Kıbrıs Barış Harekâtı’na henüz 20 yaşındayken gönüllü olarak katılan Kıbrıs Gazisi Şaban Dil, Mersin’den gemiyle başlayan cephe yolculuğunu, silah arkadaşlarıyla paylaştığı zor günleri ve gazilik sonrası hayatını anlattı. Dil, vatan sevgisinin bedelini ve dayanışmanın gücünü yıllar sonra bile aynı duyguyla hatırlıyor.
Vatan savunması söz konusu olduğunda yaşın, şartların ve korkuların geri planda kaldığı dönemlerden biri olan Kıbrıs Barış Harekâtı, binlerce askerin hayatında silinmez izler bıraktı. O askerlerden biri de henüz 20 yaşındayken “gönüllü” olarak cepheye gitmeyi kabul eden Kıbrıs Gazisi Şaban Dil oldu. Amasya’da başlayan askerlik sürecinin ardından, Mersin’den gemiyle Kıbrıs’a uzanan bu yolculuk; cephede yaşanan zorlukları, silah arkadaşlarıyla kurulan güçlü bağları ve gazi olduktan sonra sivil hayatta verilen mücadeleyi beraberinde getirdi. Şaban Dil, yıllar sonra o günleri anlatırken hem yaşadıklarını hem de vatan için ödenen bedelleri genç kuşaklara aktarıyor.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Kıbrıs Barış Harekâtı’na hangi koşullarda ve kaç yaşında katıldınız?
1978 yılında askerliğe başladım. Piyade olarak görev yaptım. Askerliğimin ilk dönemini Amasya’da tamamladıktan sonra birliğimizle birlikte Kıbrıs’a gitmek isteyip istemediğimiz soruldu. O dönemde 20 yaşındaydım ve hiç tereddüt etmeden gönüllü oldum. Ardından Mersin’e sevk edildik ve Mersin’den gemiyle Kıbrıs’a geçtik. Gençtik ama vatan için üzerimize düşen görevi yapmaya hazırdık.
Kıbrıs’a gittiğinizde sizi en çok etkileyen ilk an neydi? O günü bugün gibi hatırladığınız bir sahne var mı?
Kıbrıs’a gitmeden önce Mersin’den gemiye bindiğimiz an benim için çok etkileyiciydi. Gemide herkes sessizdi, konuşan neredeyse yoktu. Herkes kendi içine dönmüştü. Kıbrıs’a vardığımızda ise insanların yüzlerindeki korku ve tedirginlik dikkatimi çekti. Savaşın izleri sadece çevrede değil, insanların bakışlarında da vardı. O ilk an, savaşın gerçek yüzünü anlamama neden oldu.
Cephede yaşadığınız ve sizi en çok etkileyen, unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
Cephedeyken yaşadığım en unutamadığım anlardan biri, gece eğitimlerinden birinde başıma gelen kazadır. Tepeye doğru ilerlerken üzerimde mühimmat vardı, ortam karanlıktı ve herkes büyük bir dikkatle hareket ediyordu. O sırada ayağım çantama takıldı ve dengemi kaybederek düştüm. Düşerken gözüme bir çubuk battı ve sağ gözümden yaralandım. O an yaşadığım acıyı ve korkuyu kelimelerle anlatmak zor. Ancak bu olayda beni en çok etkileyen şey, silah arkadaşlarımın tavrı oldu. Hiçbiri beni yalnız bırakmadı, hemen yardımıma koştular. Kendi canlarını hiçe sayarak beni güvenli bir yere aldılar ve tedavi sürecim boyunca yanımda oldular. Önce Kıbrıs’ta, ardından Türkiye’de tedavi gördüm. O gün, cephedeki asıl gücün silah değil, arkadaşlık ve dayanışma olduğunu bir kez daha anladım. Silah arkadaşlığının ne demek olduğunu bana en iyi öğreten anı bu oldu.
Savaş ortamında sizi en çok zorlayan unsur neydi? Fiziksel mi yoksa psikolojik etkiler mi daha ağır bastı?
