Doğal afetler, insanoğlunun hayatta kalma mücadelesinin birer gerçeğidir. Bu mücadele, doğanın sürprizlerine ne derece hazırlıklı olduğumuza ve doğaya ne kadar uyum sağlayabildiğimize bağlıdır. Depremler, doğal afetler denince akla gelen ilk örneklerden biri ve ülkemizin bir gerçeği olarak hayatlarımızı tehdit etmektedir. Aydın Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Salih Kaymak, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Merkez Kampüsünün fay ile yükselmiş eski akarsu çökelleri üzerine inşa edildiğini belirtti. Ancak zemin stoğu açısından Aydın’ın genelinden daha sağlam bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
Aydın, birincil dereceden deprem bölgesi olup, Büyük Menderes Grabeni’nin (Afyonkarahisar, Uşak, Denizli, Aydın ve Muğla illerini kapsayan, aktif fay hatlarının bulunduğu bölge) içinde yer almaktadır. Bu graben, tarih boyunca birçok yıkıcı depreme tanıklık etmiştir. Jeolojideki temel kural şudur: Geçmişte depremlerle etkilenen bir yer, gelecekte de etkilenme riski taşır. Bu nedenle Aydın, diri fay hatlarının bulunduğu illerimizdendir. Risk, yalnızca diri fay hatlarının üzerinde yerleşim yapılmasıyla sınırlı kalmaz; zemin stokunun yerleşime uygunluğu da büyük önem taşır. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin Merkez Kampüsü, şehir merkezinin yerleşime uygunluğu, fay hattı bilgisi ve zemin stoku ile ilgili merak uyandıran sorularımızı, Aydın Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Salih Kaymak ve üyesi İlhan Adıyaman’a sorduk.
Aydın’ın alüvyon zemin üzerine kurulu olduğunu belirterek Kaymak, “Bu zemin, jeolojik açıdan pek tasvip etmediğimiz bir yapıdadır. Şehir bu riskli alan üzerinde kurulmuş durumda. Ancak merkez kampüs zemin stoğu açısından Aydın’ın genelinden daha sağlam bir yapıya sahiptir. Merkez kampüs, fay ile yükselmiş eski akarsu çökelleri üzerine inşa edilmiştir. Fakat diri fay hattının yakınına yerleşmiş olması, bu alanın yerleşim için uygun olmadığını göstermiyor.” sözleriyle dile getirdi.
“Kampüsün altından diri bir fay geçiyor’’
Aydın’da mikro bölgelendirme çalışması yapılmadığına dair Kaymak, “Kuzeyde kampüsün altından diri fay geçiyor ancak bu fayın ne kadar geniş bir alanı kapsadığını ve etkileyebileceğini bilmiyoruz. Aydın’da yapılmasını istediğimiz şey deprem master planı. Bu plan, mikro bölgelendirme yapılarak fay hatlarının geçiş alanlarının net bir şekilde tespit edilmesidir.” düşüncelerini kaydetti.
Deprem master planı
Aydın için bir deprem master planı yapılması gerektiğini vurgulayan Kaymak, “Deprem master planı, bir ilin depremle mücadelesinin temel adımlarını belirleyen bir yol haritasıdır. İhtiyacımız olan, mikro bölgelendirme ile yapı stoğunun kontrolü ve fay hatlarının yerinin net bir şekilde tespit edilmesidir. Bu etki alanlarının belirlenmesi ve bu alanlarda bulunan yapılaşmanın gözden geçirilmesi gerekmektedir.’’ diyerek konuya yönelik eleştirilerini dile getirirken, “Deprem, ülkemizin bir gerçeğidir. Zarar, depremin kendisinden değil, bu konuda yeterince çalışma yapmamamızdan kaynaklanmaktadır. Depremlere engel olamayacağımız bir gerçekse, depremlerden sonra oluşan afetlerin etkisini azaltmak için önlemler almak şarttır. Master plan sadece depremlerle ilgili değil, aynı zamanda oluşabilecek diğer afet durumlarını da kapsayan bir plandır. Bu plan, yalnızca kurumlarda çalışan personellerle değil, üniversitelerden de yardım alarak yürütülmesi gereken akademik bir çalışmadır.” dedi.
Yerleşime uygun alanlar
Yerleşime uygun alanlardan bahseden İlhan Adıyaman, “Aydın’da Yılmazköy’den Doğu-Batı Gazi Bulvarı’na kadar giden bir fay hattı bulunmaktadır. Fayın geçtiği alanlar yerleşime uygun değildir. Fay sakınım bandı oluşturularak, bu alanlar imara kapatılmıştır. Ancak fay hattını bir çizgi olarak düşünmemek gerekir. Depremlerin büyüklüğü ve yaydığı enerji boyutları vardır. Her ne kadar depremlerin ne zaman, hangi büyüklükte olacağına dair bir ifade kullanmasak da depremin yaratacağı şiddeti, etkiyi azaltabilecek önlemleri alabiliriz. Amacımız uygun zemin koşullarında yerleşime uygun yapılar oluşturmaktır.” sözlerini kaydetti.
Fay yasası
Adıyaman, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayarak, “Bu gerçeği vurgulamak adına anayasamıza bunu bir madde olarak eklemeliyiz. Bunu da ivedilikle Fay Yasası’na dair somut adımlar atarak gerçekleştirebiliriz. Depreme karşı dirençli kentler kurmak, afetlerden sakınmak istiyorsak en önemli önceliğimiz bu gerçeği kabul etmekte, görmekte yatar.’’ sözleriyle konunun ciddiyetini ifade etti.
Depremlere karşı yapılabilecek en büyük hata unutmaktır. Unutulmamalıdır ki güvenli bir yaşam alanı oluşturmak, yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorumluluktur.
Kentimizin ve merkez kampüsün güvenilirliğinin yolu depremlere karşı hazırlık yapılarak sağlanmalıdır. Güvenli bir gelecek, hazırlıklı bir toplumla mümkündür.
Haber: İlkay Serdar
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
Türkiye’nin birçok şehrinde birbirinden güzel evler bulunmaktadır. Peki ya Ankara’nın ...
DÜNDEN BUGÜNE: URLA SANAT SOKAĞI
Asıl adı Zafer Caddesi olan sokak, 2010 yılından sonra bir ...