devam eder’ türü maddelerin vatandaş için sürpriz ödemelere yol açabildiğini söyledi. Erkul, “Bu uyarı, küçük puntolu yazıların dijital ortamda daha kolay gözden kaçabildiğini gösteriyor.” noktasına dikkat çekti. Keleş de aynı noktayı dijital davranış üzerinden anlattı, “Bir tuşa basmak çoğu zaman yükümlülük doğurabiliyor.” dedi. Keleş, tüketicinin cayma hakkına ilişkin temel hatırlatmayı da şu ifadelerle yaptı, “Tüketicinin 14 gün içerisinde herhangi bir sebep olmadan cayma hakkı var.” Bu nedenle iki avukatın ortak önerisi aynı: Onay ekranı bir geçiş değil, bir sözleşme adımı olarak görülmeli.
Çözüm arandığında izlenmesi gereken yol
Uyuşmazlık yaşandığında vatandaşın ilk adımı doğru atmasının süreci belirlediğini vurgulayan Erkul, tüketici sorunlarında başvurunun Tüketici Hakem Heyetleri üzerinden başlayabildiğini hatırlattı. Keleş ise uygulamada firmaya yazılı başvuru yapılabileceğini, devamında uyuşmazlığın türüne göre resmi başvuru yollarının işletilebileceğini söyledi; ayrıca tüketici uyuşmazlıklarında “parasal sınırlar” bulunduğunu anımsattı. Bu hatırlatma, vatandaşın nereye başvuracağını belirlerken uyuşmazlık bedelini de dikkate alması gerektiğini gösterdi.
Aydın’da çevrimiçi alışverişte karşılaşılan riskler
Erkul, çevrimiçi alışverişte riskin çoğu zaman güvenilir olmayan satıcılar üzerinden büyüdüğünü söyledi. Erkul’un vurgusu iki noktada toplanıyor: Ödeme açıklamasına ürün/hizmet notu düşmek ve yazışma/ödeme kayıtlarını saklamak. Böylece uyuşmazlık hâlinde ispat imkânı güçlenir. Keleş ise çevrimiçi risklerin bazen tüketici uyuşmazlığı sınırını aşıp suç boyutuna taşındığını belirterek bunun “bilişim sistemleri kullanılarak yapılan nitelikli dolandırıcılık” olabileceğini ifade etti. Keleş, devamında ise sosyal çevre üzerinden kurulan ‘hesap kullandırma’ taleplerine ilişkin şu uyarılarda bulundu: “Mobil bankacılık şifresi, hiçbir hesap, hiçbir kart başka birine verilmemeli. İyilik niyetiyle yapılan bir davranışın, kişinin kendisini de hukuki sorumlulukla karşı karşıya bırakır.” Keleş ayrıca hesaba beklenmedik bir para girişi olması durumunda atılması gereken adımı şu sözlerle netleştirdi: “Haberiniz olmayan bir para hesabınıza geldiyse mutlaka hemen bankanıza, gerekirse karakola gidip bunu bildirmeniz gerekiyor.” Bu vurgu ile Keleş, yanlış anlaşılma ve sorumluluk riskini artırabileceğine işaret etti.
Çalışma hayatında en çok merak edilenler
Erkul, çalışma hayatında özellikle tazminat ve fazla mesai başlıklarında bilgi eksikliği bulunduğunu, vatandaşın hakkı olduğunu bilse bile çoğu zaman talep mekanizmasını doğru işletmediğini aktardı. Keleş ise işçi-işveren ilişkisinde ispat ve belge düzeninin önemini öne çıkarırken, “Maaş ödemelerini banka yoluyla almak, primleri kontrol etmek ve bordro imzalarında dikkatli olmak gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Keleş, işten ayrılma/çıkarılma aşamasında imzalanan belgelerin kritik olduğuna dikkat çekti. Keleş’in “iş çıkış kodlarını inceleyin; gerekirse itiraz edin” vurgusu da bir kodun dahi kişinin sonraki iş süreçlerini etkileyebileceğini hatırlatıyor.
İşçi haklarını korumak için izlenecek yol
Erkul, işverenin psikolojik şiddet (mobbing), hakaret ve aşağılamasının hukuka aykırı olduğunu, aşırı iş yükü ve iş tanımına aykırı görevlerin de uyuşmazlıkların temel sebepleri arasında yer aldığını belirtti. Erkul’un değerlendirmesi, çalışma hayatındaki sorunların yalnızca ücretle sınırlı olmadığını, davranış ve görev tanımı ihlallerinin de ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Keleş ise süreç yönetimini “ihtar, arabuluculuk ve dava” hattı üzerinden anlattı ve en kritik risklerden birini işaret etti, “İşten çıkarken imzalanan bazı belgeler, kişinin alacaklarından vazgeçmiş gibi görünmesine neden olabiliyor.” Bu nedenle Keleş, “Vatandaşın imza atmadan önce belgenin içeriğini netleştirmesi gerek.” diyerek önemli bir noktayı vurguladı.
Aydın’da gerek öğrenciler gerek yerel halk, çoğu zaman “küçük bir işlem” olarak gördüğü adımlarla büyük hukuki risklerin içine girebiliyor. Dolandırıcılık vakaları, kiracı–ev sahibi uyuşmazlıkları, çevrimiçi alışveriş sorunları ve iş hayatındaki hak ihlalleri, kentte en sık karşılaşılan başlıklar arasında. Avukat Güneş Erkul ve Avukat Nazlıcan Keleş’in ortak uyarısı ise, “Süreler ve imza attığınız belgeler çok önemli; incelemeden devam edilen işlemlerde sonuçlar ağır olabilir.”
Haber: Ferit Tercan
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...