Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Ural, Türkiye’de üretimi ve kullanımı hak ettiği değeri görmeyen kerevizin sağlığa faydalarını, Ar-Ge çalışmalarını ve geleceğini değerlendirdi. Prof. Dr. Ural, "Kereviz, İngilizce tabiriyle underrated kalmış, yani hak ettiği değeri bulamamış bir süper gıdadır" dedi.
Halk arasında genellikle karaciğeri temizleyen ve ödem söktüren bir şifa deposu olarak bilinen kereviz, vücuttaki toksinlerin atılmasına ve sindirim sisteminin rahatlamasına yardımcı olan en temel sebzelerden biridir. Aynı zamanda kalp ve damar sağlığını koruduğu, tansiyonu dengelediği ve kanı temizlediği inancıyla da mutfaklarda geleneksel bir sağlık kaynağı olarak görülmektedir. Bu doğrultuda Aydın ve Ege Bölgesi geneli, Türkiye'nin en önemli sebze üretim merkezlerinin başında geliyor. Ancak son yıllarda bölgede dikkat çekici miktarda üretilmesine rağmen kereviz, sağlık potansiyeli ve besin değeri bakımından hak ettiği ilgiyi göremiyor. Prof. Dr. Kerem Ural, uzun yıllardır ulusal ve uluslararası akademik platformlarda, kongrelerde ve makalelerinde dile getirdiği kerevizin mucizevi etkilerini ve bu konuda yürüttüğü kapsamlı Ar-Ge projelerini paylaştı.
"Kerevize sadece ‘sebze’ demek haksızlık olur”
Kerevizin sadece sıradan bir sebze olarak tanımlanmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kerem Ural, şu ifadeleri kullandı: "Uzun yıllardır farklı kongrelerde ve akademik mecralarda vurguladığım gibi kereviz, hak ettiği değeri henüz bulamamış bir bitki. Ancak kerevize sadece 'sebze' demek haksızlık olur. Elimdeki bilimsel veriler, yılların tecrübesi ve yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmaları gösteriyor ki elimizin altında gerçek bir süper gıda var. Maalesef bu değer hâlâ geniş kitlelerce tam anlamıyla kavranabilmiş değil."
ABD’de ilaç olarak kullanılıyor
Kerevizin içeriğindeki zengin etken maddelere dikkat çeken Ural, yurt dışındaki tıp otoriterlerinin bu bitkiyi ilaca dönüştürdüğünü belirtti: "Kerevizin içerisinde polifenoller, flavonoidler ve flavanoller gibi çok sayıda aromatik etken madde yer alıyor. Bunlardan özellikle '3-n-butilftalid' (BNP) maddesi hayati önem taşıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki otoriteler bu etken maddeyi ekstrakt ederek felç ve inme vakalarının
önlenmesi ile tedavisinde kullanılmak üzere ilaç haline getirdi. Yurt dışında bu kadar değer verilen bir bitkinin ülkemizde tarladan sofraya, gastronomiden akademiye uzanan bir iletişim eksikliği nedeniyle arka planda kalması üzücü bir durumdur."
Kedi ve köpekler için mucizevi Ar-Ge formülü
2013 yılından bu yana süper gıdalar üzerine yoğunlaştığını ifade eden Prof. Dr. Ural, pet hayvanları için geliştirdiği özel sıvı formülden bahsetti: "Kerevizin kendine has aromatik kokusu ve tadı nedeniyle kedi ve köpeklerin bu sebzeyi doğrudan tüketmesi oldukça zor. Biz de Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında kereviz ekstraktına yaban mersini ve brokoli ekstraktlarını ekleyerek özel bir sıvı formül geliştirdik. Son bir buçuk iki yıldır binlerce pet hayvanında uyguladığımız bu sıvı formül bağırsak sağlığı, karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları ile kalp ve dolaşım sistemi rahatsızlıklarına karşı son derece güçlü bir destek sağladı."
Aydın’da üretim hacmi düşüşte: Kolektif çalışma şart
TÜİK verilerine değinen Prof. Dr. Kerem Ural, Aydın’ın kereviz üretimindeki lider konumunu kaybetmeye başladığını hatırlatarak, "2020 yılına kadar olan verilere baktığımızda Aydın, Türkiye’de kereviz üretiminde ilk ikinci sırada yer alıyordu. Ancak son verilerde Marmara Bölgesi’ndeki bazı illerin öne geçtiğini ve Aydın’daki üretim hacminin azaldığını görüyoruz. Bu durumun topraktan pazara kadar araştırılması gerekiyor." diye belirten Ural sözlerine şu şekilde devam etti: "Aydın'ın yeniden lider konumuna gelmesi ve kerevizin şifa kaynaklarının insan ve hayvan sağlığına kazandırılması için yerel yönetimler, üniversite, ziraat ve gıda mühendisleri, veteriner hekimler ve tıp doktorlarının içinde yer alacağı kolektif bir çalışma yürütülmelidir. Üniversite-sanayi iş birliği ve Ar-Ge projeleriyle Aydın'da farkındalığı artırmamız şart."
“Bırak gıdan ilacın olsun”
Açıklamalarını Hippokrates’in ünlü sözüyle tamamlayan Ural, "Tıbbın kurucusu Hippokrates'in 'Bırak gıdan ilacın olsun, ilacın da gıdan olsun' ilkesine geri dönmeliyiz. Kereviz, bağırsak sağlığı ve bağışıklık sistemi için muazzam bir itici güçtür. Temiz toprak ve iyi tarım uygulamalarıyla üretimi teşvik edilmeli, bu süper gıdadan toplum olarak daha fazla yararlanmalıyız." şeklinde konuştu. Toplumumuzun damak tadı gereği bu mucizevi sebzeye karşı belirgin bir mesafeli duruş sergilediği ve tüketim kültürünün oldukça geride kaldığı açıkça görülmektedir. Nitekim akademisyenlerin kürsüde gençlere yönelttiği "En son ne zaman taze kök sebze tükettiniz?" sorusuna amfilerden gelen oranlar yüzde otuz ila kırkı asla aşmamaktadır. İnsanların o kendine has rayihalı yapısı yüzünden bu eşsiz şifa kaynağından köşe bucak kaçtığı aşikardır. Oysa insan organizmasına sunduğu sayısız fayda ortadayken, Atlas Okyanusunun ötesinde doğrudan şifa formüllerine dönüştürüldüğü bilinirken ve coğrafyamızın en önemli tarım merkezlerinden biri olan Ege bu yeşil hazinenin üretiminde zirveyi zorlarken, bu toprağın insanlarının bu lezzetle barışması ve farkındalık bilincinin en üst seviyeye çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Haber: Dilan Şahin
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...