Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi


ACILARDAN GÜCE: BİR KADININ YENİDEN BAŞLAMA HİKAYESİ

22.03.2026
Yaşam

 

Şiddet gördüğü bir evlilik, ölümle sonuçlanabilecek bir saldırı, kanserle verilen zorlu bir mücadele ve ardından deprem. Hayatın karşısına çıkardığı tüm zorluklara rağmen pes etmeyen Derya Ülger, bugün Aydın’da kurduğu işletmesiyle hayatını yeniden inşa ediyor. Yaşadıklarıyla hem ayakta kalmayı başaran bir kadın girişimciye hem de birçok kadına ilham veren bir hikâyeye dönüşüyor.

 

Hayat bazen insanı defalarca sınar. Bir kapı kapanır, ardından bir başka zorluk çıkar. Kimileri bu sınavların altında ezilir, kimileri ise yaşadığı tüm acılara rağmen yeniden ayağa kalkmayı başarır.  1978 yılında Malatya’da dünyaya gelen Derya Ülger’in hikâyesi, tam da böyle bir mücadeleyi anlatıyor. Şiddet gördüğü bir evlilikten kurtulmak için verdiği mücadele, ölümle sonuçlanabilecek bir saldırı, kanserle geçen zorlu bir tedavi süreci ve ardından yaşanan deprem. Tüm bu olaylar onun hayatını defalarca altüst etti ancak Ülger hiçbir  zaman pes etmeyi düşünmedi. Oğlu ve sahip olduğu güçlü irade, onu yeniden ayağa kalkmaya teşvik etti. Bugün ise Aydın’da açtığı küçük işletmesiyle hayatını yeniden kurmaya çalışan bir kadın girişimci olarak ayakta duruyor.

 

Küçük yaşlardan itibaren çalışmaya alışkın olduğunu söyleyen Ülger, yıllar önce kendi işini kurma hayali kurduğunu anlatıyor. Ütü yapmayı çok sevdiğini belirten Ülger, bu nedenle bir ütü evi açma fikrinin yıllardır aklında olduğunu söylüyor: “Ütü yapmayı çok seviyorum. O yüzden yıllar önce ütü evi açmak istedim. 2017 yılında KOSGEB’e başvuruda bulundum ama o dönem istediğim gibi olmadı ve açamadım.” Hayalini gerçekleştirmek için attığı ilk adım başarısızlıkla sonuçlansa da bu fikir hiçbir zaman tamamen aklından çıkmadı.

 

Şiddet dolu bir evlilik

Derya Ülger’in hayatındaki en zorlu dönemlerden biri ise 11 yıl süren evliliği oldu. Bu evlilik boyunca hem psikolojik hem de fiziksel şiddete maruz kaldığını anlatan Ülger, o yılları şu sözlerle anlatıyor: “11 yıl süren bir evliliğim oldu. Hem psikolojik hem de fiziksel olarak şiddete uğradım, sürekli bir baskı vardı. Dayak, iftira her şey vardı.” Yaşadığı baskı ve şiddetin ardından boşanma kararı aldığını söyleyen Ülger, bu kararın hayatında yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirtiyor. “Mahkemeye başvurdum. Anlaşmalı boşanma olacaktı ama kendisi itiraz edince süreç iki ay uzadı. Resmi boşanmam 2009 yılının Ocak ayında oldu.”

 

Ancak boşanmanın ardından yaşanan olay, hayatındaki en ağır travmalardan biri oldu.

“2009’un Haziran ayında beni yedi yerimden bıçakladı.” diyen, yaşadığı bu saldırıdan sağ kurtulan Ülger, hayatının en zor dönemlerinden birini geride bıraktı. “Beni ayakta tutan oğlumdu” diyen, tüm bu zorluklara rağmen pes etmediğini söyleyen Derya Ülger, hayatındaki en büyük motivasyonun oğlu olduğunu ifade ediyor. “Hiç vazgeçmeyi düşünmedim. Çünkü benim bir oğlum vardı ve ben tek başımaydım. Oğlum ve azmim beni ayakta tuttu.” Hayatındaki en zor dönemlerden biri de kanser teşhisi aldığı süreç oldu. Yaklaşık bir yıl süren tedavi sürecinin hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça yorucu olduğunu belirten Ülger, o günleri şöyle anlatıyor: “Kanser teşhisi konulduğu dönem hayatımın en zor dönemiydi. Tedavi süreci bir yıl sürdü. Ama beni asıl yoran hastalıktan çok çevrenin etkileri oldu.” Bu süreçte en büyük destekçisinin yine oğlu olduğunu söyleyen Ülger, yaşadığı duygusal bir anıyı paylaşıyor: “Moralimi hep toparlamaya çalıştım. En büyük destekçim oğlumdu. Hatta o da benimle birlikte saçlarını kazıttı.”

