Aydın Adnan Menderes Üniversitesi öğrencisi Mert Aslan tarafından yapılan ve geliştirilen “ZADA Savaşan İnsansız Hava Aracı (İHA)” projesi, Aydın’dan doğup ulusal ölçekte dikkat çeken bir başarı hikâyesine dönüştü. Tasarım, hem geliştirilip uçurulan yapısıyla öne çıktı hem de 2025 yılında Kritik Tasarım Raporu’nda (KTR) Türkiye dördüncülüğüne ulaşarak kentin teknoloji alanındaki iddiasını ortaya koydu.
2024-2025 TEKNOFEST’te 2 ödül kazanan ZADA Savaşan İnsansız Hava Aracı (İHA), Aydın’da bu alanda hem uçurulup hem de ödül alan ilk çalışma olarak kayıtlara geçti. 24 yaşındaki, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Makine Mühendisliği öğrencisi genç mühendis adayı Mert Aslan’ın 2024 yılında çalışmalarına başladığı proje, kısa sürede elde ettiği başarılarla dikkat çekti. Mert Aslan ile yaptığımız söyleşide projenin ortaya çıkış süreci, teknik hedefleri ve geleceğe dönük planları konuşuldu.
Bu İnsansız Hava Aracı’nı yapma amacınız nedir?
Otonom hava araçları gerçekten çok zor bir alan. Mekanikten yazılıma kadar birçok farklı disiplini kapsıyor. Bu yüzden böyle bir İnsansız Hava Aracı geliştirme sürecinde insan kendini her alanda geliştirmek zorunda kalıyor. Bir diğer önemli nokta ise günümüzde yaşanan savaşlarda İnsansız Hava Aracı’nın çok daha fazla öne çıkması. Gördüğümüz gibi bu teknolojiler artık sahada önemli bir yere sahip. Bu nedenle böyle bir çalışma yapmak bizim için aynı zamanda bir gurur meselesi. Hem kendimizi geliştiriyoruz hem de ülkemize ve milletimize faydalı bir iş ortaya koyduğumuzu düşünüyoruz. Bu yüzden İnsansız Hava Aracı’nı seçtik.
Bir gün tamamen otonom savaş sistemleri yaygınlaşırsa, sizce insan faktörü karar mekanizmasında ne kadar kalmalı?
Karar mekanizmasında insan faktörü, tamamen otonom sistemlerin başlatılmasında çok önemli. Uçağı ya da herhangi bir mekanizmayı başlatma konusunda insan faktörü büyük önem taşıyor. Teknolojilerin yapım aşamasında da insan var, yapay zekâ ya da başka otonom sistemler kendi kendine oluşmuyor. Bu yüzden insan faktörünün her zaman devam edeceğini düşünüyorum. Ancak insan faktörünün zamanla azalacağı da bir gerçek. Mesela bugün bir savaş uçağının mekanizmasına karar veren 10 kişi varsa, ilerleyen zamanlarda bu sayının 2 ya da 1’e düşeceğini düşünüyorum.
Rakip bir takım sizin sisteminizi inceleyebilseydi en çok hangi özelliğinizi kıskanmasını isterdiniz?
Biz uçağımızda tamamen özgün bir pil tasarımı kullanıyoruz. Kanatlarımıza özgün piller yerleştiriyoruz. Özellikle standlarımızda ve diğer takımlar tarafından incelendiğinde bu tasarımla gurur duyduklarını ve çalışmayı çok başarılı bulduklarını söylüyorlar. Ayrıca, “Biz de aynı şekilde bunu yapabilseydik” şeklinde geri dönüşler alıyoruz. Takımlar, tamamen otonom ve özgün bir pil sistemine sahip olmayı istediklerini ifade ediyor.
Savaşan İnsansız Hava Aracı’nızı bir mühendis değil de bir pilot tasarlasaydı sizce ortaya nasıl farklı bir araç çıkardı?
