Aydın’da kurulan ilk yazılım atölyesi, girişimcilere uygun maliyetli çalışma alanı ve dijital dönüşüm desteği sunarken, yazılımın ötesinde “fikir ve çözüm üretimini” merkeze alan yeni bir üretim kültürünün de kapılarını aralıyor.
Aydın’da yazılım, girişimcilik ve dijital üretim alanlarında önemli bir adım atıldı. Kentte ilk yazılım atölyesini ve workstation (co-working space) alanını kuran yazılımcı Haktan Akdağ, hem kendi mesleki yolculuğunu hem de Aydın’daki dijital ekosistemi dönüştürmeyi hedefleyen yeni projesini anlattı. Yazılımcılar, e-ticaretle uğraşanlar ve sakin bir çalışma ortamı arayanlar için hayata geçirilen bu atölye, uygun maliyetli yapısıyla da dikkat çekiyor.
Aydın’dan İzmir’e, İzmir’den yeniden memlekete uzanan yazılım yolculuğu
Yazılım serüveni 2006 yılında Aydın Anadolu Teknik Lisesinden mezun olmasıyla başlayan Akdağ, aynı yıl Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümünü kazanarak İzmir’e gitti. Yaklaşık 9 yıl boyunca İzmir’de yaşayan Akdağ, bu süreçte hem lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı hem de çeşitli yazılım firmalarında aktif olarak görev aldı. 2010–2015 yılları arasında yazılım teknolojileri, sistem geliştirme ve entegrasyon alanlarında önemli tecrübeler kazanan Akdağ, eğitim ve iş hayatını bir arada yürüttü. Edindiği bilgi ve deneyimi memleketine taşımak isteyen Akdağ, bu sürecin ardından Aydın’a dönüş kararı aldı.
Teknokent’te doğan bir girişim: Veri bilimi ve entegrasyon
Aydın’a döndükten sonra piyasa araştırması yapan Akdağ, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Teknokent bünyesinde, uzmanlık alanı olan Entegrasyon ve Veri Bilimi üzerine faaliyet gösteren bir startup şirket kurdu. Şirket, farklı yazılımlar ve sistemler arasında entegrasyon sağlayan, veri taşıma ve uygulama geliştirme üzerine çalışmalar yürütüyor. Bugün teknoloji şirketi statüsünde faaliyet gösteren girişimin geliştirdiği yazılımlar, 500’ün üzerinde lisansla Türkiye genelinde ve dünyanın farklı ülkelerinde aktif olarak kullanılıyor. Bu başarı, Aydın’dan da küresel ölçekte yazılım üretilebileceğini ortaya koyuyor.
Mutlu olduğum yerde üretmek istiyorum
Büyük şehirlerde bilişim ekosisteminin daha gelişmiş olduğunu kabul eden Akdağ, buna rağmen Aydın’da kalmayı bilinçli bir tercih olarak tanımlıyor. Pandemi sonrası yazılım sektörünün büyük ölçüde uzaktan çalışmaya geçtiğini hatırlatarak, katma değer üretmek için artık metropollerde yaşamanın şart olmadığını vurguladı. Doğup büyüdüğü şehre karşı bir sorumluluk hissettiğini belirten Akdağ, “Başarıyı sadece ekonomik büyüklükle ölçmüyorum. Sosyal anlamda da başarılı olmak için bulunduğun yeri güzelleştirmek gerektiğine inanıyorum.” sözleriyle bu tercihini ifade etti.
Klasik ofislerden farklı bir model
Akdağ, Aydın’daki ekonomik yapıya da dikkat çekerek, kent merkezinde ofis kiralarının oldukça yüksek olduğunu ve nitelikli iş alanı bulmanın zorlaştığını belirtti. Bu noktada yazılım atölyesi fikri ortaya çıkıyor. Amaçlarının, dijital dönüşüme katkı sağlamak isteyen ancak yeterli imkânı olmayan girişimcilere destek olmak olduğunu ifade ederek, günlük bir kahve parasından bile daha uygun maliyetle, kışın sıcak yazın serin, sakin ve üretken bir ortam sunmayı hedeflediklerini söyledi. Atölye aynı zamanda girişimcilerin bir araya gelerek iletişim kurabileceği, fikir alışverişinde bulunabileceği ve ortak bir sinerji yaratabileceği bir alan olarak tasarlandı.