Savaş ortamında en zorlayıcı olan şey sürekli tetikte olmaktı. Fiziksel olarak eğitimler çok ağırdı, uzun yürüyüşler, gece görevleri ve uykusuzluk insanı zorluyordu. Ancak psikolojik olarak da her an bir şey olacakmış hissi vardı. Yine de silah arkadaşlarımızla kurduğumuz dayanışma sayesinde bu zorlukların üstesinden geldik. Benim için fiziksel yorgunluk daha baskındı.
Gazilik unvanını aldıktan sonra hayatınızda neler değişti? Sivil hayata uyum süreciniz nasıl geçti?
Gazilikten sonra sivil hayata dönmek kolay olmadı ama zamanla uyum sağladım. Evlendim, düğün yaptık ve aile hayatına adım attım. Bir süre kendi işimi kurarak bakkal açtım. Hayatın sorumlulukları arttı ama mücadele etmeyi bırakmadım. Dört çocuğumuz oldu, hepsini okuttuk ve evlendirdik. Gazilik, hayatım boyunca taşıdığım bir onur oldu.
Sizce Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı açısından önemi nedir?
Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve özgürlüğü için atılmış zorunlu bir adımdı. Türk askeri oraya halkı korumak için gitti. Biz de bu bilincin bir parçası olarak görev yaptık. Bu harekât sayesinde Kıbrıs Türk halkı kendini daha güvende hissetti. Türkiye’nin bunu unutmaması gerekiyor.
Bugün gazilere ve şehit ailelerine yeterince sahip çıkıldığını düşünüyor musunuz? Devletten ve toplumdan beklentileriniz nelerdir?
Devletin gazilere ve şehit ailelerine sağladığı hakları önemli ve değerli buluyorum. Eğitim yardımları, maaşlar ve sosyal destekler ciddi katkı sağlıyor. Ancak toplumun da bu fedakârlıkları unutmaması gerekiyor. Gazilere sadece özel günlerde değil, her zaman saygı gösterilmeli. Manevi değer, maddi destek kadar önemlidir.
Son olarak okuyuculara mesajınız nedir?
Biz Kıbrıs’a giderken ne olacağını tam olarak bilmiyorduk ama bildiğimiz tek şey vardı: Vatan için gidiyorduk. Canımız pahasına da olsa, oradaki Türk halkını korumak için gönüllü olduk. Bugün gençlerin ve toplumun bunu unutmamasını istiyorum. Bu ülke kolay kazanılmadı, çok bedel ödendi. Gaziler ve şehitler sayesinde bugün özgürce yaşıyoruz. Okuyuculara mesajım şudur: Geçmişinizi unutmayın, vatanınıza sahip çıkın ve bu fedakârlıkları her zaman saygıyla anın. Çünkü bu topraklar, sessiz kahramanların emanetidir.
Haber: Enes Kaan Kanat
DÜNYA ŞAMPİYONU MÜCAHİT KULAK: “DURMAK YOK, RİNGE DEVAM”
Dünya şampiyonluğu, spor dalında en iyi olanın taşıdığı prestij ve ...
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA
Osmanlı İmparatorluğu'nda sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürü, toplumun temel değerlerinden ...
TARİHE TANIKLIK EDEN MÜZE ‘‘ULUCANLAR CEZAEVİ MÜZESİ’’
Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi (Ulucanlar Cezaevi), 1925 ve 2006 yılları ...
EN YÜKSEK SUÇ ORANI NEDEN AYDIN’DA?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her yıl olduğu gibi bu yıl ...
HAYVAN DOSTLARIMIZDA KAN PARAZİTİ HASTALIĞI
Her canlı dönem dönem sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sağlık sorunlarının ...
İnsan ve diğer tüm canlıların hayatına devam edebilmesi için toprak ...
Aydın deyince aklımıza ilk incir, incir deyince de aklımıza ilk ...
KADINLARIN VAZGEÇİLMEZ GİYSİSİ: KIRAS-FİSTAN
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ait birçok yerde yıllardır ...
ESKİ BİR TÜRKMEN ENSTRÜMANIN YENİDEN DOĞUŞU: ERBANE
Eski çağlardan beri ritim ve müziğin vazgeçilmez bir enstrümanı olan ...
SIK RASTLANIP AZ BİLİNEN HASTALIK: KURDEŞEN
Vücudumuzda bir bölge kaşındığı zaman hafife alır, kaşıyıp geçmesini bekleriz. ...