Savaş uçağımızda bir pilot olsaydı muhtemelen daha hafif ve daha hızlı bir uçak tasarlanırdı. Bu da daha rahat ve konfor seviyesi daha yüksek bir kullanım sağlardı. Ancak biz savaş uçağımızı tamamen TEKNOFEST’in belirlediği şartnameye göre yapıyoruz ve yerine getirmemiz gereken görevlere göre tasarlıyoruz. Bu nedenle uçağımızı daha büyük, kanatları daha açılır şekilde planlıyoruz. Ön kısmına kamera yerleştiriyor, arka kısmında ise daha hızlı olması için kuyruk sistemi kullanıyoruz. İniş takımı yapmadık. Bu noktada biraz daha teknik bir yaklaşım benimsiyoruz. Eğer pilotlu bir tasarım olsaydı, kesinlikle iniş takımı da olurdu.
Projede yaşadığınız en “film sahnesi gibi” an neydi?
Üç aşama vardı. Birinci aşama Teknik Yeterlilik Formu (TYF), ardından Kritik Tasarım Raporu ve son olarak uçuş videosu süreciydi. Biz bu aşamaların hepsini geçtik. Uçuş videosuna ise son 3 gün kala uçağımızı ilk kez uçurduk. Uçuş sırasında sağ kanattaki servolardan biri arızalandı. O sırada pilot bendim. Hava çok sıcaktı ve zaman zaman uçağı görmekte zorlanıyordum. Uçağı indirmeyi düşündüm ama indirmeden önce bir anda daha da yükselmeye başladı. Uçağımız bembeyazdı ve yükseldikçe gökyüzünde seçilmesi iyice zorlaştı. Yine de inatla kontrol etmeye çalıştım fakat bir noktadan sonra uçağı tamamen gözden kaybettik. Düştüğünü düşündüğümüz bölgeye baktık ama hâlâ bulamadık. Yani bir yerde kaybolan bir uçağımız var. Hâlâ bir yerlerde olduğunu düşünüyoruz ancak henüz ulaşamadık.
Bugünkü teknolojinizle geçmişteki herhangi bir tarihi savaşa tek bir İnsansız Hava Aracı gönderebilseydiniz hangi dönemi değiştirirdi?
Tarihi savaş olarak Çanakkale Zaferi olduğunu düşünüyorum. Çünkü fazla süreceğine daha kısa sürebilirdi. Yani daha kısa sürede zafere ulaşırdık.
Bu projeyi geliştirirken sizi psikolojik olarak en çok zorlayan şey neydi?
Teknik konuların dışında, yapım süreci ya da görevleri yerine getirme kısmından çok sponsor bulma konusunda zorluk yaşıyoruz. Görüşmeler, ardından tekrar yapılan görüşmeler, revizyon süreçleri ve bütçe planlamaları ciddi şekilde zaman alıyor. Bunun yanında malzeme analizleri de oldukça yoğun bir çalışma gerektiriyor. Tüm bu süreçler zamanımızın büyük bölümünü aldığı için en çok bu alanda zorlanıyoruz.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi öğrencisi Mert Aslan’ın geliştirdiği ZADA Savaşan İnsansız Hava Aracı, yalnızca yarışmalarda elde edilen derecelerle değil ortaya koyduğu üretim kültürü, özgün tasarım anlayışı ve kararlılıkla da dikkat çekiyor. TEKNOFEST’te alınan 2 ödül ve 2025 yılında Kritik Tasarım Raporu’nda gelen Türkiye dördüncülüğü Aydın’dan çıkan bu çalışmanın ulusal ölçekte önemli bir başarıya dönüştüğünü gösteriyor. ZADA, gençlerin teknolojiye olan ilgisini somut bir üretime dönüştürürken aynı zamanda geleceğin savunma teknolojilerinde yerli ve özgün fikirlerin ne kadar güçlü bir potansiyel taşıdığını da ortaya koyuyor. Mert Aslan'a verdiği bilgilerden dolayı teşekkür ediyoruz.
Haber: Hasan Genç
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...