Birlikte üretim ve danışmanlık modeli
Yeni açılan workstation alanında yalnızca fiziksel imkânlar değil, danışmanlık hizmetleri de sunuluyor. Atölyede sınırsız internet, yazıcı ve çıktı desteği, sanal santral (telefon hizmeti), sakin çalışma ortamı, dijital dönüşüm danışmanlığı, sosyal medya pazarlama desteği gibi hizmetler yer alıyor. Özellikle sosyal medya yönetiminin girişimciler için en zor alanlardan biri olduğunu belirten Akdağ, bu süreci birebir yaşamış biri olarak atölye kullanıcılarına danışmanlık sunmayı amaçladıklarını ifade etti.
Artık kazananlar kod yazanlar değil, çözüm üretenler olacak
Bilişim sektöründeki dönüşüme de dikkat çeken Akdağ’a göre, geçmişte donanım, ardından yazılım ön plandayken, bugün yapay zekâ çağında asıl farkı yaratan unsur ‘fikir üretimi’ olacak. Bu yeni dönemi “thinkware” kavramıyla açıklayan yazılımcı, iletişimin ve doğru bakış açısının her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı. Bu nedenle atölyede yalnızca kod yazmayı değil, veriyle düşünmeyi, fikir geliştirmeyi ve çözüm üretmeyi öğretmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
Aydın’daki yazılım ekosistemine eleştirel bakış
Aydın’daki yazılım ve teknoloji ekosisteminin henüz istenilen seviyede olmadığını belirten Akdağ, kurumlar arasındaki iletişimin yetersizliğine dikkat çekti. Birçok şirketin Teknokentten ve oradaki girişimcilerden haberdar olmadığını ifade ederek, nitelikli uzmanların yeterince görünür olamadığını savundu. Bu atölyenin, şehirde daha açık, paylaşımcı ve fayda odaklı bir ekosistemin oluşmasına katkı sağlamasını hedeflediklerini belirtti. Akdağ’a göre bilişim sektörü yaklaşık 20 yıl önce donanım (hardware) odaklı bir ekosistemle ilerlerken, son 10 yılda yazılım (software) geliştirebilen ülkeler ve şirketler küresel ölçekte güç kazandı. Ancak bugün, yapay zekânın hızla geliştiği yeni dönemde asıl belirleyici unsurun thinkware, yani doğru fikri üretebilme ve çözüm geliştirme becerisi olduğu vurgulanıyor. Artık sadece iyi kod yazmanın yeterli olmadığına dikkat çeken Akdağ, fikirlerin iletişimle güçlendiğini, bu nedenle emek, zaman ve doğru etkileşimle beslenen düşünce üretiminin geleceğin en büyük değeri olacağını ifade etti. Açılan atölyenin de bu anlayışla, genç girişimcilere yalnızca teknik beceri değil, veriyle düşünebilen, çözüm odaklı ve iletişimi güçlü bir bakış açısı kazandırmayı hedeflediğini belirtti.
Gençler bize ulaşabilir, kapımız açık.
Son olarak gençlere seslenen Haktan Akdağ, Aydın gibi küçük şehirlerde yazılım alanında ilerlemek isteyen herkesin yalnız olmadığını vurguluyor. Sosyal medya üzerinden kendilerine ulaşılabileceğini, soru ve sorunlara bire bir destek vermekten mutluluk duyacaklarını ifade ediyor. Bu atölyenin, henüz yolun başında olan ancak girişimci olmaya karar vermiş, fikrini netleştirmiş ve daha izole bir ortamda üretmek isteyenler için önemli bir başlangıç noktası olacağını belirtiyor. “Brown Coffee ve Dokuz Sistem olarak kapımız kahve içip sohbet etmek isteyen, fikirlerini paylaşmak isteyen herkese açık.” diyen girişimci, Aydın’da dijital üretimin geleceğine dair umut verici bir tablo çiziyor.
Haber: Berkalp Döler
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...