 

Deprem sonrası yeni bir hayat

Hayatındaki bir diğer büyük dönüm noktası ise deprem oldu. Deprem sonrası Malatya’da kalmanın kendisi için zor olduğunu söyleyen Ülger, yeni bir hayat kurma kararı aldı. Daha önce zaman zaman Aydın’a temizlik işleri için geldiğini anlatan Ülger, Selçuk’ta yaptığı bir iş sırasında aldığı teklifin hayatını değiştirdiğini söylüyor. “Aydın’a temizlik işleri için geliyordum. Selçuk’a çağırdılar ev toplama temizleme işi için. Bana ‘Buraya gel, işini güzel yapıyorsun.’ dediler. Ben de Malatya’da artık olmuyor dedim, sürekli darbe yiyordum.” Bu teklifin ardından depremden yaklaşık 4 ay sonra Aydın’a taşınmaya karar verdi.

 

Yeni şehirde yeni bir başlangıç

Aydın’a gelmeden önce doktor arkadaşlarına danıştığını anlatan Ülger, onların desteğiyle bu kararı aldığını söylüyor. Yeni bir şehirde hayat kurmaya çalışan Ülger, aynı zamanda eğitim hayatına da devam ediyor. Üniversite sınavına girerek Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde Tıbbi Sekreterlik Bölümünü kazandı. Bu süreçte bir hocasıyla yaptığı sohbet ise hayatının yönünü yeniden değiştirdi. “Bir hocamla konuşurken lavanta işi yapmak istediğimi söyledim. Daha önce KOSGEB belgem olduğunu ve ütü evi açmak istediğimi ama o dönem olmadığını anlattım. O da burada ütü evi açmamı tavsiye etti.” Bu önerinin ardından İŞKUR’a başvuran Ülger’in projesi onaylandı ve kısa süre içinde işletmesini açtı. “İŞKUR’a yeniden başvurdum, projem onaylandı. Bir ay kadar diğer ürünlerin onaylanmasını bekledik. Sonrasında hemen dükkanımızı açtık.”

 

Yapamazsın diyen çok oldu

Kendi işini kurma sürecinde çevresinden farklı tepkiler aldığını söyleyen Ülger, birçok kişinin başarabileceğine inanmadığını dile getiriyor: “Çok oldu ‘yapamazsın’ diyen, hatta başta ‘çok iyi yaparsın’ deyip sonra ‘insanların gazına gelip yapmasaydın’ diyenler de oldu.” Ancak o, bu sözlerin kendisini durdurmasına izin vermedi. “Ben her zaman başaracağıma inandım. Başardım, yine başaracağım.”

 

Vazgeçmemeyi öğrendim

Bugün geriye dönüp baktığında yaşadığı tüm zorluklara rağmen ayakta kalabildiğini söyleyen Derya Ülger, geçmişteki kendisine söyleyeceği en önemli sözün “vazgeçme” olduğunu belirtiyor. “Ben çok düştüm. Kimsenin aklının hayalinin alamayacağı şeyler yaşadım. Ama her zaman yeniden kalkmasını bildim.” Benzer zorluklar yaşayan kadınlara da umut dolu bir mesaj veriyor: “Umutlarını asla kaybetmesinler. Hiçbir şey için geç değil. İnsan mutlu olmak için elinden geleni yapmalı.” Bugünkü hayatını geçmişteki haliyle karşılaştırdığında ise şu sözleri söylüyor: “Geçmişteki ben bugünkü halimi görse ‘Vay be sen bunları yapacak mıydın?’ derdi. Ama hayat böyle, hatalar yapacağız; önemli olan bu hatalardan ders çıkarmak.” Sözlerini ise şu cümleyle tamamlıyor: “Nefes alıp verdiğimiz sürece her zaman bir umut vardır.”

 

Haber: Yağmur İrem Ulaşlı 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”

  Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

  Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...

TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...

EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?

  Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...

HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI

  Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...

TOPRAĞIN BİLİMİ PEDOLOJİ

  İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...

İNCİR BİR MEYVE Mİ ÇİÇEK Mİ?

  Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN

  Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...

ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE

  Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...

SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN

  Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
İletişim Fakültesi / Gazetecilik Bölümü

Öğrenci Uygulama Haber Sitesi
+90 256 218 20 00